KokoSh » 2009 » April

KokoSh

BiR KokoSh’un GünLüğü…

 

KrizDe İnceLmeK 27 Apr 2009

Filed under: ALışveriŞ SePeTim, GüzeLLik SeanSı — kokosh @ 12:53

Hadi bugün size bir iyilik yapim.. Şu ekonomik krizde cebinize zarar gelmeden etkili bir şekilde resimdeki taş popolu hatuna dönmenizi sağlayım :P Şaka bir yana.. Selülit ve fazlalıklar en zayıfımızdan en dolgunumuza kadar çoğumuzun problemi. Evet kafanızda muhteşem canlanan KokoShunuz da bu dertten müzdarip. Bakın, bu itirafımı da unutmayın. Her kız yazmaz selülitim var diye sevgilisinin okuduğu bloguna. Ama bir amaç edinmişim ben, dönemem size destek olacağım bu yoldan :))

Her zaman Yves Rocher‘den bahsediyorum. İnatla ama benim şehrimde yok demeyin. Online alışveriş yapın, beni delirtmeyin. Yves Rocher tamamen bitki özlerinden elde edilen harika bir kozmetik markası. Ben yıllardır yüz ve vücut bakımımın çoğunu onun ürünlerinden temin ediyorum ve cilt bakımı için de kabin bakımlarından faydalanıyorum. Yves Rocher’in eski karın inceltici kremini kullanmıştım ve gerçekten çok fayda etmişti. Şimdi ise uzmanlar o kremlerinin tam 3 katı etkili yeni bir seri ürettiler! Yeşil kahve çekirdeği serisi! Üstelik 29 Nisan’a kadar o seriden alacağınız herhangi bir ürüne selülit kreminiz bedava. Tabiki bu yeni ürünün tanıtımı için yapılmış kısa süreli bir kampanya. Biliyorsunuz piyasada inceltici ürünler 60-150 arası değişiyor. Genellikle çoğu iyi markanın ürünleri 70-90 arası. Ama siz Yves Rocher’den hem karın inceltici kreminizi hem de selülit kreminizi toplam 69.80 tl’ye alabilirsiniz benim gibi. Ya da karnımda problem yok derseniz vücut sıkılaştıcı krem eşliğinde alırsınız selülit ürününüzü bedavaya.

Hadi ben kaçtım, kremlerimi sürmeye gidiyorum :)))

 
 

Travma 26 Apr 2009

Filed under: GünLük — kokosh @ 20:45

Pazar akşamları içime fenalık çöker benim. Böyle bir sıkılgan hallere girerim, bunalımlar hakimdir ruhuma. Ertesi günü yorucu bir hafta başlangıcı olduğundan ve genellikle pazar akşamları uyuz saatlere döndüğünden olsa gerek.

Bugün her pazar olduğundan daha fenayım.. Sevgilim askerden evci çıkmıştı haftasonu ve hemen alıştım varlığına 2 gün boyunca. Şimdi o askeriyeye döndü, nöbetlerine başladı bile ama ben daraldıkça daralıyorum oturduğum yerde. Kendimle ve aklımdaki sorularla başbaşa kalmanın verdiği huzursuzlukla kıvranıyorum yerimde.

Yaşanılan bazı şeyler çok zor geliyor insana zaman zaman. Birçok konuda aklımı meşgul eden ama üzerinde düşünülmek dahi istenilmeyen, cevaplarından korktuğumuz şeyler.. Geçenlerde izlediğim bir Grey’s Anatomy bölümü şöyle bitiyordu. Yazasım geldi ve neden olduğunu anlamak çok zor değil sanırım..

”Doesn’t matter how tough we are.. Trauma always leaves a scar. It follows us home. It changes our lives. Trauma messes everybody up. But maybe that is the point.. All the pain, and the fear and the crap.. Maybe going through all of that is what keeps us moving forward. It’s what pushes us. Maybe we have to get a little messed up before we can step up.”

 
 

TiFFaNy BüYüSü 20 Apr 2009

Filed under: KokoSh'un SanDıĞı — kokosh @ 23:00

Tiffany markasını duymamış olanınız yoktur herhalde. Ben bir ara Kanyon’da görmüştüm, şimdi baktım ve kontrol ettim sizin için websitesinden Kanyon‘un. G katında Damas’ta satılıyormuş Tiffany ürünleri. Tasarımları muhteşem, zariflikten gerçekten ödün vermiyor ve her daim moda kalacak klasikler üretmeyi başarıyor Tiffany.. En sevdiğim özelliği ise o güzel mavi kutuları! Gerçek bir Tiffany klasiği. Siz siz olun sevdiğinize küçücük bir hediye de, alyans veya tek taş yüzük de alsanız mutlaka sunum şekline dikkat edin. Tiffany sizin dikkatinize gerek bırakmıyor neyseki gelenekselleşmiş sunum şekliyle..

Böyle markalarla ilgili yazıları okurken evlenmiyorum sözlenmiyorum banane demeyin. Annenize, sevgilinize, yakın bir dostunuza özel bir gününde çok cici ve en önemlisi hayat boyu değerini koruyacak bir armağan seçebilirsiniz buralardan. Bütçenize uygun bir kolye, bileklik veya normal bir yüzük de hediye seçenekleriniz arasında. Ayrıca gümüş sayısız aksesuar, fularlar, kartvizitlikler de çok uygun fiyatlarla mevcut. Bence siz beni boşverin Gifts bölümüne baktığınızda göreceksiniz ne kadar hesaplı ve şık hediye seçenekleri varolduğunu.

Resimde gördüğünüz tek taş (kaya da diyebiliriz) Tiffany’nin en pahalı yüzüklerinden. Fiyatı tam 4,455,500 Pound!!! Evet yanlış okumadınız.. Pırlantanın boyutları tam 18.44 carat, ben bu yüzüğü keşfettiğimde Fakeangel’a linkini yolladım ve o resmi burada gördüğünüz isimle kaydetti :)) Haksız da sayılmaz hani. Şayet Bill Gates sizin amca oğlunuz ise durum değişir, sevgilinize bu yüzükle evlenme teklifi edebilirsiniz. Dikkat edin ama, yolda birileri biricik aşkınızın parmağını kökünden kesmesin :)

Bana sorarsanız benim favorilerim arasında bu, bu ve bu var. Tabiki normal insanların takacağı normal yüzük boyutu ve fiyatındalar :) Küpe kolye olayına hiç girmiyorum beğendiklerimin sayısını ben de bilmiyorum çünkü.. Erkek alyanslarından ise favorim yine pembe altından yana. Çünkü erkek yüzüklerinde beyaz altın gümüş gibi gözüktüğü, sarı da fazla sırıttığı için bu bakır tonu erkeği çok daha karizmatik gösterecektir diye düşünüyorum. İşte en beğendiğim erkek yüzüğü! Pırlantasız yüzüklerin fiyatları da Tiffany kalitesi için uygun gerçekten. Pırlantalar ise berraklık, renk ve kesim şekliyle aldığı rakamları sonuna dek hakediyor.

Tiffany, websitesinde damat adaylarına da bütçelerine ve zevklerine uygun bir yüzük seçebilmeleri adına da rehberlik ediyor, ilgililere duyurulur.

İstanbul’da Kanyon’da gördüğüm haricinde iki adet Tiffany mevcutmuş.

1) A.S Abdi Ipekci Cad. No. 65
34367 Macka
Istanbul
90-533-571-2856

2) Ciragan Palace Hotel Kempinski
Lobby No.9 Ciragan Cad.
80700 Besiktas
Istanbul
90-533-571-2856 / 90-533-343-2120

E ben daha ne yapayım sizin için!? İyi alışverişler :))

 
 

LoKaL AneSteZi DeneYimi 18 Apr 2009

Filed under: Anatomi-ER&OR :), GünLük — kokosh @ 22:07

Uzun zamandır hem dermatologum hem göğüs cerrahım başımı yiyordu göğsümdeki son hızla büyüyen ben yüzünden. Bunu alalım bu displastik, yarın birgün kansere çevirir deyip durdular. En sonunda yapalım da kurtulayım diye düşünüp bugün yattım bıçak altına.

İşin en ilginç tarafı ne biliyor musunuz? Bir insanın tüm organları dışarı çıkarılırken bile gözümü kırpmadan izleyebilecek olan ben, kendi ameliyatımda neşter vücuduma değdiği andan itibaren kafamı tavana dikip kusmamak için sürekli yutkundum.

Önce doktor benin etrafından göğsümü uyuşturan bir iğne yaptı. Çok tuhaf bir uyuşma ama bu. Yani ameliyat boyunca adamın elini, gazlı bezle silişini bile hissediyorum ama işin içine acı veren birşey girdiği an his kavramından eser yok resmen! Yani ne neşter ne birşey asla hissedilmiyor ama hareketler hissediliyor.  Manyak bir iğne yani, kim icat ettiyse ellerinden öpesim var..

Doktor neşterle yaklaşırken hala çok sakindim, ta ki göğsüme değdini gördüğüm an içim geçicek sandım. Kafamı yukarı kaldırıp bekledim. O sıralarda duydum o korkunç sesi. Kıııırt diye makas gibi birşeyle bir yer kesildi. Gerçekten diri diri kesildiğinizi duymak acayip ötesiymiş. Herneyse sonra dikiş faslına geçildi, onu rahat rahat izledim. Estetik dikiş atıldığı için hareketlerde çok hassas olmak gerekiyormuş, bugünlerde kendime dikkat etmeliyim yani. Ameliyat bittiğinde yavaşça oturtuldum, sonra berbat bir mide bulantısı başladı. Kan şekerim düşmüş, kesme şeker yedirip biraz daha yatırdılar. En sonunda dimdik ayaktaydım, biraz sersem bir halim olsa da.. Herşey dahil 30 dakika kadar sürdü. İşlemin kendisi 10-15 dakika arası.

Bugün neyi öğrendim peki ben? Ne kadar cerrah ruhu taşısam da söz konusu insanın kendi bedeni olunca soğukkanlılık yitirilebiliyormuş zaman zaman. Ha sorarlarsa lokal mi genel mi tercih edersiniz diye anestezinizi ben genelden alayım biraz, pek bir güzeldi apandistim çıkarılmadan önce daldığım o uyku çünkü..

 
 

HaYat SüpRizLerLe DoLu! 17 Apr 2009

Filed under: GünLük — kokosh @ 01:32

Çok uzun zamandır bildiğim birşey var, sizlerin bilmediği.. Ne kadar ilginç değil mi?! Her haltı sizlerle paylaştığım için bu biraz tuhaf bir durum ama bugüne dek açıkçası kendimi hazır hissetmiyordum paylaşmaya.. Bilenler bilir biz iki kardeşiz. Bir adet ağabeyim var, kendisi de sevgilim gibi asker. O 25, ben 24 yaşındayım. Neredeyse genç birer anne baba olacak yaştayız. Ama kader dalga geçti bizimle. Hiç beklemediğimiz birşey oldu. Doğurup, üreyeceğimiz yerde bize gökten (!) 3 adet elma düşürdü. Babamın eşinin hamile olduğunu öğrendik. Üstelik 1 değil 2 değil tam 3 adet bebek vardı o karında! Haber yetmiyormuş gibi sayının verdiği şokla birlikte tabiki bu fikir başta çok itici geldi. Ben kendi adıma konuşmalıyım, bir süre resmen aptallaştım. Sonra nolursa olsun dedim, onlar da bizim kanımızdan.. Ve her kadın anne olmayı hakediyor.

Baktım bu gerçeği kabullenmenin tek yolu onları görmek, gittim ben de doktora. Ultrason gerçekten inanılmaz birşey. Daha doğmadan görüyorsunuz herşeyi, Tanrı’nın gözü gibi. Kıpır kıpırlardı… Küçücük insanlar o minik keseciklerin içinde şirin şirin davranışlarda bulunuyorlardı. Şaşırdım, ürktüm, güldüm, dehşete kapılıp kaçmak istedim, bazen de gizli gizli gözyaşlarımı sildim. Bebekler beni her zaman büyüler..

Sonra bebeklerden birini aldılar, riskli hamilelik olması sebebiyle sapasağlam bir bebeğe veda ettik hiç gelmeden dünyaya. Bilmiyorum ki acaba o diğerlerinden daha mı şanslıydı..

Yarın cinsiyetleri belli oluyor. Ben artık biraz yabancı, biraz aile gibi karmaşık duygular içinde bekliyorum doğmalarını. Hatta içten içe biri kız olsun, bana benzesin istiyorum. Çilli olsun, kızıl saçları olsun, benim gibi topicik yanakları olsun. En çok istediğim şey ise çok mutlu olsunlar. Çünkü dünyaya gelen her bebek bunu hakediyor, onların kararı değil bu hayat, o nedenle verilecek maksimum emek onlardan asla esirgenmemeli kanaatimce. Aynı zamanında bizler için olduğu gibi.. Öz ya da yarı üvey farketmez. Abla oluyorum ben, elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağım onlar için. Zaten ağabeylik, ablalık da bunu gerektirir, öyle değil mi?

 
 

ÖdüLümü İsteRim! 12 Apr 2009

Filed under: GünLük — kokosh @ 15:38

Valla nerden katıldığımı anlamadan bu yarışmaya katılmış bulunuyorum. Benim gibi hediye manyağı bir varlık için ödülün ne olduğu meçhul bir yarışmaya katılmak ilginç bir hareket aslında.. Neyse yarışmaya Kadın Kategorisi’nden katıldım. Sizlerin dertlerine yıllardır derman olan birisi olarak desteğinizi bekliyorum :)

Bakın eğer ödül paylaşıma müsaitse ucundan size de koklatırım hem :Pp Oy vermek için üye oluyorsunuz ama çok basit bir işlem, benim için 5 saniye ayırırsınız herhalde kokoshlar sizi.. Buradan bana oy verebilirsiniz. Hazır elinizi atmışken canım arkadaşım, başarılı blog yazarı Kahkahalar Ülkesi hükümdarı Fakeangel‘a da Kişisel Kategori‘den bir oy verin.

İlk defa oy istiyorum insanlardan, valla kendimi siyasi lider gibi hissettim seçim arifesinden sonra :))

 
 

MobiLya ALma ZamaNı 08 Apr 2009

Filed under: ALışveriŞ SePeTim, KokoSh'un SanDıĞı — kokosh @ 18:32

Mobilya almanın tam sırası diye boşuna başlık atmam ben. Özellikle yakın zamanda evleniyorsanız sakın bu fırsatı kaçırmayın diye yazıyorum yazımı. Kdv indirimini duymuşsunuzdur, duymayanlar için ise aydınlatmamı gerçekleştireceğim buradan merak etmeyin :) %18 Kdv oranını %8 olarak ödeyeceksiniz ta ki 30 Haziran 2009′a kadar. O yüzden hatta hemen evlenin nasıl olsa eninde sonunda yapacağınız iş bu! :Pp Düşünsenize koca bir evi döşerken ne kadar kar edebileceğinizi! 1000 liralık mobilya alırken bile 100 lira karınız olacak, gerisini siz hesap edin diyorum yani..

Eğer bahçeli bir eviniz var ise Mudo‘ya uğramadan sakın bahçe mobilyası almayın. Her tarafta tek bir koltuk bilmem kaç bin eurolara satılırken Mudo’da resimdeki harika takımı dahi 1500 liraya alabileceksiniz. Hem kaliteli hem hesaplı alışveriş için Mudo’yu es geçmeyin. Üstelik İstanbul’da oturuyorsanız 750 lira üzeri tüm siparişlerinizde nakliye bedeliniz ücretsiz. Ayrıca üstün bir müşteri hizmeti sunduklarını da söylemem gerek, aklınıza ne takılırsa günde 10 kere yine sorun, emin olun asla bıkmayacaklardır tecrübe ile sabit :) Ben Mudo’dan online olarak sürekli birşeyler alıyorum, bugüne dek hiiiiiç pişman olmadım!

Güle güle eskitin..

Not: Ayrıca bilgisayar almayı düşünüyorsanız aynı indirim oranından faydalanabileceksiniz, benden söylemesi.

 
 

PemBe ALtın MuciZesi 06 Apr 2009

Filed under: ALışveriŞ SePeTim, GünLük — kokosh @ 22:31

Benim gibi bakır tonlarını sevenler için pembe altın tam bir mucize gibi girdi altın piyasasına. Kuyumcudan birşey beğendiğimizde beyaz ve sarı altın arasında kalmaktan gerçekten çok sıkılmıştık. Hoş hala sarının klasikliği, beyazın sade asaletinden vazgeçmeyenler olacaktır ama ben bundan böyle pembenin modern şıklığından yanayım.

Şu resimlerde gördüğünüz 3 parça da benim için muhteşem. Kelebekli yüzük gece gündüz her zaman takılabilecek hem şirin hem de gösterişli bir model. Ayrıca ben kelebek hastası olduğum için takılarda da çok ama çok hoşuma gidiyor.

Bileklik ise resmen olağanüstü, inanın başka bir kelime bulamıyorum. Bu bileklik benim hayalimden de öte çünkü benim en sevdiğim taş aquamarinedir. Bu bileklik hem pembe altın hem küçücük pırlantalarıyla ışıl ışıl üstelik her tarafında dünya güzeli aquamarineler taşıyor. Üşenmedim fiyatını da buldum, 3400 dolarmış. Ama kanaatimce her kuruşuna değer çünkü ömürlük bir takı. Neyse yazdıkça depresyona giriyorum, ona taptım ben! Para mı biriktirsem acaba?

Son olarak tek taş yüzüğe gelince, süper! Yani bir tek taş bundan daha güzel olamazdı bana göre eğer altın kısmı biraz daha ince olsaydı.. Her türlü sevdiğim özelliği barındırıyor. Olabilecek en güzel söz yüzüklerinden biri de budur herhalde. Ha yok benimki daha güzel diyorsanız o sizin sevgilinize olan aşkınızdandır diye noktayı koymak istiyorum :Pp

 
 

Obama TatiLi

Filed under: GünLük — kokosh @ 19:15

Sonunda bu da oldu! Canım ülkem tatillerine bir yenisini daha ekledi :) Hoş ülkeyi değil ama benim okulumun sokağını etkiledi bu durum! Okul tatil, Obama abimiz bizim okulun sokağında takılacağı için bendeniz bu soğuk ve kasvetli havada okula gitmekten kurtulmuş bulunuyorum. Grup mailimizden son zamanlarda aldığım en iyi haberdi bu, paylaşmadan geçmeyeyim dedim :)

E bu fotoğraf ne alaka demeyin, çok uzun zamandır koymak istiyordum bunu siteye çünkü bayıldım!!! Uzun zamandır gördüğüm en sempatik düğün fotoğraflarından birisi bu ve gerçekten çok karizmatikler karı koca bu resimde, öyle değil mi?