Hangi Cehennemdeydim (im) İşte Yanıtı 27 Jun 2011
Size en son yazdığımdan beri ne artist olabildim ne birşey! :) Hala köle gibi özel sektörde koşturan, sabah 8 akşam 6 çalışan garibanın tekiyim :) Şimdi ben LA’ye gittim ordan NY’a gittim, döndüm baktım işler ben yokken çığrından çıkmış bir koşuşturmacanın içine girdim sonra yine bir haltlar çıktı işe Paris’e gittim orda dilim dışarı çıkana dek çalıştım (evet itiraf ediyorum akşamları ise gezip tozup tadını çıkardım) ve İstanbul’a döndüm. Sonra trafiğe dayanamadığım için şehrin (veya dağın da diyebiliriz) tepesine taşıdığım evimde 1 yıl işe 15 dakikada gidip dönme keyfini yaşamışken ofisin 5 yıllık binasından ayrılası tuttu ve şimdi ofis şehre indi ben dağda kaldım! Evet bugün tekrar trafikle tanışmanın ilk günüydü! Hayatıma hoşgeldin iğrenç E5 demek istiyorum izninizle.. Bu arada hayatınız benim kadar yoğunsa size de bir Digiturk Plus şart, zira sevgilimin bana aldığı en güzel hediye olabilir kendisi :) Manyak gibi program, dizi, film kaydediyor sonra canımın çektiği gibi açıp izliyorum, eyvah kaçırdım dertleri de sonra eriyor, her eve lazım..
Neyse, utanmasak tuvalete giderken kart okutacağımız şaşalı bir binaya geçiş yaptık ama ben kocaman bahçesinde at koşturduğumuz tipsiz koca binamızı özlüyorum. Artık bildiğiniz korkunç iş kadınlarından oldum ben, kendimi tanıyamıyorum. Elimden blackberry, direksiyon ve bilgisayar, kulağımdan kulaklık düşmez oldu. Bazen bu yazdıklarımdan ikisini aynanda kullandığımda oluyor. (Bakınız; sevgilinize email atarken patronunuzla yaptığınız gergin konuşmayı çok öpüyorum diye kapatmak, evet bunu yaptım!) Baktım ortam ve hayatım çok kasıntı hemen ofisten aşağı inip masama çiçekler, ayna, çerçeve, puantiyeli bir kutu gibi birtakım süslü püslü şeyler alıp ortalığı kendimce şenlendirdim :) Baktım herkes masama üşüştü aman da aman ne güzel ne zevklisin bıdı bıdı diye hemen kafam büyüklüğünde bir nazar boncuğunu diktim masanın ortasına!
Bu esnada bir arkadaşım daha evlendi tüm bu koşuşturmaca içinde bu tanık olduğum en hızlı evliliğin düğününe gittim memleketimize kaşla göz arasında, kızımızı verip oh dedikten sonra da döndüm dengesiz İstanbul’uma. Şimdi car car konuşur gibi yazıyorum malum suçluyum ve yine bir itiraf da bulunmak istiyorum. Bana yine LA ve NY yolu gözüktü, anlayacağınız yine Paşa’mı anneme THY Kargo yapacağım ve evladımdan ayrı kalacağım. Kedime sürekli söylediğim 3 şarkı var;
1) Seni anan benin için doğurmuş canım hamurunu benim için yoğurmuş (bunu söylerken yoğuruyorum)
2) Annesinin birtanesini hor görmesinlergiller
3) Anasının kuzusu ciğerimin köşesi, Paşa bu neyin cakası bıdı bıdı
Bu gereksiz bilgiyi de sizle paylaşmak istedim nedense.
Özetle blogumu çok özlemişim, bu yazı bana da iyi geldi ne yalan söyleyim..
