Yıkılmadım ayaktayım! 06 Jun 2010
Biliyorum suçluyum. Az konuştum, çok şarkı söyledim size 1 aydır. Bazen şarkılar hisleri yazılardan daha iyi anlatır diye bir bahaneye sığınmak istesem de dürüst olacağım. Yazmak içimden gelmedi değil, geldiği anlarda ise bir iş telefonu, heyecanla beklenen bir dizi, yıkanacak çamaşırlar, yerleştirilecek bulaşıklar, yapılacak yemekler gibi sudan sebepler engel oldu bana.. Sonuç; gerçekten özlemişim blogumu.
O kadar yoğun bir ay geçirdim ki ben de sersemledim. Hatta yerinden kalkmaya üşenen bir varlık olduğumu sanırken enerjime ve hallettiğim işlerin sayısına hayranlıkla baktım. Kimi zaman mecbur kaldığım oflayarak yaptığım kimi zaman kendi isteğimle koşturduğum anlarla doluydum. Deli gibi yoruldum aslında ama yıkılmadım, çok şükür ayaktayım! Bu süreçte şunu anladım, biz kadınlar dünyayı çekip çevireniz! Biz olmasak dünyanın halini görmek dahi istemezdim.
Geçen hafta bebeklik arkadaşımla spora yazıldık. ama ne yazılma! Hocalar bizi resmen kovuyor artık, çıldırmış gibi spor yapmak böyle birşey. Hem söyleniyoruz, hem durmuyoruz! Bugün taa ki bana cihaz ”Dikkat! Nabız hızı çok yüksek!” diye bağırana dek pedal çevirdim. Sonra dedim ne yapıyoruz ya biz :) Anladık biraz şişmanız, azcık (!) yağlıyız, pek bir az kaslıyız ama ölmeyi de haketmiyoruz! Neyse şaka bir yana ilk 3 gün eziyet gibi olsa da şu anda zevk bile alıyorum diyebilirim. Hem de iş çıkışları gidiyorum düşünün! Sabah 7 akşam 8 kalkış+iş+trafik koşturması, 8 de spordayım. eve geliyorum 10 küsür.. Yakında baklava şeklinde karın kasları yaparsam şaşırmayın :Pp
Malum yaz geldi, benim gibi hassas tenliyseniz özellikle güneş koruyucularını alma zamanınız gelmiştir. Biliyorum, kışın bile sürmeliyiz yüzümüze ama o kadar uyamıyorum doktorların kurallarına ben.. Dolayısıyla yaz gelir, KokoSh koruyucu alışverişine çıkar. Bu seferki seçimim Estee Lauder Bronze Goddess serisi oldu. Kendisi kampanyadaydı da, biraz hile yaptı yani :P Vücut sütü, yüz kremi ve after sun 3′lü pakette 115 lira civarı birşeydi. Her biri normalde 65 lira olduğundan hiç düşünmeden aldım. Zaten Estee’nin güneş ürünlerinin süper olduğunu geçmiş tecrübelerimden biliyorum, içim rahat!
Az önce 2 bölüm üst üste Grey’s Anatomy izledim. Şunu net bir şekilde söylemeliyim ki kalbi olanlar, hamileler vs kesinliklee ama kesinlikle 6.sezon 23.bölümü seyretmesin. Resmen nefes almayı unuttum. Bir ara titriyordum heyecandan ki ben kolay ağlar fakat çok zor tir tir titrerim! Korku filmi gibiydi ama can evinizden vuranlardan..
Bu ara annemleri acayip özledim! Bir an evvel gitmek istiyorum yanlarına. Resmen aile kavramını unuttum. Böyle tuhaf bir yalnızlık şehri İstanbul benim gözümde. Ailenizle yaşamıyorsanız, evli barklı çocuklu değilseniz çok yalnızsınız bu şehirde! İstediğiniz kadar en yakın arkadaşınız, sevgiliniz 5 dk mesafede otursun, tuhaf bir yalnızlık duygusu bastırıyor burda.. Ya da ben herkese böyle olduğunu varsayıyorum kendimden yola çıkıp.
Pazar akşamlarından nefret ederim ama yıllardır! Korkunç bir ağırlık basıyor üzerime akşam olunca. Neyse, bu konuyu boşverim de sizi de daraltmayım pazar sendromumla.. İşte güzel bir haber! Pucca var ya blogunu kimi zaman üzülerek, kimi zaman kahkahalarla okuduğum çatlak, işte onun kitabı çıktı! Görünce yaşasın dedim! İşte bir solukta bitireceğim garantili bir kitap! Ben bugün sevgilimi sürüterek D&R’a soktum ama kasada çok sıra vardı diye aldırtmadı. Tabi bunun karşılığı olarak söz verdi haftaiçi kendi alacak bana :)) Size de D&R linkini koydum 5 lira daha ucuza getirirsiniz burdan alıp artık :P


Paulo Coelho’nun bu kitabına uzun zaman önce kafayı takmıştım ben ama nedendir bilinmez (raflarda önüme fırlamadığından olabilir) hep ertelenmişti okunmaya başlanacağı gün. Geçenlerde yine iş sebebiyle olsa gerek uçağa bindiğimde koridorda birbirini itekleyip yerine bir diğerinden önce geçince uçağın hemen kalacağını zanneden kalın kafalı insanlar arasında tıkış tıkış ilerlerken bir yolcunun elinde gördüm kitabı ve çok kıskandım. Hemen almalıydım! Nitekim kıskançlık kuvvetli bir dürtüdür ve sapıtma seviyesine gelmezseniz sizi amaçlarınıza ulaştırmada yardımcıdır. Özetle aldım da diyebilirim.
İspanya’ya gitmeden evvel şöyle yükte hafif ama bir an önce silip süpüreceğim kadar merak uyandıran kitaplar arayışı içindeydim. Daha önce adını bile duymadığım bir yazar olan Ilgın Olut’un Yüzleri Arayan Adam adlı romanı ilgimi çekti ve aldım. Sonra neden kitabın adından daha ön planda bu Neva’nın Yazarı ibaresi diye düşündüm ve araştırdım. Meğer bu Neva pek bir meşhurmuş da bilmemek benim ayıbımmış bir kitap kurdu olarak..

Sevgilim aradı biraz önce çok sıra varmış, birkaç saniye konuştuktan sonra ‘bu numaranın bir üstünü bir dene bakalım o kulübe çalışırsa ordan konuşalım’ dedi, denedim bir kadın açtı ve askeriye olmadığını söyledi, demek yanlış biliyordu numarayı ve konuşamayacaktık.. Çok üzüldüm hatta ağladım salak gibi. Neyse kadıncağız aynen şöyle dedi: ”Önemli değil kızım biz alışkınız yıllardır, hayırlı teskereler olsun yavrum hihihihi” ve kapadı. Yurdum insanını seviyorum ben ya!
