Vurma YaraLarıma 01 May 2008
Dudaktan Kalbe’nin bu şarkısına taktım son 1 haftadır. İnanılmaz seviyorum, sürekli dinliyorum. Öyle hüzünlüyümki zaten son günlerde, sanki içimi okuyor bu şarkı. Çığlıklar atsam rahatlarım belki ama onu bile yapacak gücüm yok. Kolum kanadım kalkmıyor, bazen öyle bir iç çekiyorum ki kalbim duracak zannediyorum. Bak işte! Yine kelimelere dökmeye çalışırken ağlamaya başladım. Gözlerimde de bende de derman kalmadı artık. Çok üzüldüğüm konular var, evet. O kadar yoğunlaşıp düşünüyorum ki bazen oracıkta ölecekmişim gibi daralıyorum. Hepsini yazmak, hepsini söylemek isterdim bağıra bağıra ama yapamam. Diyorumki acaba blogumu hayatımda ki kimse bilmesemiydi, herşeyi ama herşeyi yazabilseydim özgürce. Ya da daha az düşünceli olsaydım bu hayatta, canımı yakan herşeyi ağlayarak anlatabilseydim karşımdakine utanmadan, gurur yapmadan, gizlemeden. Yapmam, huyum kurusun yapamam. Sevdiğim insanlar sıkıntıya girmesin diye kendimi paralarım ben! Bakalım nereye kadar.. Asmalı Konak diye bir dizi vardı hatırlar mısınız? Orda Bahar’ın en yakın arkadaşı, Bahar’ın içler acısı durumunu görünce ağlayarak endişeyle soruyordu ”İnsan aşktan ölür mü?” diye. Sizce ölür mü?
En son sardunyalar da soldular, sen orda ben burda yüreğim yanar.
Bu ayrılık değil ölüm bana!
Ne olur ağlama, kıyamam sana. Bu aşk saklı içimde sen de gitme acılarla, olmaz böyle, ayrılık niye…
Dokunma yaralarıma, içimde çıkmaz yollara.. Yapma! Dudaklarınla kalbime dokunup onu acıtma!..
Vurma yaralarıma…………





