Nightmare 04 Jul 2008
Dün gece berbat bir kabus gördüm. Rüyamda sevgilimle çok mutlu bir hayatımız varken o birden saldırganlaşıyor ve sürekli havada uçan kuşları avlamaya çalışıyor ve onların canını acıtarak bunu başarıyordu. Çığlıklar atıyordum, nasıl böyle bir insana dönüştüğünü soruyordum çaresizce ama belli ki ben bile onun umrunda değildim. Gözü dönmüş gibiydi. Sonradan beni de dahil edince anlıyordum durumu, korkunç bir tarikata üye olmuş meğer. Herkes kendinde değil gibi, soğuk ve duygusuz. Sonra ben bir odaya giriyorum ve orda garip suratlı bir adam bana çantamı açmadan içinde neler olduğunu söylüyor tek tek ve onları benden almak istiyor.. En çok yarabantları istiyor benden. Rüyamda annemin bana verdiği pırlanta yüzüğün taşları elime dökülüyor birer birer.. Çok üzülüyorum, neler olduğunu anlamaya çalışıyorum ama olanlar mantıkdışı.
Tarikat üyelerinin toplandığı alanın koridorunda bir bakıyorum ki ben hamileyim! Karnımda bir bebek değil korkunç bir şey var sanki çünkü bir hamilelik canını bu kadar yakamaz insanın. Yerlerde sürünüyorum ve ‘bu şey beni öldürecek, çıkarın onu içimden! bana bela bu, yalvarırım çıkarın onu, çok korkuyorum lütfen, bu bebeği alın ordan’ diye bağırıyorum ama insanlar donuk bir şekilde yüzüme bakmakla ve yerlerde sürünüşümü, kıvranışımı izlemekle yetiniyorlar.
Sonra uyandım ama bir süre uyandığımı bile idrak edemedim.. Kabuslar da rüyalar kadar insanın bilinçaltıyla ilgili, buna eminim. Şimdi tek tek her yazdığım cümleden anlam mı çıkarmalıyım yoksa büyüklerin dediği gibi suya anlatıp akıp gitmesini mi sağlamalıyım?


Leave a Reply