Issız Ada’m 09 Nov 2008
Dün sinemaya gittik. Sevgilim, ben ve arkadaşlarımız. Issız Adam filmine Çağan Irmak’ın. Babam ve Oğlum’dan sonra o kadar büyük bir trajediyi kaldıramazdık ama Çağan bizi röportajlarında rahatlatmıştı ne de olsa ‘Bir Babam ve Oğlum daha yapmam..’ diyerek. Gerçi sevgilime göre aynı şeyden yola çıkmış, duygularımızla oynuyor bu film de ve içimize işliyor. Öncelikle uyarıyorum filmi izlememiş olanlarınız varsa yazının devamını okumasın, daha doğrusu filmin sonunu öğrenmek istemeyenler.
Film gece hayatına ve sekse çok düşkün ama aslında içinde çok yalnız olan bir erkeğin hayatının çocuk kostümleri tasarlayan sıradan ve sempatik bir kızla hayatının kesişmesini ve aşık olmalarını konu alıyordu. Ama bencil erkek alıştığı hayattan kopmaktan ya da bağlanmaktan korkuyor ve ilişkilerine noktayı koyuyordu. O koyduğu nokta onun için ve kız için dayanılmaz acılara sebep oluyor ve sonunda erkek ıssız bir adam olarak hayatına devam ederken kız unutamadığı bir adamı düşünerek başkasıyla evliliğini sürdüren bir anne olarak karşımıza çıkıyordu. Her yönüyle trajik bir hikaye ve sürekli ‘Ne yani, neden bitti? Ellerine ne geçti?’ dedirten cinsten ve yaralayan..
Kız terkedildikten sonra erkeğe ”Karda donmak üzeresin. Uyumak tatlı geliyor ama aslında öldüğünü farkında değilsin.” diyerek ya da benzeri bir cümle işte, uzaklaşmıştı. Başlığı Issız Ada’m olarak yazdım çünkü kızın adı Ada idi ve Çağan’ın burda bir kelime oyunu yaptığını hissettim, sanırım doğrudur. Filmin başına dönecek olursak diyaloglar çok yapaydı ve kız çok yapmacık oynuyordu. Eğer film böyle giderse ben bu aşka nasıl inanırım diye düşündüğümü hatırlıyorum. Neyse ki sonraları çok daha gerçekçi bir film izledik. Filmin müziklerine ise diyecek birşey bulamıyorum, ayakta saatlerce alkışlasam belki teşekkürüm yeterli olur. Nil Burak, Ayla Dikmen, Semiramis Pekkan’ın şarkılarıyla ölümsüzleşen filmde daha başka sanatçılarında eskimeyen şarkılarına yer veriliyor. Sonuç olarak ben filmden ağlayarak çıktığımda Çağan’a kızdığımı hatırladım. Filmden erkekler ağlayarak kadınlar rahatlayarak çıkacak demişti. Hayır ben hiç rahatlamadım çünkü bu geri dönüşü olmayan hatayı yapmaya devam edecek erkekler ve arkalarında bırakacakları büyük aşklar olacağını biliyorum ki bu düşünce beni çok yıpratıyor. Umarım yine de en azından izleyen kesime büyük bir ders olur bu hikaye ve Çağan amacına erişir. Sonuç olarak söylemek istediğim eğer izlemeyip yazıyı okumaya devam ettiyseniz mutlaka gidin bir de sizin bakış açınızla görelim.
Filmden bağımsız olarak aklıma takılan birşey Çağan’ın röportajında ”Sex&The City seven kadınlara çok kızıyorum!” demiş olmasıydı. Evet bir konuda ona katılıyorum çünkü Sex&The City kadınları aşk ve seksle aklını bozmuş, alışveriş delisi olarak gösteren bir diziydi. Ben de bunu çok sık düşünürdüm diziyi izlerken ama yine de o diziyi baştan sona çok severek izledim çünkü beni eğlendiriyordu. Hiçbir zaman bir Sex&The City kadını olmadım, olamam da fakat bu onların hayatını tebessümle izlememe engel olmamalı. Dolayısıyla Çağan’a diyeceğim şudur ki kendisi bizim gerçekliğimizi anlatan filmler yapmaya ve gönlümüzü fethetmeye devam etsin lütfen ama o kadar da kızmasın bize! :)
Not: Bozulan pikapımız aklıma geldi ve çok üzüldüm. Yeni kararım çalışan bir pikap almak antikacıdan veya nerden bulursam artık ve bulabildiğim tüm güzel plakları satın almak. Pikaptan müzik dinlediğimiz günlere büyük bir özlem duydum resmen film yüzünden..


bu filmi izlemeyi istiyorum yani sonucunu öğrenmemeyi ama kendimi tutamama gibi bi sorunum da var napayım sence okuyımmı?
ben izlicem sonunu okudum ama olsun izlemeye deger.. :)
cok guzel bır fılm cagan üstad bu konuda bence cok guzel ıslemıs ıssız adam super oynamıs tek kelıme ıle harıka
bu film su anda vizyonda oldugu icin satin alamiyorum:( cok acil yardiminiza ihtiyacim var.. kokosh seninde:) bana önerebilecegin ask filmi var mi? zevkine güveniyorum… sevgilimle izlicem bunu belirtmeme gerek varmi bilmiyorum:) simdiden tesekkürler.
süper bi film sevgilimle gittim ve sonunda göz yaşlarımı tutamadım…
siz yanlış sonuç çıkarmışınız.adam aslında kadınları cezalandırıyor.çünkü çocugu olmayacak için bunu anlamadıgınıza şaşırdım çünkü adamın çocokn sevgisine ve benim kanımda mikrop var demesinden anlamanızı isterdim.
adamın ayrılma nedeni çocuk sayibi olmadıgından dolayı
Hakan bu hayatımda gördüğüm en sığ yorumlardan biri. Kanımda mikrop var dediği sahne kendi aşırı aktif ve ruhsuzca yaşadığı cinsel hayatın onda yarattığı ruhsal çöküntüyü anlatmaya çalıştığı andı. Kısırlık gibi alakasız bir konuyla nasıl bağlantı kurduğuna şaşıyorum.
ÇOCUKLARA OLAN DÜŞKÜNLÜĞÜNÜ NASIL ANLATIRSIN VE FİLMİN SONUNDA HEP BAŞKALARININ ÇOCUKLARINDA SEVGİYİ ARAYACAKSIN DEMESİ