KokoSh » 2009 » September

KokoSh

BiR KokoSh’un GünLüğü…

 

Turn to stone.. 20 Sep 2009

Filed under: VazGeçiLmeZ ŞarkıLaRım — kokosh @ 14:40

let’s take a better look
beyond a story book
and learn our souls are all we own
before we turn to stone

let’s go to sleep with clearer heads
and hearts too big to fit out beds
and maybe we won’t feel so alone
before we turn to stone

and if you wait for someone else’s hand
you will surely fall down
if you wait for someone else’s hand
you’ll fall, you’ll fall

i know that i am nothing new
there’s so much more than me and you
but ‘darling’ how we must atone
before we turn to stone..

 
 

İkizLer 18 Sep 2009

Filed under: GünLük — kokosh @ 14:17

İkizler dünyaya geldi. Biliyorum çatladınız ama yazamadım işte. Malum bebek bakımı kolay değil. Hastanede imrendiğim hemşirelere taş çıkartırım utanmasam :P Gaz çıkarma, alt değişme, popo yıkama, bebek tutma, bacak masajı gibi hususlarda uzman oldum. Tek eksiğim emzirmek ki maalesef kardeşlerim ne zaman kucağama alsam tişörtümün üzerinden göğsüme yapışıp süt aramayı kesmiyorlar.

Hastane maceramız komikti. Okan Bayülgen ve normal doğum için sürekli bekleyip en sonunda sezeryana alınan eşi Şirin Ediger oda komşumuzdu. Muhabbetleri çok tatlı bir çiftler ve şirin bir kızları oldu. Basın çatlasın önce ben gördüm :P Asansörlerde kaçamak giren gazeteci olduğunu tahmin ettiğim kişiler tarafından Şirin Hanım’ın kardeşi misiniz (biraz benziyoruz da!), doğum ne zaman gibi saçma sapan sorulara maruz kaldım ama asla satmadım komşularımı, sel verip sır vermedim asla :)) Yalın’ı da gördüm asansörde minnik boyuyla güneş gözlükleriyle zor tanıdım valla, o da onları ziyarete gidiyordu belki de..

Kızkardeşlerim çok güzeller, hayır resimdeki onlar değiller ama gerçekten benziyorlar.  Her ikiz gibi biri ufacık biri şişkocuk doğdu. Şişko olan bana benziyor ki bu hiç şaşırtıcı bir durum değil :P Yanakları, dolgun dudakları, ayak parmağının ikincisinin uzun olması ve elleri bile benim kopyam ve herkes bu durumu teyit ediyor habire.. İsimleri anlam açısından olmasa da kafiyeli, her ikiz kaderi gibi kendilerine ait bir eşyaları yok. Habire herşeyi giydiriyoruz karman çorman ve herşey büyük geliyor özellikle ufağa.

Doğum fotoğrafçımız daha önce de kaleme -klavyeye demek istedim- aldığım Şengül Pallı idi, harika resimler çekti sağolsun. Albümü sabırsızlıkla bekliyoruz hala. Abla olmak nasıl birşey derseniz, ben çözemedim hala. Çok nadir anlarda bunlar benim bacım yaaa oluyorum ve anında uçup gidiyor bu his. Neyse, yarın memlekete gidiyorum da bayramın çifte tarifesinden kurtulmak için kuaföre gitmeliyim şimdiden izninizle. Malum, KokoSh olmak kolay değil! :Pp (Ay şu halimi görseniz taşlarsınız beni..)

 
 

Ortanca 04 Sep 2009

Filed under: GünLük — kokosh @ 00:20

9 Saat sonra abla oluyorum ben.. ‘Bir evin bir kızı’ derler ya, o isimde kalan ama kendini hiç göstermeyen şımartılma durumundan muaf tutuluyorum tamamen. Artık parça parça evlerde büyüyen 4 kardeşde 3 kızdan biri oluyorum. Bir evin bir kızı olmayı bırakın bir evin üç kızından biri bile olamıyorum 24 yaşında. Bende mi suç yoksa bizi birarada tutamayanlarda mı, yoksa hiç sebep bulamayınca suçu atmaya bayıldığımız ‘kader’de mi bilemem..

Ortancayım ben artık. Ortancalara daha çok mu gülümsüyor hayat acaba diye düşünüyorum saçma olduğunu bildiğim halde. Küçüklere farkedilmeden bahşedilen özel ilgiden, büyüklere farkedilmeden bahşedilen saygıdan nasibimi alamıyorum almasına da artık, ortanca olmanın ne demek olduğunu bile bilmiyorum ben.

Aslını isterseniz bu yazıyı neden yazdığımı bile çözemedim ben bir an, duraklayıverdim zamansız pili biten saatler gibi. Umurumda olmadığını farkettim birkaç ailenin birkaç parçasının kaçıncısı olduğumu. Kendini abla değil anne gibi hissedecek yaşta birinin ortanca olup olmamasının hiçbir önem taşımadığını belki de..

Büyüdükçe farkediyoruz birçok şeyi ve ben bu aralar farkındalık dönemimi yaşıyorum.