Kep’e Veda 04 Jul 2008
Dün okula gittim kep&cüppe iadesi için. Malum 50 YTL’yi o 56 beden cüppeye ve lastikleşmiş kepine kaptırmamalıydım :) Anneannemi de aldım yanıma bir de okulu iyice gezdirdim ‘iksitadi ve idari bilimler’ime kadar.. Sonra onu arabada bırakarak koştum binaya.. Yaz okuluna giden zavallı öğrencilerin, üzerimdeki şort terlik tişört güneş gözlüğü vs. kombinasyonu nedeniyle tatilciler havasında okula gelmemi ve utanmadan mezun olduğumu haykıran kepimi iade odasına götürmemi izleyen korkunç ve haset bakışlar altında öğrenci işlerine girdim. O masum tipik devlet memuru amcayı bile özleyeceğimi düşündüm bir an görünce güler yüzüyle paspas yaparken yerleri..
”Kepimi getirdim beeeeeeeeeeeeen!” diye gereksiz bir heyecanla ilk cümlemi kurdum
”Yaz okuluna kaldın mı?” diye neşeme ters bir soru yöneltti paspası tüm mikropları sağa sola saçacak şekilde uygularken.
”Yooook yok! Kalır mıyım hiç?! (Bir de bana sorun!) Bitti gitti okul!” dedim başarımı böğürürcesine.
”O zaman tamam! Tebrik ederim seni, yolun açık olsun, mutlu ol yeni hayatında” dedi sevimli sevimli paspasla artık iyice kapıya doğru yaklaşırken.
Burda benim beyin sıvılarım yine yer değiştirdi ve poşetten kepimi manasızca hatta şuursuzca çıkardım ve memur amcanın şaşkın bakışları altında kepimi yüksek tavanlı okulumun lambalarına kadar fırlattım. Sonra kepimi yerden aldım ”Ay kusura bakmayın içimde kaldıııı!” dedim. Amca ” At kızım at, öyle kalabalık bir törende kimin naptığı anlaşılmadı zaten..” dedi ve beni yadırgamadı hiç deliliğim yüzünden.
Çıkarken önünde sıra beklediğim kahve makinasına baktım, sonra yüzleri tanıdık ve çapkınca bakışlarından gıcık aldığım erkek gruplarına, aptalca çime değil yürüyüş yoluna akıp ayaklarımı mahveden fıskiyelere, sabah sabah makyajlı ve allı pullu giyinmiş gözalan sahne kaçkını kızlara ve yamuk parkedilerek otoparkımızı katletmiş arabalara.. İlginç bir şekilde hepsine çok büyük bir sevgiyle baktığımı farkettim. Belki de özlenecek olan bir okulun küçük parçalarıydı onlar. Ve anneannem yol boyu kampüsün güzelliğini, manzaranın muhteşemliğini, cafelerin çokluğunu, çimlerin bakımlılığını övüp durdu hem gururlandırarak beni hem acımı deşerek sanki..
Her ne olursa olsun söylemeliyimki ben üniversitemi ve üniversiteli olmayı çok sevmiştim.


Leave a Reply