KokoSh » Sınırları Zorluyorum

KokoSh

BiR KokoSh’un GünLüğü…

 

Sınırları Zorluyorum 08 Nov 2009

Filed under: GünLük — kokosh @ 15:06

Dikkat ettiyseniz işe gireceğimi söylediğim günden beri benden haber alamıyorsunuz ve ben sizi bu konuda uyarmamıştım. Çünkü.. Ben de sadece normal bir işe girdiğimi zanneden ahmaklardan biriymişim, anladım. Ben çalışmıyorum. Ben şirketimin kölesiyim!

Günde sabah ve akşam olmak üzere totalde 2,5 saat araba sürüyorum. 8′de başlayan mesaim genelde akşam 8′e kadar sürüyor ama güya sözleşmeme göre ben 6′da çıkıyorum. Eve vardığımda bitmiş, tükenmiş ve mutsuz oluyorum. Oysa ki işyerinde herşey çok güzel başlıyor dayanılmaz yoğunluğuna rağmen ve ben akşam 5′e kadar nasıl geldiğimi anlamıyorum. İşimde ABD pazarından sorumluyum. (Uzakdoğu, güney amerika falan da bakıyorum.) Bu muhteşem zeki(!) Amerikalılar uyandığında benim bitmek üzere olan işlerim sıfırdan başlıyor ve enerjimin tükendiği saatte popoma motor takıp 8 de çıkabilmek uğruna çılgınca çalışmam gerekiyor. Yetişemiyorum, bazen deliriyorum. Genellikle elime bir bıçak alıp usa ajanslarımızda çalışanları katletmeye gitmek arzusu ile yanıp tutuşuyorum. Kısacası tü-ke-ni-yo-rum! İşi sevmesem, kariyer imkanları olmasa 1 dk daha durmazdım sanırsam..

Dün kuzenim nişanlandı. Ayyyy çok teşekkür ederiz şekerlerim, darısı başınızaaaaa! (tebriklerinizi kabul ediyorum bu noktada!) Cuma gecesi uçağımı aldım mahsuscuktan 19′a.. Böylece işyerim biricik kölesini 17.30 da bırakmak zorunda kaldı hihihihihiih :)  Neyse, memlekete geldim. Uçaktan indim. O kadar yorulmuşum ki fiziken ve beynen mutluluktan ağlıyordum neredeyse.. Apartmana geldim, daha kapıyı açtığım an karar verdim, İstanbul’u terkedip evime, akşama sıcacık yemeği, ütülü kıyafetleri, hoş sohbetiyle beni karşılayacak yuvama dönecektim! (Bu kararım 24 saat sürdü!) Neyseciğimeee, nişan çok güzel geçti. Kuzenim erirken muradına ben yaklaşık 60 kişinin ’sen ne zamaaaaaaaaaan’ sorusuna sempatik cevaplar vermeye çabaladım, ’size ne uleynnnnnnn’ demeden. Ha bu arada olayın koptuğu nokta nişanda 4 yaşındaki bir kızın yanıma gelip herkesin içinde ’senin niye yüzüğün yokkkk, herkesin var’ demesiydi. Gülme krizi geçirdim ortamdaki insanlarla birlikte.. Neyse bu kabus dolu kısmı bırakalım, en zevkli aşamaya geldik nişan bitince! Çeyiz yapma zamanına! Bu bölümde bu iğrenç yoğunluğumla ne kadar faydalı olacağım kuzenime, o kadarı muamma tabi..

İnanın blogumu çok özlüyorum. Yüzünü göremediğim bir evlat gibi acısı yüreğime oturuyor ay! Akşam şöyle insani saatlerde eve gelmeyi başarırsam eğer kafamda yarattığım sayısız yazıyı klavyeye dökeceğim. Akşam yine uçağım var. İstanbul’un korkunç trafiği beni bekliyor ve ben daha hiiiiiç doyamadım evime.. Bir de size.. :(

 

2 Comments for this post

 
merve Says:

çok yoğun gerçekten Allah kolaylık versin:( ben de hukuk okuyorum cidden düzenli ve saatini bildiğim bi yaşamım olcak mı çok merak ediyorum:( umarım hayal kırıklığı yaşamam.kuzenin için mutluluk dolu bi hayat dilerim,senin için de:) bloğunu çok uzun zamandır takip ediyorum,rahatlyorum,bbirsürü şey öğreniyorum:) favorilerimden oldu:) bize desteklerin için tesekkürler kokoshh:) seni seviyorumm:)

 
kokosh Says:

Merve’ciğim valla hayat kolay değil bazen :) Burada az da olsa kafanı dağıtabiliyor olmana sevindim. İyi dileklerin için teşekkürler, darısı başına ;)

Leave a Reply