Durak Delisi 21 Sep 2008
Şimdi evimin tam önünde bir otobüs durağı var.. Durakta hep bir kişi var, sadece bir.. O da deli bir kadın. Ben de bu durakta bir tane normal insan yok herhalde burdan otobüs pek geçmez diye uzaklara yürüyüp duruyorum ulaşım için. Durakta onu görmekten yorulunca sordum mahalledeki esnafa bir gün, hepsi o durağın delisi dediler. Orda yaşarmış, kimsesi yokmuş. Gece gündüz demez hep o bankta otururmuş. Kışları kar yağdığında ya da hava soğukken çok, belediye gelir götürürmüş kadını. Bu deli durmazmış sıcak yerde, kaçar yine otururmuş durakta.. Esnaf bunları söylerken beynimden hızla şunlar geçiyordu; ”Hımmm, nerde tuvalete giriyor? Hiç yıkanmaz mı? Ne yiyor acaba? Üşümez, terlemez mi? Yoksa deli olunca insan nerde ne halde olduğu gerçekten önemsiz mi oluyor, ‘deliye hergün bayram’ lafı gerçek mi?” falan.. Tabi sadece beynimden, ilginçtir beynimden geçenleri pek frenleyemeyip ağzımdan pırtlatma huyum olsa da esnafa sormadım bu tuhaf şeyleri.
O gün, yürümenin canıma tak ettiği gün yani, evin önündeki durakta şansımı denemeye karar verdim. Malum yine sadece benimki vardı. Oturmuş sigarasını tüttürüyordu bir keyifle. Yanınd beklemeye başlayınca tuhaf tuhaf baktı yüzüme. Ben de gülümsedim. Hemen heyecanlandı, oturduğu yerde bir hareket bir hareket. dikkat çekmeye çalışan çocuk gibi. Sen ne bekliyorsun dedi bana, otobüs dedim. Aferin sanaaaaaaaaaa diye bağırmaya başladı hiç üstünde durmadım tabi ben. Sonra ayağa fırladı yüzünü neredeyse yüzüme yapıştırdı ne otobüsü dedi acayip bir ifadeyle. Çok kötü sigara kokuyordu nefesi. Beşiktaş dedim. Gelmezz o gelmezz dedi ve bir saniye geçmeden bekle bekle falan dedi. Delinin ipiyle kuyuya inmemem gerektiğini anladım tabi ama yine de içime şüphe düştü, geçer mi acaba geçmez mi otobüs diye.. Sonra saçma sapan birşeyler sordu bana sarılmaya kalkıp sakinleştirdim onu oturttum zar zor. İşte o zaman arka arkaya bağırdı, filiz akınım ben, türkan şoray böyle güzel değil, hiç olmadı, filizzzzzz.. fatma girik gibi yemek pişiririm. en güzel ben yaparım yemek, filizim ben falan diye ama nasıl bağırıyor herkes bize bakıyor. Ben sakinleştirmeye çalışıyorum bu yine bağırıyor küskün küskün özür dilerimmmmmmm diye bas bas bu sefer. Konudan konuya benden hızlı atlıyordu yemin ederim. Deli saçması böyle birşey demek..
Şimdi ben günlerdir o olayı düşünüyorum. Bu kadın, yaşı da genç daha 35 falan, neden delirdi acaba, böyle kafadan sakat doğmadı herhalde, türk filmleriyle alıp veremediği ne ve neden bir otobüs durağı.. Şöyle bir hikaye yazdım dramatik; 20′li yaşlarında bir delikanlıya aşık olmuş bizimki.. Türk filmlerini iç geçirerek izler kendi aşkının da öyle nayırrr nolamazzlardan sonra mutlu son yazısıyla bitmesini beklermiş. Bir gün akşam ailesinden gizli sevgilisini beklemiş otobüs durağında ama çocuk hiç gelmemiş. Sonra ondan hiç haber alamamış, bir gün öğrenmiş ki delikanlı bir başkasıyla evlenmiş. Ve işte o acı gün kız kendi hayatından vazgeçmiş. Aklını orda teslim etmiş başlamış kendi dünyasında yaşamaya. Aile de deliyi zaptedememiş, uğraş uğraş nereye kadar deyip vazgeçmişler evlatlarından.. Uydurdum ama olaya uydu sanırım.
Bu arada otobüs hiç gelmedi.


otobüs hiç gelmedi. o da gelmeyecek otobüsü inatla bekliyor olsa gerek.
bence bukadar seneryo yazmaya gerek yok vaktinde gelmeyen belediye otobüsleri delirmek için yeterli :)
ahaha:D evet deepblue haklısın:D
bnm sonumda o kadın gbi olucak galiba-senin yazdgn senaryodaki sebepten ötürü- we cocuk hic gelmemiş,ögrenmişki delikanlı baskasıyla ewlenmiş,o acı gun kızcagz aklını kaybetmiş… :’(