DebeLeniş.. 28 Dec 2008
Sevgilimin annesi inanılmaz birisi! Yani böyle reklamlardaki hatta aile filmlerindeki süper anneler gibi. Gibi saçma oldu ama neyse. Her hafta sevgilimin annesi ve babası onu görmeye gidiyorlar askeriyeye. Ve her gittiklerinde ben onunla cepten rahatça konuşma imkanı buluyorum. Adam sesimi duyduğuna sevinmek bir yana hemen heyecanla başlıyor lafa ”Annem harika yemekler getirmiş, hem hala SICACIKLAR!” diye. Ben de her seferinde aynı cümleyi duyunca antenlerimi açmaya karar vererek annesine sırrını sordum. Meğer neler çekiyormuş o yemekleri o kadar kilometrelik yolda sıcak tutabilmek için. E şimdi bu cumartesi ben de gidiyorum onu görmeye ve aynı performansı sergilemezsem olmaz.. Yani olur ama muhteşem ’sıcacık’ yemekleri beklemeye alışmış birisi için hayalkırıklığı olma ihtimalim çok yüksek. Hemen annemi aradım termosumuz var mı diye. Yıllar önce birşeyler yapmışız, birine vermişiz falan filan. Annem cin gibi kadın, hemen internetten sipariş ver bir tane dedi. Atladım onun bu dahiyane fikrine. Ve işlem başarıyla tamamlandı :) Geriye içini enfes mamalarla doldurması kaldı bana sıcaaak sıcaaaaaak! :))
Yılbaşına çok az kaldı. Yılbaşı gecesini memlekette ailemle geçireceğim ve Fakeangel denen insan da bize katılacak. Ona çok şirin bir hediye aldım ve söz verdiğim üzere aynısından kendime de aldım. Ama size yazamam çünkü o cadı burayı okuyor. 2009′a karşı içimde tuhaf bir sempati var. Neden bilmiyorum, her yeniyıl öyle olur demeyin, ben hep sevinirim ama bu sefer farklı. Böyle içim kıpır kıpır oluyor habire. Sanki 2009′da her tarafımda melekler olacak, hep beni mutlu edeceklermiş gibi. Umarım hissiyatım doğru yöndedir. Sevgilime de askeriyeye gönderilebilecek ufak bir hediye aldım ve mektup+yılbaşı kartı eşliğinde hazırladım güzelce. Asıl hediyesini ise gelecek sene ağacın altında açmak üzere saklıyorum. Askerde bile olsa hediye paketi açmadan girmesin istedim yeniyıla kuzucuk..
Bana dönecek olursak debelenip duruyorum. Bu hafta özellikle çarşamba şehir değiştireceğim düşünülürse çok yoğunum. Sınavlar, erken beyazlayarak gençliğime ihanet eden saçlarımı kendi rengine boyatmalar, kargo göndermeler, kargo beklemeler, ödev yapmalar, tez danışmanını bulmalar vs vs.. 48 saatlik bir maraton var önümde ama altından kalkabilirim, kendime güveniyorum! :)
Havaya noldu ya böyle? Korkunç soğuk geliyor bana. Kafamda sevgilimin aldığı süslü şapkayla geziyorum heryerde ama yine üşüyorum sarıp sarmalansam bile.. Neyse çarşamba yine kara dönüyor hava ama ben memleketimde en fazla yağmura tabi olacağımdan pek umrumda değil. Uçağım rötar yaparsa ama bozuşurum Thy ile. 2008′in son gününde asabiyete sürüklemezler beni diye umut ediyorum..


