Pityriasis Rosea 09 May 2010
Vah başıma gelen yani! Cuma sabah işe yetişmeye çalışıyorum her zamanki gibi, deodorantımı sürmeyi unutmuşum aceleyle tişörtümü bir kaldırdım alttan süreyim diye o da ne! Minik minik kırmızı benekler göbeğimi kaplamış!? Bunlarda ne be sabah sabah diye düşünürken çok sallamadım açıkçası ve işe gittim. İşte kaşınmaya başladım tatlı tatlı ve tuvalete gidip bir baktım ki maşallah geniş bir alana yayılıyorlar. Neyse, cilt hastalıklarından randevu alıp doktora koştum hemen. Teşhis ”Pityriasis Rosea” yani namı diğer ‘Gül hastalığı’..
Bu manasız hastalık stres, sıkıntı, üzüntü gibi durumlar ve viral bir enfeksiyonun gecikmiş bir tepkisi olarak ortaya çıkabilirmiş. Geçirdiğim kronik bronşite mi yoksa kafama taktığım şeylere mi sinirleneyim bilmiyorum ama tedavisi basit.. Doktor eczanede vücut kremi tarzı bir solüsyon hazırlattı sabah akşam sürüyorum ve bir de hap. O hap yok mu ne uyutuyor yarabbim! Tüm haftasonu günde 12 saat bayıldım resmen.
Neyse beneklerim kollarıma, göğüslerime sıçradı. Allahtan daha havuz deniz yok yoksa bulaşıcı hastalıklı bir kadın muamelesi görürdüm ki zaten güneşe de çıkmamalıyım. 3-4 haftadan nadiren 4-5 aya kadar devam edebilen, ilaçların sadece destek verdiği, kendi seyrini tamamlamadan geçmeyen zararsız bir hastalıkmış. Aşırı arttığı durumlarda kortizon tedavisine başlanırmış. Neyse 14 gün içinde kontrolüm var bakalım geçecek mi..
Ofisteki kızları tehdit ettim gün boyunca bana onu verin şunu verin yoksa göbeğimi size sürerim diye, onlar da bulaşıcı birşeydir diye korkudan ne istediysem yaptılar. Kucağınıza yatim göbeğimi kaşıyın isteğimi ise duymamazlıktan geldiler :) Bir de meraklı melahatlar ordusu arayıp öğrendiler doktor ne dedi diye, ona göre beni almayacaklardı ofise muhtemelen :P
Neyse, bana geçmişolsun hediyesi göndermek isteyen olursa adresimi verebilirim diye bu yazıma noktayı koymak istiyorum! (:
Pazartesi günü -günün sendromuyla alakası yok yemin ederim- bir yorgunluk, gözlerimde yanma falan çalışıyordum işte. Öğleden sonra berbat bir kuru öksürük eşliğinde üşüme, titreme ve mide bulantısı gibi birtakım abidik gubidik atraksiyonlar gelişti bedenimde ve ben istifra ederek bir adedinden biraz da olsa kurtuldum. Neyseciğime eve dönerken hastaneye uğrayıverdim o sarılıktan bozma suratımla ve amanın o da ne!? Daha ben belirtileri saymaya başlayınca etrafımda bir adet maskesiz adam kalmadı! Ay kendimi böyle aksiyon filmlerinde falan hissettim. Beni ayrı bölmeye aldılar, böyle bir vebalı gibi yalnız koymalar falan. Pek üzüldüm :P Teşhis kan testine bile gerek görmeden domuz gribi! Zaten artık her gribi öyle ele alıyorlarmış, kan testleri doğru sonuç vermiyormuş mutasyonmuş cartmış curtmuş. Benim belirtilerim ise zaten tipik domuz gribiymiş. Tabi hiç beğenmedim hastalığın adını, ailevi akdeniz ateşi gibi mağrur ve gizemli bir hastalık sahibi bana hiç yakışmıyordu domuz gribi! Hem bir KokoSh’da domuz kelimesi ne kadar da iğreti duruyordu öyle!?




Ölüyorum galiba! İçimde birşeye bıçak saplanıyor sonra bir de döndürülüyor utanmadan.. Sanırım böbreklerim beni mahvediyor!