KokoSh'un KüTüphaNeSi | KokoSh - Part 2

KokoSh

BiR KokoSh’un GünLüğü…

 

DüşLer ve GerçekLer 16 Apr 2008

Filed under: KokoSh'un küTüphaNeSi — kokosh @ 08:24

duslervegercekler.jpg Celal Pamukçu’nun Düşler ve Gerçekler isimli romanını okuyorum. Kitabın yarısına geldim ve gerçekten bir masal dinler gibiyim. Uzun zaman olmuş farkettim, böylesine yalın bir dille anlatılan roman okumayalı. Biraz ortaokul yıllarında okuduğum romanların sadeliğini anımsattı bana ama kesinlikle basit değil, söylemek istiyorum.

Düşler ve Gerçekler, geleneksel inançlar ve ahlak değerlerini aslında çok net bir biçimde sorgularken zerafetinden hiçbir şey yitirmeyen bir roman. Bu güzel kitap aynı zamanda 2000 yılının Yunus Nadi Roman Ödülü’ne layık görülmüş, ödüllü romanlarla ilgilenenlere duyurulur..

 
 

KoLera GünLerinde Aşk 10 Mar 2008

3785-kolera-b.gif Kolombiyalı ve Nobel ödüllü ünlü yazar Gabriel Marcia Marquez‘in, ses getiren romanı Kolera Günlerinde Aşk‘tan uyarlanan bu filmi izlemek için sabırsızlanıyorum. Sabırsızlanıyorum diyorum çünkü yaşadığım şehirde filmi vizyona girdirme tenezzülünde bulunulmamış maalesef! Bende kara kara kendi temin etme yollarımın derdine düştüm..

Filmin fragmanını izledim harika gözüküyordu. İnanılmaz hüzünlü bir aşkı anlatan filmi asla kaçırmayın derim. Oscar ödüllerini silip süpüren film No Country For Old Man’in oyuncusu Javier Bardem bu filmde ki Mecnunumuz :)

Benim için çok önemli kısım bir filmde müziğidir. Müziği yeterince etkili olmadıkça hiçbir sahne tüylerimi diken diken yapamaz, beni ağlatamaz. Melodilerin gücünü hafife almamak gerekir.. Bu filmin soundtrack albümü Shakira‘ya ait. Filmin ana parçası ise İspanyolca’da ‘Veda’ anlamına gelen ‘La Despedida’.. Filmin sloganı demek doğru olur mu bilmiyorum, kilit cümlesi ise ‘‘How long would you wait for love?” Bazılarına hiçbirşey ifade etmeyen bu cümle filmin konusunu anlayanlar, kitabı okuyanlar vs. için çok şey anlatacaktır.

La Despedida‘yı dinlemekten bıkmanız mümkün değil. O nedenle tavsiyem hemen bulup dinlemeniz.. Sözlerini yazıyorum, çevirmeyi de isterim size ama gerçekten Türkçe’ye çeviri yaparken romantizmi öldürenlerdenim ben.. Şarkı özetle, sevgilisi yanında olmadıkça hayatın hiçbir şekilde devam etmeyeceğini anlatıyor..

No hay mas vida, no hay
No hay mas vida, no hay
No hay mas lluvia, no hay
No hay mas brisa, no hay
No hay mas risa, no hay
No hay mas llanto, no hay
No hay mas miedo, no hay
No hay mas canto, no hay

Llévame donde estés, llévame
Llévame donde estés, llévame
Cuando alguien se va, él que se queda
Sufre más
Cuando alguien se va, él que se queda
Sufre más

No hay mas cielo , no hay
No hay mas viento, no hay
No hay mas hielo, no hay
No hay mas fuego, no hay
No hay mas vida, no hay
No hay mas vida, no hay
No hay mas rabia, no hay
No hay mas sueño, no hay

Llévame donde estés, llévame
Llévame donde estés, llévame
Cuando alguien se va, él que se queda
Sufre más
Cuando alguien se va, él que se queda
Sufre más…
Sufre más….

 
 

The Other BoLeyn GirL 09 Mar 2008

Filed under: GünLük, KokoSh'un küTüphaNeSi — kokosh @ 19:14

0000000239410_3_1.jpg  Philippa Gregory’nin mutheşem kitabı Boleyn Kızı’nın filmi daha önce de söylediğim gibi Amerika’da vizyona girdi. Kuzenimin verdiği müjdeli habere göre Türkiye’de de mayısta gösterimde olacakmış. Ben şimdiden deliriyorum ve sabırsızlık ötesi bir bekleyiş içerisindeyim.. Bu çıldırmışlığın sebebini ancak bu harika ötesi romanı okuyanlar anlar. Okumayanlar ise neler kaybettiğini anlayarak umarım soluğu bir kitapçıda alırlar!

Filmin fragmanını buraya koymayı denedim ama başaramadım. Dolayısıyla sizlere linkini veriyorum ki girip izleyin ve bana hak verin diye :)

Eric Bana, Munich’te sergilediği harika performansını bu filmde de pek aratmıyor gibi gözüküyor. Yanılıyor muyum siz karar verin..

http://youtube.com/watch?v=axCxSAohKlA

 
 

NonStop Hayat! 23 Feb 2008

Filed under: GünLük, KokoSh'un küTüphaNeSi — kokosh @ 15:58

books.jpg  İnanılmaz ötesi bir ders programım var, görseniz benim adıma toplu ayin düzenler hep beraber ağıt yakarsınız.. Hemen özetliyorum; pazartesileri 9 saat, salı, çarşamba ve perşembeleri 6 saat, cumaları ise (işte benim favorim!!!) 3 saat dersim var. Üniversitede okuyanlar bilir, hemen az önce ki cümlemden kredi hesabı yapar ve 30 kredi alıyor demek diye düşünürler. Ama hayır! Tam 33 kredi alıyorum ama naparsam yapim o son 3 kredilik derse ders programımı uyduramadım. Neyse ki o derste devam zorunluluğum yok ama yalnız çalışmak zor olacak derse girmeden..

Herneyse diyeceğim şudur ki, siz siz olun asla üniversitede kaldığınız dersler konusunda rahat olmayın. ‘Nasıl olsa seneye okul var, alttan alır veririm..’ düşüncesi ile hareket ederseniz son sınıfın son dönemi geldiğinde taşımakta zorlanacağınız bir yükle okulu bitirmeye çabalar durursunuz. İşte bu anlatılan hayat hikayesi benim! :)) Tembel teneke günlerimin cezasını inek damgası yiyerek çekiyorum okulda.. Bir de sanki bu stres yetmezmiş gibi korkunç şekilde ödev ve proje hazırlamam gerekiyor. Bana bol şans dileyin ve içten içe hiç bitmesini istemediğim ama bitmesi gerektiğini bildiğim öğrencilik hayatımın başarıyla sona ermesi için dua edin lütfen.

Bu arada dün başka kitaplar da okuduğum için ara verdiğim Gri Ruhlar‘ı bitirdim. Ağlaya ağlaya bitirdim demek daha doğru olur aslında.. Bir kez daha kitabı şiddetle tavsiye ediyorum. Savaşın insanlar üzerinde yarattığı tahribatın boyutları gerçekten korkutucu düzeyde hissediliyor okurken. Tanrı tüm dünyayı savaştan uzak bir yer haline dönüştürsün ve kara harekatında ki askerlerimizi korusun. Bir tanecik askerimiz bile bir daha asla şehit düşmesin, kimsenin içi yanmasın umarım…

Şimdi ödev yapma zamanım geldi. Sizlere az vakit ayırdığım için bu dönem beni bağışlayın, halimi okudunuz. Elimden geldiği kadar haftasonları telafi etmeye çalışıcam, söz..

 
 

Kitap Cenneti 20 Jan 2008

Filed under: GünLük, KokoSh'un küTüphaNeSi — kokosh @ 15:45

icimegirsigaranisondurme_cz_r_uezub.jpg   Bugün annemle kitap fuarındaydık.. İnanılmaz bir kalabalık vardı. Kalabalık, kitaplar ve bazı yazarlar.. Çok keyifle gezdim kalabalığı sevmememe rağmen ve birkaç kitap aldım. Biraz daha tenha olabilseydi fuar tüm günümü orda geçirebilir ve servetimi harcayabilirdim rahatlıkla ama mümkün olmadı.

Aldığım kitapları yazim hemen sizlere; Nihat Dağlı’dan Çıkar Sokak, Cezmi Ersöz’den Kırk Yılda Bir Gibisin, Henry A. Giroux‘dan Eleştirel Pedagoji ve Neoliberalizm, Agatha Christie‘den Cinayetler Kulübü, Nikos Kazancakis’ten Zorba ve Marc Levy‘den Sizi Tekrar Görmek..

Cezmi Ersöz‘ün resimde gördüğünüz kitabı ”İçime Gir Ama Sigaranı Söndürme” geçen gün D&R’dan alıp sizlere söylemediğim romanlar arasında. Aynı şekilde yine Cezmi Ersöz’ün ”Şizofren Aşka Mektup” adlı kitabı da sizden gizlediğim alışverişlerimden biriydi :)

Fuarda aldığım romanlardan ikisini yazarlarına imzalatma şansına eriştim. Birini Nihat Dağlı ”Buluşmamızın anısına dostlukla” diye imzalarken, Cezmi Ersöz ”Güzelliğin tutuyor acımasızlığın kapılarını.. Hep geniş zamanlı sevgimle..” diyerek imzasını attı. Tabi bu atıfların başında ismimde mevcut ama siz o kısmını Kokosh diye düşünebilirsiniz :))

Yazarların okuyucularıyla buluşmasını çok anlamlı bulan insanlardanım ben. Olay o kişinin imzasının kitabın üzerinde olması değil, beğendiğiniz yazarla kitabını tartışabilmeniz, tebrik edebilmeniz ve sorular yöneltebilmeniz..

Lütfen herkes bol bol kitap okusun. Bugün gerçekten çocukları kitapların önünde harçlıklarını harcarken, ailelerinden kitap isterken gördükçe çok ama çok mutlu oldum. Annem dayanamayıp aferin size diye hepsini mıncıkladı :)) Vizyonu geniş insanlar olabilmek için okumak şart…

 
 

BoLeyn KızLarının Savaşı

Filed under: KokoSh'un küTüphaNeSi — kokosh @ 11:50

978-9944-485-40-1.jpg   Sizlerinde yorumlardan sık sık gördüğünüz arkadaşım Fakeangel’ın bana doğumgünü armağanı işte bu güzel kitap.. Philippa Gregory’den Boleyn Kızı. Kitaba henüz dün gece başladım ve diğer 2 romanımın üzerine tüm ağırlıyla yerleşti :) Ağırlık demişken 800 küsür sayfasıyla korkutucu bir görünüme sahip olsa da çok ilginç bir hikaye ve insanı içine alıyor. Sanırım ben bu sene aynı anda 3 kitap okumaktan kurtulamıcam!

Fakeangel kendine de aldığı bu kitaba başladığı gece nerdeyse 200 sayfa bitirmiş. Ben gecenin 3′ünde başladığımdan o mertebelere erişemedim ama merakımı fazlasıyla uyandırdığı kesin. 1500′lü yıllar inanılmaz farklı.. Romanı sıkıcı bir tarih romanı olarak asla düşünmeyin. Konu bir kralın aşkı için birbirine savaş açan iki kız kardeşin öyküsünü anlatıyor ve aşk, seks, ihtiras ve intikam masalı olarak nitelendiriliyor.

Bu arada D&R’dan sık sık alışveriş yapan birisi olarak söylemeliyim ki hiçbir kitabın altında bu kadar çok sayıda olumlu yorum görmedim. Kendinizde bakmak isterseniz D&R‘a tıklamanız yeterli.

İyi okumalar diliyorum..

 
 

EtkiLeyici Bir Roman ArayanLara.. 14 Jan 2008

Filed under: KokoSh'un küTüphaNeSi — kokosh @ 22:56

grib.jpg   Resimde gördüğünüz Gri Ruhlar isimli romanı okuyorum Philippe Claudel’den. Öykü 1910′lu yıllarda Kuzey Fransa’da küçük bir kasabada geçiyor. Henüz bitirmedim romanı ama sanırım aldığı övgüleri hakediyor bu roman çünkü elimden bırakmak istemiyorum ama malumunuz bırakmak zorundayım.. (Finaller, finaller, finaller..)

Sizin için Doğan Kitap‘tan konuyu çaldım :)

Yıl 1917…
Kuzey Fransa’nın küçük bir kasabası…
Kasabanın uzağındaki siperlerde savaş hâlâ devam etmekte, mermi ve top sesleri gökyüzünde yankılanmaktadır… Ve korkunç bir cinayet işlenir…
Dondurucu kuzey rüzgârlarının estiği bir sabah, hancının 10 yaşındaki güzel kızı öldürülmüş olarak bulunur. Tüm şüpheler kasabanın yakınlarında yakalanan iki asker kaçağı üzerinde toplanır. Kasaba halkının hıncı büyüktür. Hızlı ve acımasız bir yargılama gerçekleşir.

Ve yirmi yıl sonra…
Kasabanın polis memuru olayı tekrar araştırmaya ve kayıp parçaları bir araya getirmeye başlar. Adaletin yerini bulmadığına ve delillerin yetersiz olduğuna inanmaktadır. Araştırma derinleştikçe, küçük kızın öldürülmesinin o hafta işlenen tek cinayet olmadığı ortaya çıkar…

“Bireysel ve toplumsal suçun şaşırtıcı boyutlarını gözler önüne seren
tam bir başyapıt!”
Daily Mail

“En küçük ayrıntıların, en önemsiz gözüken karakterlerin bile keskin bir etki bıraktığı, mücevher gibi bir roman… Ancak bu lanetli bir mücevher; öyle ki savaşın insanlarda yarattığı tahribat ve toplu ruh hali yüzümüze tokat gibi iniyor…”
The Independent

 
 

İçim HaLa Acıyor! 23 Nov 2007

Filed under: GünLük, KokoSh'un küTüphaNeSi — kokosh @ 23:24

0000000052879_3_1.jpg    Bu gördüğünüz kitabı en az 2-3 kez okumuşumdur. Aslında buna kitap demek çok yanlış olur çünkü bu bir günlük. Gerçek bir insanın gerçek günlüğü.. Birebir. Amansız bir hastalığa tutulmuş dünyalar tatlısı bir genç kızın günlüğünü onun yaşamının ardından annesi ve babası kitap haline getirmiş. Çok gerçek, çok içtendi.

Gerçekten kitap karşıma çıktığında burnumun direği sızlıyor. Hiç öyle acınacak halde bir kız beklemeyin. Dramatik sahnelerde öyle. O aynı bizim gibi bıcır bıcır kimi zaman neşeli kimi zaman sinirli bir genç kızdı. Burnumun direğini sızlatan neden sorusu..

Diyebileceğim tek şey, sevdiklerinizin ve hayatınızın kıymetini bil. Şu an sizin için önem taşımayan sevgilerin çok büyük anlamları var inanın. Değer verdiğiniz insanlara onlara verdiğiniz değeri mutlaka hissettirin.. Kaybetmeden değerini anlayanlar için hayat çok daha anlamlı!!!…

 
 

İşTe SePetimin BiraZı :) 22 Nov 2007

Filed under: KokoSh'un küTüphaNeSi — kokosh @ 23:32

1205550749_e4f52931b7_m.jpg    Size söz vermiştim, sözümü tutuyorum. Kısmen tutuyorum demek daha doğru olur çünkü size tüm alışverişimi yazamıcam maalesef.. Ama yine de ilginizi çekecek kitaplardan birkaç örnek verebilirim sepetimden :))

Büyükada’nın Solmayan Fotoğrafları, Şizofren Aşka Mektup, Türk Diplomatın Kızı, Benim Kasam Bacak Aram, Ben Büyüyünce Doktor Olmıycam, Sevdalinka, Mefisto Kulübü, Kişilik Bozuklukları, Anne Karnında…

Kitapların yazarlarını yazmadım ama zaten isimlerini araştırdığınız an karşınıza çıkacaklar, yormayın beni yani :)

Hepsine ama hepsine gözatmanızı tavsiye ederim. Yazdıklarımı alışverişimde farklı uç noktaları içeren kitapları ele alarak seçtim. İçlerinden okuduklarınız varsa yorumlarınızı bekliyorum tabi ki! Herşeyi kendinize saklamayın! ;)

 


MusicPlaylist