KokoSh » 2008 » June

KokoSh

BiR KokoSh’un GünLüğü…

 

:( 30 Jun 2008

Filed under: VazGeçiLmeZ ŞarkıLaRım — kokosh @ 14:02

I can’t sleep tonight
Everybody saying everythings alright
Still I can’t close my eyes
I’m seeing a tunnel at the end of all these lights

Sunny days
Where have you gone?
I get the strangest feeling you belong

Why does it always rain on me?
Is it because I lied when I was seventeen?
Why does it always rain on me?
Even when the sun is shining
I can’t avoid the lightning

I can’t stand myself
Im being held up by invisible men
Still life on a shelf when I got my mind on something else

Oh, where did the blue skies go?
And why is it raining so?
Its so cold
I can’t sleep tonight
Everybody saying everythings alright
Still I can’t close my eyes
I’m seeing a tunnel at the end of all these lights

Why does it always rain on me?
Why does it always rain…

 
 

Why Does It Always Rain On Me? 28 Jun 2008

Filed under: GünLük, VazGeçiLmeZ ŞarkıLaRım — kokosh @ 15:07

Dün gece sevgilimle Park Orman‘a gittik Travis konserine.. Korkunç bir içki kuyruğu ile birlikte Travis‘in yarısını keyfimizce dinleyemedik. Ama gerçekten çok sempatiklerdi.. Ses için ise yorum yapmaya gerek bile duymuyorum. Bilmeyeniniz var mı bilmem ama sanal iPod’umdan şu an dinleyebilirsiniz.

İçki standı o kadar azdı ki, yemek standlarının yanında yok denecek kadardı hatta. Sosis ve köfteler yerine Miller standları olsa çok daha mutlu olurduk :) Bira içeriz düşüncesiyle arabayla gitmediğimiz konserden dönüşte taksi bulamayacağımız anladığımız için dolmuşla döndük yolun çoğunu :) Şoför rallici gibi olduğu için olmayan kol kaslarım hala ağrıyor..

Konser için başka ne diyebilirim? Mesela bence coşku azdı. Daha eğlenceli olabilirdi. Neyse gidenleriniz vardır belki, yorumlarınızı bekliyorum. En sevdiğim 4 şarkısını koydum iPod’uma. Siz de benim gibi ‘Why does it always rain on me? ‘ diye düşünenlerdenseniz ilk şarkı hepimize gelsin..

 
 

Gece Muhabbeti 26 Jun 2008

Filed under: GünLük, VazGeçiLmeZ ŞarkıLaRım — kokosh @ 01:30

Bugün sevgilimle buluştuk, Sezen Aksu’nun yeni albümü Deniz Yıldızı‘nı da aldık. Sezen’i sevmeyen ilginç bir insan var mı aranızda bilmiyorum ama hepiniz alın. Bu albüm de verdiğiniz her kuruşu fazlasıyla hakediyor. Benim favori şarkım daha önceden söyledim mi bilmiyorum ama ‘Yol Arkadaşım’. Albüme biraz daha ısınınca favorim değişebilir şimdiden söyleyim oyun bozanlık olmasın ;)

Türkiye bugün acı bir şekilde elendi. Bugünkü maçı gerçekten haketmiştik. Hakeme ve Alman’ların bize kıyasla pasif oyunlarına rağmen finale kalamamamız çok acıklı oldu. Yine de ben çoktan birçok ülkenin elendiği Euro 2008 mücadelesinde bize uzun süre maç izleme keyfi ve milli gururu yaşatan takımımıza çok teşekkür ediyorum. Hepsini terli alınlarından öpüyorum, en başta çok sevdiğim Fatih Terim’i.. (Mecazi anlamda hayatım, kızma!)

Sabah iş görüşmem var, bu 3. olacak. İkinci görüşmemde heyecan olayından kurtulmuştum hatta biraz fazla ‘cool’ takıldım.. Ama yarınki iş, şartlar düşündüğüm gibi olursa eğer gerçekten arzu ettiğim birşey olduğundan yine heyecan sardı beni :) Bakalım bu nasıl geçecek.. Şans dileyin KokoSh’unuza, tamam mı? :))

 
 

HaPpY FeeT 23 Jun 2008

Filed under: GünLük, GüzeLLik SeanSı — kokosh @ 16:49

Böyle sırıtan mutlu ayaklara sahip olmak çok kolay. Tamam itiraf ediyorum, biraz üşenebilirsiniz ama değer. Öncelikle söylüyorum ayaklarınıza çok iyi bakın çünkü bunu hakediyorlar. Tüm gün vücudunuzun ağırlığını taşıyanın ayaklarınız olduğunu aklınızdan asla çıkarmayın. Mutlu ve ferah ayaklar sizin de kendinizi enerjik hissetmenize sebep olur.

Bayanlar için söylüyorum düzenli olarak pediküre gitmekte fayda var tabi bu işin tırnak kısmı ile ilgili daha çok. Evde yapacağınız asıl ayak bakımına gelince.. Haftada bir kez ayaklarınızı ılık suda bekleterek yumuşattıktan sonra taşlayın. Bu ılık suyun içine ayaklar için özel olan suya atmalık pastil ya da minik taşlardan atabilirsiniz. Taşlama sonrasında ise nemli ayaklarınıza güzel bir peeling ile masaj yapın ve ayaklarınızı soğuk suyla yıkayın. Hepsi bu! Tırnak kısmını zaten pedikürcüleriniz bilir. Siz de evde mavala kütikül kremi gibi ürünlerle tırnak çevrelerine masaj yaparak tırnak etlerinizin güzelliğini daha uzun süre koruyabilirsiniz. Tırnaklarınızda asla eskimiş oje bırakmayın, sık sık geceleri ojelerinizi temizleyin ve tırnaklarınızın hava almasını sağlayın. Uzun tırnak gibi bir saçmalığa ise asla girişmeyin, böyle bir çirkinliğe merakınız varsa da benimle tanışmayın mümkünse :))

Şimdi vazgeçemediğim ayak ürünlerimi size sıralamak istiyorum. Hani siz hep ‘ürün ne önerirsin’ dersiniz ya işte sormadan söyleyim..

Suya atmak için The Body Shop’un naneli taşları,

Taşlamak için The Body Shop’un ahşap saplı olan ve bir tarafı ince diğer tarafı kalın pütürüklü ponzası,

Ölü derilerden kurtulmak için Yves Rocher’in lavantalı ayak peelingi,

Yoğun ayak kremi olarak The Body Shop’un naneli rescue kremi,

Günlük olarak L’occitane’nin lavantalı ayak kremi.

Bunlar benim favorilerim tabi, siz de deneme yanılma yolu ile kendinizi en iyi hissettiren ürünleri keşfedebilirsiniz.

NOT: Ben değil ama son 1 yıldır ayaklarım menapoza girdiği için korkunç bir şekilde sıcak basıyor tabanlarıma. Terleme yok, acı yok, sızı yok, sadece korkunç bir sıcak basması. Sabaha karşı görmeyen gözlerimle yataktan fırlayıp kendimi küvetin içine sokup soğuk su ayaklarıma akarken ayakta uyuyakalıp düşmeme neden olacak kadar vahim düzeyde hem de.. Bu anlarımın bazılarında buzdolabında sakladığım The Body Shop’un naneli ayak spreyi çok işimi görüyor. Tavsiye edilir..


 
 

aLınTı 2 22 Jun 2008

Filed under: GünLük — kokosh @ 11:27

Ayşe Arman ben okuyamayalı yine döktürmüş. Hayranım şu Hürriyet‘in yazarlar arşivine :) Biriktirip biriktirip okuyorum. En çok ailesi üzerinden yazdığı yazılara bayılıyorum. O kadar güzel anlatıyor, o kadar yalın ve yalansız.. Yine bir yazısının altında Alya’sı üzerinden ilkler ile ilgili bir kısım vardı. Aynen aktarıyorum.

İLK HAYAL KIRIKLIĞI

Sabahları Alya‘yı okula bırakıyorum “Good Morning Miss Heather” diye öğretmenini selamlıyor, sonra koşarak Felipe’ye sarılıyor.

Felipe, Kolombiyalı bir çocuk.

Hep el eleler.

Çok iyi anlaşıyorlar.

Birbirlerine resim yapıp, hediye ediyorlar.

Kumlarda yuvarlanıyorlar, birlikte yüzüyorlar.

Bir tür aşk yaşıyorlar yani. 3 yaş aşkı…

* * *

Ama…

Geçenlerde bizimki, ilk hayal kırıklığını yaşadı.

Okuldan bir arkadaşlarının doğum günü vardı.

Her zamanki gibi Felipe’nin yanına gitti.

O da ne!

Felipe, 8 ay boyunca yere göğe koyamadığı Alya’nın suratına bile bakmadı…

Neden?

Çünkü Osman’la oyuna dalmıştı, arabalar, vinçler…

Erkek muhabbeti…

Alya inanamadı başına gelenlere…

Felipe’nin elini filan tutmaya çalıştı, en sempatik gülücükleri attı…

İki erkeğin arasına girmeye uğraştı, ıh ıh, yok…

“Git seni istemiyoruz” dediler.

Daha fazlasını gururuna yediremedi…

Ah benim güzel Alyam, erkeklerden ilk darbeyi, o gün, orada yedi!

Ve ağlayarak yanıma geldi.

“Artık Felipe benim arkadaşım değil, o Osman’ın arkadaşı” dedi. Şimdi ne söyleyeyim?

“Böyle şeyler olur” mu diyeyim?

“Hiç kimse vazgeçilmez değil. Hayatın gerçekleriyle ne kadar çabuk yüz yüze gelirsen o kadar iyi olur?” mu diyeyim?

3 yaşında daha, nereden anlayacak, demedim tabii…

En kendimden emin sesimle, “Deli misin?” dedim, “Hepiniz arkadaşsınız. Sabahları Felipe’yle oynuyorsun ama öğleden sonraları Aslan Cem’le. Felipe bozuluyor mu?

Hayır.

Zaten daha önce de Hamdan aşağı, Hamdan yukarıydı, Felipe’nin yüzüne bile bakmıyordun.

Sakın üzülme.

Hadi git Allegra’yla oyna…”

Ama içim parçalandı.

Bu da ilkti, hissettim, daha bir sürü yara bere alacaktı, daha çoook kıç üstü yere oturacaktı…

Ve ben onu aslında koruyamayacaktım, o da şu hayatta herkes gibi kendi gerçeğini yaşayacaktı!

Büyümek böyle bir şeydi…

Birden hiç büyümesin istedim, içime geri sokayım, orada güvende olsun…

 
 

Can Acısına Birebir 12 Jun 2008

Filed under: GünLük, GüzeLLik SeanSı — kokosh @ 18:32

Yanda gördüğünüz tüp ne biliyor musunuz? Mucize bir ürün. Geçen yaz başında Strawberrynet.com’dan aldığım (Sitemde sağ üst köşeden de tıklayıp alabilirsiniz, bana para kazandırabilirsiniz.) bu güneş sonrası jel gerçekten acılarıma çare oldu. Beyaz tenli biri olduğum için zaten her güneşlenme maceram bir işkence ile son buluyor. Korunma falan biz beyaz tenlilere nafile yine kıpkırmızı oluyoruz. En güzeli gölgede oturmak aslında ama neyse bu konuya ayrıca değinicem. Şimdi olaya güneş sonrasından giriyorum.

Güneşlendikten sonra özellikle vahim bir şekilde acı çekiyorsanız öyle sıradan nemlendiriciler hiç bir işe yaramaz. Bu konuda güneş sonrası için satılan yoğun sütlerden ya da jellerden faydalanabilirsiniz. Mesela resimdeki Lancome Soleil Icy Tubes After Sun for Face&Body çok pratik bir ürün. İçindeki jel kendinden soğuk, eğer jeli buzdolabına koyarsanız etkisini çok daha fazla hissettiriyor. Ben buzdolabında saklıyorum ve havuz&denizden sonra hemen tüm vücuduma ve yüzüme uyguluyorum. O kadar rahatlatıyorki anlatamam. Ayrıca bronzluğun kalıcılığını ve cildin soyulmamasını sağlıyor. Yaz başında mutlaka bir adet edinin, cildiniz size teşekkür edecek inanın..

Not: Netten almak istemeyenler için söylemeliyim, Türkiye’de varsa eğer fiyatı 45-60 Ytl arasındadır. Aşırı aktif bir tatiliniz yoksa bir yaz için 1 tüp yeterli olur..

 
 

Kedi Ruhum.. 11 Jun 2008

Filed under: GünLük — kokosh @ 23:46

Maçın ortasında aramış olabilirim onu ama beni o erkek yığınının ortasında ses tonuyla terslemesini haketmedim. Aklıma birşey takılmıştı sadece, hem de maçla ilgili! Düşünün o kadar suçsuzum yani.. Erkek arkadaşlar sevgililerini aydınlatmalı bu futbol meselelerinde öyle değil mi? Öyle. Benimki de aydınlattı ama sesiyle dövdü bir yandan da! Yumoş sürekli önümde öpüşüyor, bense sevgisizlikten kurudum.

İntikamım acı olacak.

Etiketler:,
 
 

Ey Sperm SahipLeri! 10 Jun 2008

Filed under: Anatomi-ER&OR :), GünLük — kokosh @ 23:52

Az önce nette gazete okuyordum ve bir adamın (ayının desem ayıya hakaret) ultrasonda bebeğin cinsiyetinin kız olduğunu öğrendikten hemen sonra 5 aylık hamile karısını tekme tokat dövdüğü haberini gördüm. İnanamadım demeyeceğim, cahil insan çok. Ama okumuş erkek milletinin hala erkek çocuk isterim diye boş boş konuşmasından nefret ediyorum.

Madem erkek çocuk istiyorsunuz erkek milleti, bu maddeleri iyi okuyun!

1) Erkek kız diye ayrım yapacağınıza sağlıklı evlat için dua edin. Binlerce hasta doğan bebeği düşünüp ukalalık etmeyin, aşkınızın meyvesine sahip çıkın!

2) Kadının cinsiyet belirlemede hiçbir etkisi yoktur! Bunu bilin! Kadın zaten sadece X yumurta hücrelerine sahiptir. Yani dişi. Erkekte ise hem X hem Y mevcuttur. (dişi-erkek) Döllenme esnasında erkek hangisini takdim ederse kadın bunu doğurur. Erkek X verirse XX kız, Y verirse XY erkek çocuk olacaktır. Yani kalın kafanıza sokun sperm sahipleri, kız evlatlar da sizin eseriniz!

3) Hayatta kimi ne için suçladığınıza ve ne dilediğinize çok dikkat edin. Benden söylemesi..

 
 

İsTek ÜzeriNe 09 Jun 2008

Filed under: GünLük — kokosh @ 00:45

Az önce bir arkadaş Vakkorama’dan aldığım elbiseyi çok merak etmiş, resmini koymam mümkün mü diye sormuş. Ben de kıramadım. İşte şirin cicim resimde.. Ben çok sevdim, annem de öyle.. Altına topuklu, topuksuz, her tip ayakkabı&terlikle ve gündüz, gece, plajda, her yerde giyilecek bir elbise olduğunu düşünüyorum. Kararı siz verin, yanılıyor muyum?

Not: Üzerine tıklayarak büyük halini görebilirsiniz.

Yine Not: Aklıma gelmişken böyle bir site var! Ne aldıysanız resmini çekip koyuyorsunuz insanlar yorum yapıyor. Alışverişkoliklere yakışır ;)) Hem de tanımadığınız insanların da fikrini almış olursunuz. İlginizi çektiyse Ofitofi‘ye uğrayın derim!