Ayşe Arman ben okuyamayalı yine döktürmüş. Hayranım şu Hürriyet‘in yazarlar arşivine :) Biriktirip biriktirip okuyorum. En çok ailesi üzerinden yazdığı yazılara bayılıyorum. O kadar güzel anlatıyor, o kadar yalın ve yalansız.. Yine bir yazısının altında Alya’sı üzerinden ilkler ile ilgili bir kısım vardı. Aynen aktarıyorum.
İLK HAYAL KIRIKLIĞI
Sabahları Alya‘yı okula bırakıyorum “Good Morning Miss Heather” diye öğretmenini selamlıyor, sonra koşarak Felipe’ye sarılıyor.
Felipe, Kolombiyalı bir çocuk.
Hep el eleler.
Çok iyi anlaşıyorlar.
Birbirlerine resim yapıp, hediye ediyorlar.
Kumlarda yuvarlanıyorlar, birlikte yüzüyorlar.
Bir tür aşk yaşıyorlar yani. 3 yaş aşkı…
* * *
Ama…
Geçenlerde bizimki, ilk hayal kırıklığını yaşadı.
Okuldan bir arkadaşlarının doğum günü vardı.
Her zamanki gibi Felipe’nin yanına gitti.
O da ne!
Felipe, 8 ay boyunca yere göğe koyamadığı Alya’nın suratına bile bakmadı…
Neden?
Çünkü Osman’la oyuna dalmıştı, arabalar, vinçler…
Erkek muhabbeti…
Alya inanamadı başına gelenlere…
Felipe’nin elini filan tutmaya çalıştı, en sempatik gülücükleri attı…
İki erkeğin arasına girmeye uğraştı, ıh ıh, yok…
“Git seni istemiyoruz” dediler.
Daha fazlasını gururuna yediremedi…
Ah benim güzel Alyam, erkeklerden ilk darbeyi, o gün, orada yedi!
Ve ağlayarak yanıma geldi.
“Artık Felipe benim arkadaşım değil, o Osman’ın arkadaşı” dedi. Şimdi ne söyleyeyim?
“Böyle şeyler olur” mu diyeyim?
“Hiç kimse vazgeçilmez değil. Hayatın gerçekleriyle ne kadar çabuk yüz yüze gelirsen o kadar iyi olur?” mu diyeyim?
3 yaşında daha, nereden anlayacak, demedim tabii…
En kendimden emin sesimle, “Deli misin?” dedim, “Hepiniz arkadaşsınız. Sabahları Felipe’yle oynuyorsun ama öğleden sonraları Aslan Cem’le. Felipe bozuluyor mu?
Hayır.
Zaten daha önce de Hamdan aşağı, Hamdan yukarıydı, Felipe’nin yüzüne bile bakmıyordun.
Sakın üzülme.
Hadi git Allegra’yla oyna…”
Ama içim parçalandı.
Bu da ilkti, hissettim, daha bir sürü yara bere alacaktı, daha çoook kıç üstü yere oturacaktı…
Ve ben onu aslında koruyamayacaktım, o da şu hayatta herkes gibi kendi gerçeğini yaşayacaktı!
Büyümek böyle bir şeydi…
Birden hiç büyümesin istedim, içime geri sokayım, orada güvende olsun…