2008 May | KokoSh - Part 3

KokoSh

BiR KokoSh’un GünLüğü…

 

MıŞıL MıŞıL 12 May 2008

Filed under: GünLük — kokosh @ 23:42

Dudaktan Kalbe’yi izliyorum, acayip uykum var aslında ama tutuyorum kendimi. Uyku modum için herşey hazır, lenslerimin çıkması haricinde. Dişlerim fırçalandı, yüzüm temizlendi, nemlendiricim sürüldü, mışıl mışıl kılığımı da giydim. Üzerimde gri bir tişört var, altımda da pembe pijamamın şortu. Popomda ”Dandini dandini dastana” yazıyor :)) Her bu pijamayı giydiğimde gülme tutuyor beni. Kim aldı bunu bana dersiniz? Tabiki sevgilim!

Komik!

 
 

Ne Denirse Eksik KaLır 11 May 2008

Filed under: GünLük — kokosh @ 23:55

Bu fotoğrafa o kadar uzun süre baktım ki anlatamam. Neler düşündüğümü kelimelere dökmem mümkün değil. Şu anda ikisinin de annesi olmaktan başka hiçbirşey istemiyorum. Onları sonsuz bir sevgiyle sarmalamak ve gözlerindeki bu güzelliği, masumiyeti kaybetmemeleri için dünyadaki tüm kötülüklerden izole ettiğim bir ortam sunmak istiyorum bebeklerime.

Flickr‘dan muhteşem fotoğrafların devamına bakmak isterseniz buyrun. Benim gibi fazla duygulanmayın.

Hepinizin anneler günü mutlu olsun, tüm annelerimizin, anne adaylarının ve geleceğin annelerinin de..

 
 

Zaman BekLemez..

Filed under: GünLük, VazGeçiLmeZ ŞarkıLaRım — kokosh @ 23:28

”Bizim de zamanımız gelecek elbet” dedi beyaz tenli çocuk, çocuk suratlı sevgilisine. Çocuk suratlı kız astı çilli suratını, büzdü şişman dudaklarını küçüklüğündeki gibi şımarık bir ifadeyle. Oysa hiç şımarık değildi kız, şımaramamıştı hayatı boyunca, koşullar elvermemişti ki.. Çocukluğundan beri büyük olmak zorunda kalmıştı ya da büyük olmayı seçmişti isteyerek mi bilinmez. Şimdi çocuk olsa koca kız yine büyük olmayı seçmezdi muhtemelen, değişmişti artık. Zamanın gelmesini sabretmek istemeyecek kadar sevmişti beyaz tenli çocuğu. Neyin sırası neyin zamanıydı bu gelecek olan. Herşey kurallarla mı olmalıydı sanki bu hayatta? Hayret! Bütün bunları o plan yapmak için plan yapan kız mı söylüyordu? Gerçekten değişmiş olmalıydı kız.

Kız kabullenmiş gözüktü söylenenleri, ama bildiğini okuyordu hisleri yine. Asi bir dalga gibi kabarıyorlardı içinde kızın, nefesini tüketiyorlardı. Sonra günlerden bir gün yine acıdı içi parça parça oldu sanki. Naparsa yapsın dolduramayacağı bir boşluk doldu önce kalbine sonra tüm vücuduna çocuk suratlı kızın.. Giderek büyüyen bir boşluktu bu taşarcasına. Anladı çocuk suratlı kız, şımarmaya alışmamalıydı, yabancıydı ona bu his. Çok iyi ifade edemiyordu sanki kendisini, bir şarkı bulmaya karar verdi, buldu, şarkı konuştu ve kız dinledi. Artık kızın söyleyecek hiçbirşeyi yoktu, sadece istekleri ve düşleri vardı kimselerle paylaşmamayı öğrendiği.

“Kalk, geç karşıma, aç gönlünü, dön gel yavaşça
ben sensiz yanan bir ateştim, söndüm zamanla
bir düşman gibi gel üstüme, özletme kendini
sen bir dost gibi, kardeş gibi özlenen sevgili
sabrı öğütler zaman, oysa odur durmayan
ben beklerim de zaman beklemez ki beni
iyisi mi sen kalk, geç karşıma, aç gönlünü, dön gel yavaşça
ben sensiz yanan bir ateştim, söndüm zamanla..”

 
 

EşcinseLLik Üzerine 08 May 2008

Filed under: GünLük — kokosh @ 15:35

Gece boyu rüyamda gaylerle uğraştım. Neler döndüğünü pek hatırlamıyorum ama böyle gayleri seven ve sevmeyen insanlar dünyada büyük bir savaşa sebep oluyorlardı. Ve ben gayleri savunan tarafta yer alıyordum. Uyanınca gerçek hayatta da öyle savunurmuydum acaba diye düşündüm yatakta. Evet savunurdum, savunuyorum. Eşcinsellik doğaya aykırı gözükmekle beraber maalesef bazılarının doğasında var. Maalesef diyorum çünkü eşcinsellere karşı negatif bir düşüncem olmadığı halde onların yaşamak zorunda oldukları hayat için üzülüyorum. En gelişmiş toplumlarda dahi hala dışlanan bir grup insan kendilerini özgürce ifade edemiyorlar ve hatta bazen yıllarca ‘normal’ davranıp evlilikler yapıp, eşlerinin ve çocuklarının hayatını karartıyorlar. Kendi çektikleri içsel acıları başkalarının asla kabullenemeyeceği bir travmaya dönüşüyor.

Tanıdığım eşcinseller var, hiçbiriyle çok yakın değilim ama iyi insanlar olduklarını düşünüyorum. Zaten alışılmadık cinsel tercihler insanı kötü yapar mantığını hiç anlamıyorum. Söyleyeceğim şu, gaylerin hayatı gerçekten çok zor. Lütfen bir de biz onların hayatını zorlaştırmayalım, hor görmek yerine anlayışla yaklaşalım. Şunu unutmayın onlar asla bizim gibi toplumda saygı gören hayatlar kuramıyorlar. Bu toplumsal baskılara ortak olmak yerine, bireylere ve onların tercihlerine (veya hormonal bozukluklarına) saygı duyalım. Sevsek de sevmesek de onlar da en az bizim kadar insan.

 
 

Pişman DeğiLim

Filed under: GünLük — kokosh @ 14:56

Pişman değilim. Gerekirse yine yaparım. Zaten başından belliydi böyle olacağı.. Sevgilim bile alaylı bir biçimde gülmüştü duyduğunda. Annem sürekli uzak tutmaya çalıştı beni onlardan. Ne kadar yakın olursan kendini engellemek o kadar güç olur dedi. Yapma kızım dedi, etme kızım dedi ama bugün o an geldiğinde kendisi de pes etti… Pes etmeseydi annem, değişirmiydi durumum bilmiyorum. İçimden dalga dalga yükselen o hissi susturmak mümkün olurmuydu, açıkçası hiç sanmıyorum..

Evet, kıyafet rejimime ihanet ettim. Kendime ihanet ettim. Ama işin acı tarafı bu ihanet bana hiç acı vermiyor. Aksine karşıma astığım pembe kısa yeni elbisem mutlulukla gülümsüyor bana. Kıyafet rejimime girdiğim günden beri ne kadar süre geçmiş öğrenmek bile istemedim. Varsın eski yazıma bakıp karşılaştırmayı siz yapın. Benim sonumun böyle olacağı baştan belliydi. Size itiraf etmek kolay ama alışveriş düşkünü ve rejim ortağım anneanneme bunu açıklamam çok utanç verici olacak. Hahahayyy diye bir kahkaha atıp yarın o da hemen bozacak rejimini bir bahane bulmanın verdiği sevinçle ve bundan sonra yaptığı her alışverişin günahını boynuma dolayacak büyük bir zevkle. İşte o gün geldiğinde ‘Tanrım ben ne yaptım?!’ deme ihtimalim oldukça yüksek.

Bugün hava yağmurlu, yarın da hava yağmurlu olacakmış. Ama ben sabah kavuşacağım sevgilimi pembe mini elbisemle karşılamak istiyorum havaalanında. Elbisenin sırtı da açık önü de biraz açık. Bir sihir hakkım olsa yarın havayı güneşli yapar yeni cicimi giyerdim.

Farkındayım, özüme döndüm!…

 
 

DoğaL GüzeLLiğin SimgeSi 06 May 2008

Filed under: GünLük — kokosh @ 18:01

Ben bu kızı çooook beğeniyorum ya! Lütfen herkes kıskançlığı ve komplekslerini bir tarafa bıraksın, benim gibi itiraf etsin. Aslı Tandoğan gerçekten çooook masum bir güzelliğe sahip! Şu gözlerin şirinliğine bir bakın, doğal güzellik diye ben buna derim işte. Solaryumlu, kara tenli sarı saçlı, estetikli kızlar görün! Güzellik böyle olur, boya küpü olmakla değil.

Lamia karakteriyle gönlüme taht kuran Aslı’yı mesleki başarısından ötürü tebrik de ediyorum elim değmişken. Hep böyle melek yüzlü kalması dileğiyle..

 
 

HaRika Bir SoS

Filed under: KokoSh'un mUtFaĞı — kokosh @ 16:55

Meksika’nın ünlü sosu Guacamole ‘yi bizzat Meksikalılardan öğrenmiş birisi olarak söylemeliyim ‘bu kolay sosa bayılıyorum!’ :)

Siz de evde bu sosu cips, panço vs. ile yemek isterseniz hazırlanması oldukça kolay. Ayrıca guacamolenin ev partilerinin de olmaz olmaz sosu olduğunu aklınızın bir köşesine yazın.

Şimdi gerekli malzemeler ve tarif kısmına geçiyorum :)

MALZEMELER

3 tane olgunlaşmış avokado
1 orta boy domates
1/2 soğan (orta boy)
2 acı sivri biber
1 çorba kaşığı zeytinyağı
3-4 damla tabasco (acı istenirse)
1 tatlı kaşığı krema veya avokado çekirdeği
tuz

HAZIRLAMA

Öncelikle olgunlaşmış avokadolar bir kaşıkla kabuklarından ayırın ve çatalla iyice ezin. Domatesin kabuğu nu soyun ve küçük küçük doğrayın, yarım soğanı çok ince kıyıp iyice ezin. Acı biberleri de ince ince doğradıktan sonra hepsini avokadoya ekleyin. Zeytinyağ ve tabascoyu da bu karışıma ilave edin. Guacamolenin kararmaması için bir tatlı kaşığı krema ilave edebilirsiniz. Eğer krema yoksa en son avokadonun çekirdeğini sosun ortasına yerleştirebilirsiniz bu aynı zamanda dekoratif bir görünüm sağlar :) En son hepsi karıştırılır ve tuz ayarı isteğinize göre yapılır.

NOT: Guacamole’yi yeneceği zaman hazırlamaya özen gösterir yoksa ne yaparsanız yapın yavanlaşır ve kararır. Afiyet şeker olsunnnnn :))

 
 

LapstickçiLer

Filed under: GünLük — kokosh @ 15:15

Laptop’ım hayatımın top 10′inde adlı yazımda belirttiğim lapstick.net ile ilgili olarak bir uyarı emaili aldım. Meğer bu lapstickler patentliymiş ve başka bir firmaya aitmiş, dolayısıyla firma hukuki yollara başvurarak lapstick.net’ten kurtulmanın derdinde. E ürünün patentini aldıklarına göre haksız da sayılmazlar. Benimle temasa geçen firma yetkilileri yazımı kaldırmamı rica etmişler. Kimse kusura bakmasın ama yazılarımın her biri benim için çok değerli ve kaldıramam. Ama haksız rekabete dayanamayan bir kişilik olarak düzeltme yazısı yazmayı firmaya bir borç bildim.

Sitenin aslı www.lapstick.com.tr imiş arkadaşlar. Bakalım hangi seçkin marketlerde, kaç paraya ve nasıl desenlerle sunacaklar bize bu harika ürünü? :) Websitesinde gördüğüm kadarıyla beylere uygun desenler de mevcut olacak. Ben hemen alırım sevgilime bir hediye.

11 Mayıs’tan itibaren alıcı gözle bakınıcam etrafa, size de tavsiye..

 
 

DinLerken..

Filed under: GünLük, VazGeçiLmeZ ŞarkıLaRım — kokosh @ 13:02
  Öyle büyük ki inan doktor içimdeki boşluğum
  Ne koyarsam koyayım hiç dolmuyor
  Eğer böyle yaşarsam hep aynı acıyı
  Bu sıcaklar bile beni donduruyor

  Kör bir dilenci vücudunda sigara yanıklarıyla
  İlkbahardan bana bahsediyor sardunyalar açıyor diyor
  Ama ben görmeyeceğim ve sizin gibi sevinmeyeceğim

  Bekleme salonunda günü geçmiş dergiler
  Saçım başım dağılmış sanki bana benzerler

  Doktor doktor insanlar hiç bilmiyor
  Doktor doktor insanlar hiç duymuyor
  Doktor doktor insanlar hissetmiyor
  Doktor doktor kimse beni sevmiyor

  Gerginsin rahatla dedi çabucak soyunurken kadın
  Paramı ver yeter hiç farketmez adın
  Soyunmana gerek yok bana bir kaç tatlı söz lazım
  Uyuyana kadar kal yeter bitmiş uyku haplarım
 


MusicPlaylist