Anatomi-ER&OR :) | KokoSh

KokoSh

BiR KokoSh’un GünLüğü…

 

Bahane 19 Aug 2008

Filed under: Anatomi-ER&OR :), Dear Diary! — kokosh @ 17:04

Yarın geleceğini sandığım yardımcımızın 1 hafta daha tatilde olduğunu duymanın verdiği üzüntüyle kendimi temizliğe adadım. Kanepeyi bile söküp yıkadım hızımı alamayıp.. Şimdi ise tüm pis halime aldırmadan bir yorgunluk kahvesi içiyorum banyoya girip arınmadan evvel..

Kahve içerken dün başladığım ve henüz puan vermediğim ilacımın prospektüsünü okuyorum. Ve yan etkiler bölümünde ne göreyim? Daha doğrusu ne görmedim ki! ‘Çok ani uykuya dalma ve görsel halüsinasyonlar’ en sık rastlanan yan etkilermiş. ”Wawww uykusuzluk sorunum bitti!” Ve ”Aman Tanrı’m olmayan varlıklar mı göreceğim?!” gibi aptalca tepkileri verirken cümlenin devamını okudum. -Bu olayların bazıları motorlu taşıtların kullanımı esnasında meydana gelmiş ve bazen kazalar ile sonuçlanmıştır.- ”Ee yok artık!!!”’

Daha da komiği ‘patolojik kumar oynama’nın ilacın etkisinden kaynaklandığı kanıtlanmış. İşte bu süper! Artık dilediğim kadar borç batağına girebilir, kredi kartlarımı sorumsuzca kullanabilir ve bol bol karşılıksız çek yazabilirim!!! Mahkemede de kanımda dolaşan ilaç sayesinde paçayı kurtarabilirim :Pp

Ben gidiyorum!

Bol bol kumar oynamaya!

Tabi oyunun ortasında uykuya dalmaz ve olmayan kartlar görmez isem..

 
 

Huzursuz Bacak Sendromu 18 Aug 2008

Filed under: Anatomi-ER&OR :), Dear Diary! — kokosh @ 23:41

Daha önceki bir yazımda sizlere yaklaşık 1 yıldır ‘menapozda’ olan ayaklarımdan bahsetmiştim. Maalesef o yazıdan bu yana herşey daha da kötüye gitti ve artık ayak yanmalarım dayanılmaz hale geldi. Uykuya dalana kadar çıtlatıp sağa sola fırlattığım bacaklarım bir yana, uykumun ortasında havada durmalarından yorulup olsa gerek aniden yatağa yüksekten bıraktığım bacaklarla uyanmak kabusa döndü. Her seferinde kendi bacağımın havadaki gölgesini hırsız sanan ahmak ben, şayet eğer manyak bacaklarım yatağa düşerken uyanıyorsam yatağın sarsıntısını deprem sanıyorum. Ama en kötüsü o uyuşma ve korkunç yanma hissi.. Üstelik asla bir damla bile terleme yokken..

Herneyse biraz araştırmadan sonra en çok görülen ayak yanması sebebinin kansızlık veya B vitamini eksikliği olduğunu öğrendim. Ben zaten 7 yıldan beri düzenli Kolşisin kullandığım için FMF sebebiyle B vitamini konusunda direk şüphelere kapıldım. (Kolşisin B vitamini eksikliğine sebep olabiliyor) Soluğu annemle dahiliyecide aldık ve herşey normal çıktı. Bunun üzerine nörologa sevk edildim. Nörolog yaptığı fizik muayeneden memnun kalmamış olmalı, beni bir başka nörologa gönderdi EMG denen bir testi yapması için. Böyle elektrik falan veriliyordu bana abuk subuk sıçrıyordum sudan çıkmış balık gibi, sevgilimde korkmayım diye beni doktorun arkasından güldürüp duruyordu. Neyse sonra onu normal bulan yeni nörologum yetinmedi kalbime de elektrik vermeye karar verdi. Fişlerden bile tırsan ben şu an hiçbir elektrikten korkmaz oldum :)) Sonuç olarak sinir sisteminden de tam puan aldığımı öğrendiğim an hastanenin içinde zırlamaya başladım! Evet evet çocuk gibi ağladım üstelik şu aptal cümleleri sarfederek.. ”Yeter artık neyse bulsunlar ilacımı versinler banaaaaa ühühühühü neden hiçbir şey çıkmıyor, ben deli değilim ayaklarım alev alıyoooooor!” falan tarzı.. (İnanmayanlar sevgilime sorsun tabanlarımı elleyip test etti onayladı!) Sonra kendi nörologuma gidince anlaşıldı ki ben ‘huzursuz bacak sendromu’ndan (restless leg syndrome) müzdaripmişim. Daha duyar duymaz dedim kendi kendime huzursuz bünyeye huzursuz bacak çok tesadüf olmasa gerek.. Neyse ilacımı bugün aldım ve az önce ilk kez içtim. Yatmadan 2 saat önce alınması gerekiyormuş. Hayır, 2 saat sonra uyumaya karar verecek kadar planlı değilim tahmini içtim sadece :) Sonuç olarak sizleri de bu sinir bozucu hastalık hakkında bilgilendirmek istedim yüzeysel. Şikayetleri anlamışsınızdır. Yanma, karıncalanma, uyuşma, sızlama (romatizma gibi), periyodik bacak hareketleri, kaşınma hissi vs. Gelelim nedenlerine..

Kanser, gebelik dönemi, kansızlık, şeker hastalığı, MS ve hematolojik hastalıklar, genetik geçiş gibi sebepler HBS’nun başlıca sebepleri. Bunun dışında aşırı stres, kaygı ve üzüntü de dönemsel olarak HBS’ye sebep olabiliyormuş. Eğer HBS başka bir hastalık sebebiyle ortaya çıkarsa o hastalığın tedavi edilmesi HBS’den kurtulmak için büyük bir şans iken, nedeni bilinmeyen ya da psikolojik kaynaklı HBS’lerde ilaç tedavisine yanıt almak daha zor olmaktaymış.. Ama benim tedavim işe yarayacak çünkü yaramak zorunda!!!

En anormal hastalıklar neden hep beni buluyor?!

 
 

Paranoya 11 Jul 2008

Filed under: Anatomi-ER&OR :), Dear Diary! — kokosh @ 12:44

Ölüyorum galiba! İçimde birşeye bıçak saplanıyor sonra bir de döndürülüyor utanmadan.. Sanırım böbreklerim beni mahvediyor!

 
 

Ey Sperm SahipLeri! 10 Jun 2008

Filed under: Anatomi-ER&OR :), GünLük — kokosh @ 23:52

Az önce nette gazete okuyordum ve bir adamın (ayının desem ayıya hakaret) ultrasonda bebeğin cinsiyetinin kız olduğunu öğrendikten hemen sonra 5 aylık hamile karısını tekme tokat dövdüğü haberini gördüm. İnanamadım demeyeceğim, cahil insan çok. Ama okumuş erkek milletinin hala erkek çocuk isterim diye boş boş konuşmasından nefret ediyorum.

Madem erkek çocuk istiyorsunuz erkek milleti, bu maddeleri iyi okuyun!

1) Erkek kız diye ayrım yapacağınıza sağlıklı evlat için dua edin. Binlerce hasta doğan bebeği düşünüp ukalalık etmeyin, aşkınızın meyvesine sahip çıkın!

2) Kadının cinsiyet belirlemede hiçbir etkisi yoktur! Bunu bilin! Kadın zaten sadece X yumurta hücrelerine sahiptir. Yani dişi. Erkekte ise hem X hem Y mevcuttur. (dişi-erkek) Döllenme esnasında erkek hangisini takdim ederse kadın bunu doğurur. Erkek X verirse XX kız, Y verirse XY erkek çocuk olacaktır. Yani kalın kafanıza sokun sperm sahipleri, kız evlatlar da sizin eseriniz!

3) Hayatta kimi ne için suçladığınıza ve ne dilediğinize çok dikkat edin. Benden söylemesi..

 
 

Insomnia 13 May 2008

Filed under: Anatomi-ER&OR :), GünLük — kokosh @ 13:27

Tablonun adı Afraid to Sleep’ . Çok beğendim bu tabloyu orjinali olsa başucuma asarım :)) Ben de bazen uyumaya korkuyorum. Nedenini bilmiyorum, belki hayatı kaçırıyor gibi hissediyorum kendimi belki de savunmasız hissettiğimden uyurken. Ya da düşünmem gerektiğini sandığım şeyleri bir sonuca bağlamaz ve uyursam, onların beni bağlayacağından korkuyorumdur.

Uykularımın dengesizleştiği şu dönemde sizi Insomnia hastalığı hakkında bilgilendirmek istiyorum. Insomnia bir çeşit uyku uyuyamama hastalığıdır. Kişi bu rahatsızlık süresince yok denecek kadar az uyur ya da hiç uyumaz. Belgeselerden bildiğim kadarıyla belirli bir süreyi geçtiğinde bu durum ölümcül sonuçlar doğurabiliyor.

Insomnia akut ve kronik olarak 2′ye ayrılır. Akut insomnia daha kısa dönemleri kapsar (1-2 gün gibi) ve genellikle stres, yeni doğan bir bebeğin sebep olduğu normal uyku düzeninin bozulması veya bazı ilaçların geçici yan etkileri gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Akut insomnia genellikle tedavi gerektirmez ve bireyin kendi içsel dünyasına verdiği denge ile ortadan kalkar. Yalnız akut insomnia gereğinden fazla uzun sürer ve kişinin günlük yaşantısını etkiler hale gelirse vücut bunu tanımlayarak kronik insomniaya çevirebilir ki bu durum çok tehlikelidir.

Kronik insomnianın oluşmasında genellikle ağır bir depresyon ya da fiziksel rahatsızlar etkilidir. Kronik insomniada mutlaka yardım alınması gerekir. Hekim gerekli gördüğünde terapinin ya da tedavinin yanı sıra ilaç önerisinde de bulunabilir. Her uykusuzluk problemi insomnia değildir. Insomnia birçok uyku hastalığından sadece biridir ve belki de en problemli olanıdır.

NOT: Al Pacino ve Robin Williams’ın Insomnia adında harika bir filmleri var, ilgilenenlere duyurulur.

 
 

HamiLeLik HuraFeLeri 15 Apr 2008

Filed under: Anatomi-ER&OR :), GünLük, KokoSh'un SanDıĞı — kokosh @ 13:49

frontbelly1.jpg Hamilelik dönemiyle ilgili birçok batıl inanç duydum bugüne dek.. Hatırlayabildiklerimden birkaçını sizinle de paylaşmak istiyorum :)

1) Hamilelik döneminde anne adayı çirkinleşirse bebek kız, güzelleşirse erkek olur.

2) Hamilelik döneminin ilk aylarında anne adayı ölüm korkusu yaşarsa bebeğin parmakları eksik doğar.

3) Hamileliğin ilk 3 ayında bulantı çok olursa bebek kız olur.

4) Hamile kişinin yüzüğü ipe bağlanır karnının üstünde sallandırılır, ip yuvarlak çizerek sallanırsa kız, aşağı yukarı dikey ya da sağa sola yatay sallanırsa bebek erkek olur.

5) Anne adayı çoğunlukla ekşi yemek istiyorsa bebek kız, tatlı ya da acı yemek istiyorsa bebek erkek olur.

6) Anne adayının karnı sivri ise bebek erkek, yayvan ise bebek kız olur.

7) Hamilelik döneminde anne adayının tüyleri artıyorsa bebek erkek olur… vs vs vs..

Bunlardan hangilerine ben inanıyorum peki? 1,4,5,6 gerçekten inandığım şeyler ama hiçbir kanıtı yok tabi :) 2,3 ve 7 numaralı maddeler hakkında ise hiçbir fikrim yok ama tıbbi araştırmalar neticesinde doğrulanmışlar.

Sizin de bildiğiniz inançlar varsa bizimle paylaşın :) Bu yazıyı zaten çok fazla anne adayı okuyucum olduğu için yazdım..

Hepinize sağlıklı bir doğum diliyorum..

 
 

Yeteri Kadar ‘Uyanık’mısınız? 23 Mar 2008

Filed under: Anatomi-ER&OR :), GünLük — kokosh @ 16:51

3880-anestezi-b.gif Bugün annemle sinemaya gittik. Awake adlı filme.. Film tek kelimeyle muh-te-şem-di!!! Hakkında birçok şey yazabilirim ama hepsi konunun gidişatı hakkında ipucu verebilir ve ben büyüyü bozmak istemiyorum.

Hayden Christensen’in yakışıklılığı ve Jessica Alba’nın çekiciliğiyle göz dolduran bir film olan Awake neyse ki sadece görsel güzellikle yetinmiyor. Filmde açık kalp ameliyatı esnasında Clay rolünde ki Hayden, ”anestezik farkındalık” denilen ve başa gelmesi düşük ihtimalde olsa mümkün olan korkunç bir durumu yaşamaktadır. Clay yüzleşmesi çok zor olan gerçeklerle ameliyatta ne yazık ki (”neyse ki”mi demeliydim!?) başbaşa kalacaktır.

Özetle son zamanlarda izlediğim en güzel film! Mutlaka görün diyorum ve ekliyorum, insan vücudunun içini görmeye dayanamayanlar gitmesin :))

Not: Sevgilimin annesiyle karşılaştım ve çok mutlu oldum. Bu güzel tesadüf sayesinde annemle de tanıştılar :) Bu arada yine manken gibi incecikti ve bir kez daha anladım ki kadınlar kilosuna her yaşta dikkat etmeliler ki sağlıklı, genç ve güzel gözükebilsinler…

 


MusicPlaylist