Sonunda benim de artık bir evim var. Uzun süredir bloguma yazmamamın birçok sebebi vardı. Yazmak, anlatabilmek için çıldırdığım ama elimin kolumun bağlandığı şeylerle doluydum.. Hala doluyum aslında o yüzden size sadece anlatmayı kaldırabileceğim kadarını anlatacağım.
1 ay kadar bir üstünkörü düşünme sürecinden sonra çok ani bir kararla ev tutmaya karar verdim ve şans yüzüme güldü. Düşündüğümden çok daha güzel, hatta şu ana dek İstanbul’da yaşadığım tüm evlerden güzel bir ev buldum hem de 2 gün içinde. Komando misali güvelik görevlileri bulunan ağaçlar içinde bir sitede, 1 oda 1 salon. Tam bekar kızlara göre yani. Banyom, odam, mutfağı açık+bar şeklinde ferah salonum, çamaşır odamla evimde herşey yerli yerinde. İşe ise 10-15 dakikada gidip geldiğimi söylememe gerek yok sanırım :)
Yeni evin en güzel yanlarından biri de yepyeni ev eşyaları almak sanırım. Çocuklar gibi şen mutfak eşyaları aldım. Evimi çiçek gibi yaptım. Şimdi haftasonu annem gelince bu çiçeği bir ağaca çevirecek biliyorum. Onun elinin değdiği ayrıntılarla hiç doyamaz olacağım evime. Yalnız yaşamak tuhaf geliyor bazen evet ama yalnız yaşamadığım halde öyle hissetmiş ve alışmışım aslında. Bu hali çok daha huzurlu, orası kesin.
Sevgilimin ve arkadaşlarımızın yardımını hiç unutmayacağım. Onların desteği sayesinde herşey çok kolay oldu benim için. Her ne kadar hayatta bazı konularda ne kadar şanssızım desem de aslında ne kadar şanslı olduğumu farkındayım. Özellikle son 1 haftadır.
Hayatımızda kafamıza taktığımız herşeyin ne kadar boş olduğunu gördüm. Bundan sonra en büyük dualarım hep sağlık ve huzur üzerine olacak. Kendi sağlığım, sevdiklerimin sağlığı, huzurlu yaşamamız üzerine. En önemli varlıklarımız kendimiz ve sevdiklerimiziz.