KokoSh » kaz tüyü yastık

KokoSh

BiR KokoSh’un GünLüğü…

 

Kazın Laneti 15 Aug 2008

Filed under: GünLük — kokosh @ 00:14

Odamı yatakhane görünümünden kurtarmak için yaptığımız cicili bicili Ikea aışverişimizde annemle yatağıma süslü bir yastık aldık. Ama ne süs! Çok şeker birşeydi. Yastığın içiyle alakam yoktu alırken, tamamen kılıfının sevimliliğine vurulup attım sepete. Hatta o yastık aldığım en pahalı parçalardan biriydi itiraf ediyorum ki o parçalara bir kütüphane ve tuvalet masası dahil! Yastık ve ona takım aldığım yatak örtümle aram çok iyiydi. Ta ki o korkunç güne kadar..

İnsanlar uyurken normalde napar? Daha doğrusu normal insanlar uyurken ne yapar? Yatak örtüsünü ayak ucundan yere iterler ve süs yastığını da odanın herhangi bir yerine fırlatırlar. Ama benim gibi özellikle titizlik konusunda obsesif kompulsif bozukluk taşıyan şahsiyetler o devasa yatak örtüsünü hiç üşenmeden katlar, süs yastığını üzerine koyar ve onu bir dolaba yerleştirirler! Özetle saçmalarlar! İlk kez bu ikiliyi dolaba kapattığım o gecenin sabahında oldukça mutlu uyanmıştım. Yatağımı havalandırdıktan sonra mutlulukla eşyalarıma doğru yol aldım ve taaaatammmmm (efekt böyle mi veriliyordu?) dolabın kapağını açtım. Tanrım! O da ne?! Dolap köpek kokuyor sanırım. Yo hayır, bu daha çok köpek çişi gibi. Yoksa başka bir hayvan kokusu mu? Herneyse. Çok düşünmemeli, bu kapalı mekanda aniden kokuşan yastık ve örtüyü deterjanımla mis gibi kokutmalıyım. Herşeyi kuralına göre yapan kişilik yani ben kullanma talimatlarını dikkatle okuduktan sonra yastığın kendini, kılıfını ve örtüyü 40 derecede yıkamaya karar veriyorum ve anında uyguluyorum. İşte oldu! Makinenin kapağını açıyorum ve aman Tanrı’m! Korkunç bu yastığın içinde ölü kuşlar falan var sanırım. Herşeyi balkona atıyor ve ağlayarak annemi arayıp evin ve çamaşır makinemin kaz tüyü yastık yüzünden ceset gibi koktuğunu anlatıyorum. Ve vakit kaybetmeden evi terkediyorum çünkü onları atmaya henüz hazır değilim. Akşam oluyor ve fikirlerine değer verdiğim insanlara danışıyorum. Herkes değişik birşeyler tavsiye ediyor. En iyi fikir sevgilimin annesinden geliyor; ”Kurtul ondan! Hemen at, hiç durma!” Gece eve geliyorum, Teoman’ın senfoni konserinden ki bunu ayrıca ele alacağım.. Daha asansörün kapısını açıyorum ve kapımızdan ceset kokusu geliyor. Ah Tanrı’m! Ya ben yokken komşularım polisi aradıysa!? İçeri dalıyorum bir CSI ekibi görmeyi umarak ama aptal yastık kıkır kıkır gülerek karşılıyor beni balkondan tüm dehşet verici kokusuyla. Sevgilimin annesinin sözleri geliyor aklıma ve ondan kurtulmaya kesin olarak karar veriyorum.

Bugün yastıkla ilişkimi tamamen kestim. Kılıf ve örtü tekrar makinede dezenfekte edildi. Ama o kaz, tüyleri yolunarak aptal bir kılıfa yerleştirilen hayvanın laneti üzerimden gitmedi. Yo ciddiyim! Şaka yapmıyorum. Bugün tüm evi köşe bucak temizledik annemle, yardımcımız tatilde keyif çatarken.. Ve ben sonra süpermarkete gittim ve sakince alışverişimi yaparken o kokuyu duydum. O korkunç kokuyu. Hemen çılgınca etrafıma bakındım biri elinde ıslak bir kaz tüyü yastıkla dolaşıyor olabilir mi diyerek ama kimse yoktu. Ve o koku alışveriş boyunca tüm şiddetiyle beni takip etti. Sabunların olduğu o mis rafta bile az daha kalsın kusuyordum. Eve döndüm ve o da ne, her yerde beyaz siyah tüyler uçuşuyor. Her dakika evin ayrı bir köşesinden kaz tüyleri geçiyor. Çıldırmak üzereyim.

Burdan yastığın içindeki kaza seslenmek istiyorum.

Ben sana hiçbir şey yapmadım! Anlıyor musun?

Seni ben öldürmedim ve o çirkin ama yumuşak tüylerini ben yolmadım.

Yastığa para dökerken içinde senin olduğunu bile bilmiyordum.

Yemin ederim bilmiyordum!!!

Lütfen artık kokunla ve tüylerinle beni takip etmeyi kes.

Psikolojimi bozuyorsun.

Beni affet artık acımasız kaz!

Ah Tanrı’m! Belki de ‘kaz kafalı’ diye boşuna demiyorlar.

Ne dersem deyim anlamayacak ve tüm lanetinle beni takip edeceksin.

Haaaayııııııııııııııııııııııııııııııııııır!!!