GünLük | KokoSh

KokoSh

BiR KokoSh’un GünLüğü…

 

HaPpY FeeT 23 Jun 2008

Filed under: GünLük, GüzeLLik SeanSı — kokosh @ 16:49

Böyle sırıtan mutlu ayaklara sahip olmak çok kolay. Tamam itiraf ediyorum, biraz üşenebilirsiniz ama değer. Öncelikle söylüyorum ayaklarınıza çok iyi bakın çünkü bunu hakediyorlar. Tüm gün vücudunuzun ağırlığını taşıyanın ayaklarınız olduğunu aklınızdan asla çıkarmayın. Mutlu ve ferah ayaklar sizin de kendinizi enerjik hissetmenize sebep olur.

Bayanlar için söylüyorum düzenli olarak pediküre gitmekte fayda var tabi bu işin tırnak kısmı ile ilgili daha çok. Evde yapacağınız asıl ayak bakımına gelince.. Haftada bir kez ayaklarınızı ılık suda bekleterek yumuşattıktan sonra taşlayın. Bu ılık suyun içine ayaklar için özel olan suya atmalık pastil ya da minik taşlardan atabilirsiniz. Taşlama sonrasında ise nemli ayaklarınıza güzel bir peeling ile masaj yapın ve ayaklarınızı soğuk suyla yıkayın. Hepsi bu! Tırnak kısmını zaten pedikürcüleriniz bilir. Siz de evde mavala kütikül kremi gibi ürünlerle tırnak çevrelerine masaj yaparak tırnak etlerinizin güzelliğini daha uzun süre koruyabilirsiniz. Tırnaklarınızda asla eskimiş oje bırakmayın, sık sık geceleri ojelerinizi temizleyin ve tırnaklarınızın hava almasını sağlayın. Uzun tırnak gibi bir saçmalığa ise asla girişmeyin, böyle bir çirkinliğe merakınız varsa da benimle tanışmayın mümkünse :))

Şimdi vazgeçemediğim ayak ürünlerimi size sıralamak istiyorum. Hani siz hep ‘ürün ne önerirsin’ dersiniz ya işte sormadan söyleyim..

Suya atmak için The Body Shop’un naneli taşları,

Taşlamak için The Body Shop’un ahşap saplı olan ve bir tarafı ince diğer tarafı kalın pütürüklü ponzası,

Ölü derilerden kurtulmak için Yves Rocher’in lavantalı ayak peelingi,

Yoğun ayak kremi olarak The Body Shop’un naneli rescue kremi,

Günlük olarak L’occitane’nin lavantalı ayak kremi.

Bunlar benim favorilerim tabi, siz de deneme yanılma yolu ile kendinizi en iyi hissettiren ürünleri keşfedebilirsiniz.

NOT: Ben değil ama son 1 yıldır ayaklarım menapoza girdiği için korkunç bir şekilde sıcak basıyor tabanlarıma. Terleme yok, acı yok, sızı yok, sadece korkunç bir sıcak basması. Sabaha karşı görmeyen gözlerimle yataktan fırlayıp kendimi küvetin içine sokup soğuk su ayaklarıma akarken ayakta uyuyakalıp düşmeme neden olacak kadar vahim düzeyde hem de.. Bu anlarımın bazılarında buzdolabında sakladığım The Body Shop’un naneli ayak spreyi çok işimi görüyor. Tavsiye edilir..


 
 

Can Acısına Birebir 12 Jun 2008

Filed under: GünLük, GüzeLLik SeanSı — kokosh @ 18:32

Yanda gördüğünüz tüp ne biliyor musunuz? Mucize bir ürün. Geçen yaz başında Strawberrynet.com’dan aldığım (Sitemde sağ üst köşeden de tıklayıp alabilirsiniz, bana para kazandırabilirsiniz.) bu güneş sonrası jel gerçekten acılarıma çare oldu. Beyaz tenli biri olduğum için zaten her güneşlenme maceram bir işkence ile son buluyor. Korunma falan biz beyaz tenlilere nafile yine kıpkırmızı oluyoruz. En güzeli gölgede oturmak aslında ama neyse bu konuya ayrıca değinicem. Şimdi olaya güneş sonrasından giriyorum.

Güneşlendikten sonra özellikle vahim bir şekilde acı çekiyorsanız öyle sıradan nemlendiriciler hiç bir işe yaramaz. Bu konuda güneş sonrası için satılan yoğun sütlerden ya da jellerden faydalanabilirsiniz. Mesela resimdeki Lancome Soleil Icy Tubes After Sun for Face&Body çok pratik bir ürün. İçindeki jel kendinden soğuk, eğer jeli buzdolabına koyarsanız etkisini çok daha fazla hissettiriyor. Ben buzdolabında saklıyorum ve havuz&denizden sonra hemen tüm vücuduma ve yüzüme uyguluyorum. O kadar rahatlatıyorki anlatamam. Ayrıca bronzluğun kalıcılığını ve cildin soyulmamasını sağlıyor. Yaz başında mutlaka bir adet edinin, cildiniz size teşekkür edecek inanın..

Not: Netten almak istemeyenler için söylemeliyim, Türkiye’de varsa eğer fiyatı 45-60 Ytl arasındadır. Aşırı aktif bir tatiliniz yoksa bir yaz için 1 tüp yeterli olur..

 
 

Ey Sperm SahipLeri! 10 Jun 2008

Filed under: Anatomi-ER&OR :), GünLük — kokosh @ 23:52

Az önce nette gazete okuyordum ve bir adamın (ayının desem ayıya hakaret) ultrasonda bebeğin cinsiyetinin kız olduğunu öğrendikten hemen sonra 5 aylık hamile karısını tekme tokat dövdüğü haberini gördüm. İnanamadım demeyeceğim, cahil insan çok. Ama okumuş erkek milletinin hala erkek çocuk isterim diye boş boş konuşmasından nefret ediyorum.

Madem erkek çocuk istiyorsunuz erkek milleti, bu maddeleri iyi okuyun!

1) Erkek kız diye ayrım yapacağınıza sağlıklı evlat için dua edin. Binlerce hasta doğan bebeği düşünüp ukalalık etmeyin, aşkınızın meyvesine sahip çıkın!

2) Kadının cinsiyet belirlemede hiçbir etkisi yoktur! Bunu bilin! Kadın zaten sadece X yumurta hücrelerine sahiptir. Yani dişi. Erkekte ise hem X hem Y mevcuttur. (dişi-erkek) Döllenme esnasında erkek hangisini takdim ederse kadın bunu doğurur. Erkek X verirse XX kız, Y verirse XY erkek çocuk olacaktır. Yani kalın kafanıza sokun sperm sahipleri, kız evlatlar da sizin eseriniz!

3) Hayatta kimi ne için suçladığınıza ve ne dilediğinize çok dikkat edin. Benden söylemesi..

 
 

HeR eVe LazIm 08 Jun 2008

Filed under: GünLük, KokoSh'un SanDıĞı — kokosh @ 16:11

Madem hepiniz evleniyorsunuz iyi okuyun bu yazıyı. Nerden mi çıkardım? Ay tabiki searchlerden! Maşallah ya Pronovias’tan geliyorsunuz ya gelinliklerden.. Herneyse ben hep derim ki kendime hep, evlenirken mutlaka mutfağıma bir kara tahta alıcam böylece hane halkı birbirine not bırakıp durabilir, aniden aklıma gelen şeyleri kağıt kalem aramadan not alabilirim falan filan..

Indesit beni düşünmüş resmen, tabi başkalarının da işine yaramış bu yaratıcılıkları.. Graffiti buzdolapları tam benlik.. Sizlik de olabilir :) Nasıl olsa bir buzdolabı alacaksınız iç özellikleri de kafanıza uygun ise bunu kaçırmayın.. Üzerine istediğiniz gibi yazıp çiziyorsunuz, sonra siliyorsunuz. Özellikle çocuklar buna bayılacak. Yaptıkları güzel resimlerle sizler de gurur duyacaksınız :) Ya da sabahları eşinize romantik notlar bırakabilirsiniz.. :))

Icık cıcık ayrıntı yazmıyorum hepsi Indesit’te mevcut.. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun ;)

 
 

Kızım Artık EvLi

Filed under: GünLük, VazGeçiLmeZ ŞarkıLaRım — kokosh @ 15:01

Dün kafama koyduğumu daha doğrusu annemin zorla kafama soktuğunu yapmak için hazırlandım. Önce Yumoş’un kafesini ciciler harikasına çevirdim temizleyerek. Sonra onu bol bol öptüm, sonra da hayat arkadaşını bulmaya petshopa gittim Yumoş’u arabaya atıp. Çok uzun sürmedi. Meğer kızım yoldan çıkmış haberim yokmuş, adamı kovalayıp durdu tanışır tanışmaz :) Kocasını da alıp eve geldim birbirlerine kaynaşacaklarına emin olduktan sonra. Hiç düşünmedim adını koyarken önceki gece ilk aklıma gelen isimde kararlıydım. Sakıp! :) Neden Sakıp diye sormayın, inanın bilmiyorum ama müzip bir gülümseme uyandırıyor bende bu isim. Sakıp ile Yumoş bir gecede oldukça yol katettiler. Dün gece muhabbetleri, bugün ise öpüşmeleri başladı. Yakında bebek yapma yoluna gidecekler belli oldu..

Daha ben evlenmeden kızımı evlendirdim. Ama tam bir kayınvalide gibi damadımı resmen ben seçtim. Kızımın olurunu da aldım ama tabi. Evet çeyizini de yaptım tabi.. Bir adet bit spreyi, kivili ballı krakerler ve bu haftaiçi alacağım bebek yapma yuvası. :) Yeni bir ev almadım, damat iç güveysi olsun napim..

Yeni iPodum nasıl ama? Renk tasarımı bana ait. Şarkılar ise izlerken hiç bitmesin istediğim Grey’s Anatomy’nin 4.sezon finalindeki favori şarkılarım.. Sizin de yazılarımı okurken hoşunuza gideceğini düşünüyorum.. (Bryn Christopher-The Quest, Ida Maria-Keep Me Warm, Jon Foreman-The Cure For Pain)

Şimdi hepsini yeni indirdiğim için gerçek iPoduma aktarmalıyım. Kendi iPod’umu da kalemlerle böyle kalpli birşeye mi çevirsem acaba?! :Pp

Not: Sakıp koyu yeşil ve civciv sarılı kafalı, Yumoş bildiğiniz üzere açık mavi ve beyaz kafalı. Bebekler ne renk olur dersiniz? Ay anneanne oluyorum, zaten mezun oldum sayılır.. Yaşlılık kompleksine girmek üzereyim. İmdat!

 
 

Bir Küçük MoLa 28 May 2008

Filed under: GünLük, KokoSh'un küTüphaNeSi — kokosh @ 00:05

Hep kendimi kasıyordum.. ‘Roman okuyamazsın anlasana! Okuman gereken tek şey ders kitabı seni küçük tembel cadaloz!’ diyerek (evet biraz acımasızım kendime karşı) kızıp duruyordum kendime. Ama bugün kötü geçen bir sınav sonrası eve bitkin vaziyette geldiğimde içimdeki korkunç sesi bir kenara ittim ve son 50 sayfası kalmış olan romanımı mutlulukla bitirdim hem de gerine gerine yattığım yerde, üstüne utanmadan 2 saat uykumu da uyumuşum mis gibi..

Anladım, insanoğlunun bazen sorumluluk seslerini susturmaya ihtiyacı varmış.. Bazen kütüphaneye bitmiş bir romanı yerleştirmek bile inanılmaz bir keyif verebiliyormuş insana.. Herkese tavsiye, günde mutlaka en azından 30 dakikanızı çok sevdiğiniz birşeyleri yapmaya ayırın. Canlanacaksınız!

Ee bu yazının sonuna bir kitap tavsiye etmeden duramam ben.. Yazarların İstanbul’u.. 12 yazarın kaleminden tek bir İstanbul, yoksa farklı İstanbullar mı demeliydim.. :)

 
 

Makyaj GüzeLLeri 25 May 2008

Filed under: GünLük, GüzeLLik SeanSı — kokosh @ 15:58

Evet KokoSh severler, işte size makyaj mucizesinin kanıtı! Birçok erkeğin rüyasını süsleyen Eva Langoria’yı ben çok beğenmiyorum. Açıkçası benim için bir kadının güzelliği vücudundan önce yüz güzelliği olduğu için yüzü güzel olmayan kadınlar isterse hoş vücutlu olsun beğenmem. Eva’nın yüzü ise benim pek tarzım değil. Daha önce de söylediğim gibi ben biraz Aslı Tandoğan tarzı saf ve çocuksu yüzleri daha çekici buluyorum. Vücuduna ise diyecek sözüm yok kısacık boyuna rağmen gayet hoş. Neyse gelelim konumuza! Konumuz makyaj güzelleri! Size sayısız örneğin olduğu bir adres veriyorum aşağıda. Bu 2 resmi örnek olarak koydum ve Eva’yı seçmemin nedeni Tony Parker ile yaptığı evlilik ve Desperate Housewives dizisindeki oyunculuğu sebebiyle bu aralar çok gündemde olması.

”Ay bu kadınlar ne kadar güzel, ben neden böyle değilim?!” deyip kendinizi paralamanızdan ötürü üzüldüğüm için ünlülerin iç yüzünü sizlerle paylaşmak istedim. Özellikle yüzünü çok beğendiğim Cameron Diaz ve Kate Moss’un hali içler acısı. (gerçek yüzlerini gördüm ya bir daha düşünücem..) Onlarla uyanan erkeklere acıyorum :)

Demi, Lindsay, Julia, Jessicalar’ın (Alba ve Simpson) ve daha birçoklarının iç yüzünü görmek isterseniz buyrun! Makyaj nelere kadirmiş demeniz için tıklamanız yeterli..

Hürriyet Gazetesi-Sokakta Görsek Tanımayız!

 
 

SeLüLitine Eyvah DiyenLere

Filed under: GünLük, GüzeLLik SeanSı — kokosh @ 02:44

Ey ahali, selülitlerinizden şikayet edip duruyorsunuz, işte size moral olsun! (niye moral oluyorsa zavallı kızın hali bize, o da ayrı bir tartışma konusu..) Güzeller güzeli Mischa Barton da selülitliler kervanında! Ay cidden o ne selülittir yani, bende olsa böyle kesin bunalıma girerim. Sizde de durum bu fotoğraftaki kadar vahimse hemen spor, bol su ve önerilerime başlayın.

Neyse umarım Mischa bu görüntü kirliliğini temizler, sizler de bu kadar kötü hale gelmeden önlem alırsınız. Ama unutmayalım selülit bir cilt rahatsızlığıdır ve maalesef inanılmaz sık görülüyor kadınlarda. Yani kendinizi mahvetmenize gerek yok. Herkes aynı dertten müzdarip..

Not: Çekinmeyin fotoğrafın üzerine tıklayın kocaman kocaman seyredin durumun vahimliğini böylece ibret olur belki size de. Bana oldu şahsen..

 
 

Sevginiz Nerde Övündüğünüz?

Filed under: GünLük, VazGeçiLmeZ ŞarkıLaRım — kokosh @ 00:58

Eurovision’a bu sene katıldığımız şarkıyı bugüne kadar en çok sevdiğim eurovision şarkımız ilan ediyorum. Ben zaten bir Mor ve Ötesi sever kişiliğim. Eee siz de normalde sevmesenizde bu sene sevmek zorundasınız artık ”Deli” yüzünden.. :))

Bu muhteşem şarkıyı buradan da indirebilirsiniz. Benim gibi bağıra bağıra söylemek şartıyla tabi!!!

Aranıyor sahibi ruhumun
Tam yerine mi düştüm
Direniyor faili tutkunun
Kızmış ve küçülmüş

Aranıyor sahibi ruhumun
Tam yerine mi düştüm
Direniyor direniyor direniyor

Beni büyütün, ağlatmayın
Sevginiz nerde övündüğünüz
Beni büyütün, ağlatmayın
Sahte düşlerle oyalamayın

Bir akıllı bir yarım deli
Dört yanım akıllı bir yanım deli
Herkes akıllı bir ben deli
Bir ben deli bir ben deli

Beni büyütün, ağlatmayın
Sevginiz nerde övündüğünüz
Beni büyütün, ağlatmayın
Sahte düşlerle oyalamayın

 


MusicPlaylist