Bahar Sendromu 28 Mar 2010
Havaların manikdepresif bir kişilik misali değişime uğradığı şu günlerde psikolojim de aynı seyirde ilerliyor ne yazık ki.. Güneş çıkıyor, sokak kızı olasım geliyor, alışveriş yapmak, güneşin altında kahve içmek, deliler gibi para harcamak, sevgilime aşkımı göstermek, deniz kenarında balık yemek hatta içemediğim halde rakı bile içmek istiyorum. Yağmur yağıyor, ne kadar rutin bir hayatım olduğunu düşünüyor, işimin stresinden bıktığımı hissediyor, eve sığamıyor, sokakta daralıyor, ilişkilerimden beklentilermi sorguluyor, sorguladıkça beklentilerimi arttırıyor ve sinirleniyorum. Kendi kendimle aynı gün içinde güneşiyle kavuran, yağmuruyla döven İstanbul gibi savaşıyorum..
Dün hava ikisi bir aradaydı. Ben de saçlarımı boyattım. bu ikisi arasında nasıl bir bağlatı var ki demeyin açıklıyorum. normalde güneş gibi sapsarı saçları düşlerken bakır saçlarımın güzelliğinden vazgeçemedim. Ben de ikisi bir arada yaptım, turuncu saçlarımın üzerine apaçık sarı balyaj yaptırdım. Evet, çok güzel oldular :) Şu siteden sapıkları ve erkekleri (sevgilim yüzünden erkekleri diyorum yoksa tüm erkekler sapıktır genellemesi yapmadım) elesem de siz kızlarla başbaşa kalsak vallahi fotoğrafını koyarım, yaza size renk önerisi olsun diye. Tabi çilli iseniz bu rengi taşımanız pek bir kolay benim gibi :)
Cumartesi günü kuzenim evleniyor. Bu bildiğiniz kuzenlerden değil, cidden kızkardeş gibi büyüdük biz ve ben pek bir tuhaf hissediyorum. Gelin yerine galiba pasiflora ve şarapları götüren ben olacağım düğün günü çünkü çok heyecanlanıyorum manyak gibi.. Tuvaletim domates kırmızısı ve muhtemelen düğünde heyecandan yanaklarım da aynı rengi alacak :(
Ay size de hiç oldu mu bilmiyorum ama tam 1,5 haftadır çenemin sol tarafında yüzümün hemen aşağı kısmı çılgınlar gibi kaşınıyor. O kısma özel bir krem vs kullanmadığımdan bu lokal kaşıntıya anlam veremiyorum. Yiyecek alerjisi desem neden tek taraflı çözemedim ama bu kaşıntı yüzünden kıpkırmızı yapıyorum boynumu. Çaresini bilen bir yardım eli uzatsın lütfen!
Kompleksli topicik evde kalmış (Allahım affet!) patronumu bir kaşık suda boğmak istiyorum. Kadın resmen manyak, cuma gecesi 9′da bile arıyor beni fenalık geçirmek üzereyim. O meymenetsiz suratında kaşları hep havada ve asabiyet suratından akıyor. O kadar itici ki 1000 kişilik bir firmada onu kimsenin sevmiyor olması hiç de şaşırtıcı değil gerçekten.. Üstelik bu insan topluluğunun pozisyonum ötürü beni onun sağ kolu gibi görüyor olması ve bana da potansiyel düşman&rakip gibi davranmaları d ayrı bir acıklı vaka. Halbuki ben de sizdenim diye bağırmak geliyor içimde :))
Yaz kapıya dayandı ve ben hala tipik Türk kadını kıvamından kurtulamadım. Ay öyle bir yazıyorum ki duyan diyetlerle kilo veremiyorum zanneder. Homini gırtlak ye sonra da şikayet et yok öyle yağma diyorum ve şu 1 haftada en azından şişliğimden kurtulmak için karbonhidratları (mmmmm makarnalar pilavlar mantılarrrrr) hayatımdan çıkarıyorum. Sodexo’nun renkten ibaret saman tatlı salataları ve önceki günden kalan artıkları birleştirerek yaptıkları çorbalarıyla besleneceğim yuppi! :Pp
Bu hafta ilk göz çevresi kırışıklıklarımı keşfettim ve paniğe kapıldım, fazla gülmekten mi ağlamaktan mı yoksa hakikaten yaşlanıyor olmamdan mı bilinmez ciddi ciddi gözaltlarım bana ihanete başlamış. Sağlam bir antiaging kreme geçsem iyi olacak sanırım ki bu kremlerin fiyatlarından nefret ediyorum!
Vogue’ın yeni sayısını aldım, eskisini sevgilim bana almıştı sağolsun daha onu bitiremeden yenisine geçtim. Maşallah dergi değil destan yani ve çooook keyifli. Tavsiye ediyorum ama ruhen.. Cüzdanınız için hiiiiç hayırlı değil zira alışveriş krizine girebilirsiniz. Hayatında converse ile yatıp kalkmış ben bile koca koca topuklarla gezmek istiyorum baktıkça, Allah sonumu hayır etsin bu maaş ve bu arzularla..
Hadi ben kaçtım, tekrar yağmurlu hava moduma giriyorum izninizle ve bir bölüm House iyi gider diye düşünüyorum.
KokoSh kalmanız dileğiyle..
