YokLuk 16 Dec 2008
Daha ilk günden çöktüğümü hissediyorum. İşyerinde adım ilk günden hortlak olarak değişti, okulda da sarılık gibisin nidalarıyla karşılandım. Bunlar önemsiz şeyler aslında. Asıl önemli olan sen iyi misin sevgilim? Aç mısın, yorgun musun, uykusuz musun.. Öyle kısacık saniyelerde konuşuyoruz ki sadece sana inanmak zorunda kalıyorum ben her iyiyim dediğinde. Umarım doğrudur, umarım iyisindir, mutlusundur oralarda.
Sana ilk kez mektup yazdım bugün, yıllardır aldığım hediyelere yazdığım kartlar dışında gerçek anlamda birşeyler yazdım. Ne yazdığımı hatırlamıyorum pek zaten, bir adresin bile yok bende, kimbilir ne zaman gönderebilirim ya da elinde ulaşır mı onu bile bilmiyorum.. Mektup süpriz olacak sana aslında ama buraya yazmamın bir sakıncası yok, ne de olsa benim kadar değerli varlığın internetinden de uzaktasın artık..
Kendimi hiç iyi hissetmiyorum ben, her saniye seni hatırlatan ya da güleceğini düşündüğüm birşeyler gördüğümde hemen elimi telefona atıyorum heyecanla sana anlatmak için ama o an çöküyor içime yokluğun. O an anlıyorum eğer ararsam o soğuk sesin sana ulaşamayacağımı söyleyeceğini tokat gibi.. Yıllardır ilk kez uyumadan hemen önce duyamadım sesini, biliyorsun tam öncesinde, uykudan önceki son saniyede hani.. Herşey anlamını yitirdi sanki. Pencereden dışarı bakıyorum geceleri sevgilim.. Gökdelenler ışıl ışıl, sanki herkes sevdikleriyle birlikte ama bir ben kalmışım bu koskoca şehirde yapayalnız.
Çok korkuyorum bizi bekleyen günlerden, haftalardan, aylardan.. Ellerim buz gibi ama canlı eldivenim yok artık onları ısıtacak. Sen yoksun burada. Ama hep içimdesin, aklımdasın sevgilim. Günler sana çok çabuk geçsin dileğim.. Ve yine umarım ki iyisin hep söylediğin gibi, gerçekten iyisin..

