YoL 07 Oct 2008
İstanbul’da ulaşımın her aşaması bir kabus, işte bir mini felaketler rehberi!
ARABA
Benzin parası yetmezmiş gibi park ettiğiniz her tür mekana para ödersiniz. Saatleri minimum 5 Ytl’den başlar ve korkunç rakamlara ulaşabilir. Sadece bu olsa iyi! Trafik korkunçtur ve mutlaka en az 3 kaza tehlikesi atlatırsınız ve ağzınız, terbiyeniz oldukça bozulabilir.
YÜRÜMEK
Yürümek diğer ulaşım araçları arasında kullanılan yardımcı bir tekniktir çünkü burda bir yerden bir yere sadece yürüyerek ulaşabiliyorsanız zaten melekler tarafından kutsanmışsınızdır! Yürümek bu şehirde pek mümkün değildir hem. Zira kaldırım kavramı yoktur. Kaldırımlarda 15 katınız büyüklükte ağaçlar bitmiş ya da arabalar, çöp tenekeleri yerleştirilmiştir. Es kaza bunların olmadığı bir kaldırım bulursanız mutlaka üzerinde popolarını sallayarak saatte 0,25 km hızla ve yanyana yürüyen insan silsilesi kaplamıştır heryeri ve aşacak anı kollarken muhtemelen fırlamış bir taşa takılır düşersiniz. Kapkaç riski ile yaşarsınız. Çantanızı bana olduğu üzere boydan boya çakıyla keserler size hissettirmeden. Bir de o çantaya servet ödediyseniz depresyona girersiniz. Ayrıca birazcık güzel bir bayansanız tüm arabalar yavaşlayacak ve yürüyen her türlü erkek mahlukat size çapkınca bakışlar ya da sözler ile eşlik edecektir. (Taciz de diyebiliriz..)
TAKSİ
Yağmur yağdığı an boş taksi bulamazsınız. Sayıları az da olsa bazıları terbiyesiz veya sahtekardır. Yolu bilmediğinizi anlarsa şayet sizi bir güzel gezdirir, ruhunuz duymaz. Farz edin ki herşey muhteşem her gün taksiler boş, herkes dürüst, önünüzde amade falan filan. Birgün bir bakarsınız ki pembe günler sona ermiş çünkü cüzdanınızda yer alan tek dolu kısım bozuk para kısmıdır artık!!!
OTOBÜS
İşte insanlığın bittiği nokta! Kamyona yüklenen çuvallar gibi davranılır size. Bir arabaya kaç fil sığar geyiği misali denemelerde kobay olarak kullanırsınız ve bugün başıma geldiği üzere merdivenlerde 3 kişinin üzerinde yaptığınız yolculukta kapıya sıkışırsınız. Vücudunuzun bir tarafı çürükler içinde kalır ve ağrı kesicileri tüketir fakat korkunç ağrıyı geçiremezsiniz. Olmazsa olmazı ise otobüslerin, mutlaka hergün içinde çıkan bir kavgadır. Ya kulak zarınız patlar bağıran deli insanlar sebebiyle ya da birinin tokadı size denk gelebilir. Her halükarda otobüste iseniz tehlikedesinizdir.
E be Kokosh hiç mi olumlu yolu yok bu işin demeyin! Var tabi ama çok şanslıysanız. Eviniz bir iskelenin önünde ise ve gideceğiniz yerde aynı şekildeyse vapura binersiniz. Güzel bir manzara eşliğinde çoğunlukla oturarak sevindirik bir yolculuk yapabilirsiniz. Ha bir de sevgiliniz araba sürerken koltuğa yayılmanın keyfi de bir başka oluyor, söylemeden geçmeyim bari.







