İçimizdeki Çocuk 20 May 2008
Çok mutsuzdum dün gece, uykum yoktu ve hiçbir zaman beni ziyaret edecek gibi de gözükmüyordu. Hiçbir zaman olmasa da uzun bir süre gelmedi uykum, yanılmış sayılmam yani. Boş boş oturup kendime acımakla geçirmedim zamanımı. Bir süre penceremin önünde oturup temiz havayı içime çekip sakinleştikten sonra kütüphaneme diktim gözümü. Evet başucumda aynanda okuduğum 3 kitaba rağmen! Bana lazım olan beni anlayacak iyileştirecek bir kitaptı.. Okuduğum kitaplar şu an bu durum için pek uygun sayılmazlardı yani.
Seçim yapmakta pek zorlanmadım. Sağolsun bir dönem çok iyi bir psikologtan uzunca bir süre yardım alan yakın bir arkadaşımın sözleri geldi aklıma. ”İçimizdeki Çocuk‘u okudun mu? O kadar güzel bir kitap ki anlatamam, resmen insanı iyileştiriyor!” demişti bana. Bu arkadaşımın hikayesi çok sıradan gözükmekle beraber iz bırakanlardan. Anne ve babası daha çok gençken tanışıp birbirlerine deliler gibi aşık oluyorlar. Bu dönemde beş kuruş paraları yok, korkunç sıkıntıdalar. Ama bu dönem onların hayatı beraber göğüsleme kararını etkilemiyor ve evleniyorlar. Çok seviyorlar birbirlerini ama gerçekten zor bir dönem yaşıyorlar. Ve işte hayatın garip sürprizlerinden biri daha! Annesi arkadaşıma hamile kalıyor. Bebeği aldırmayı bırakın yiyecek alacak paraları bile bir dert. Anne korkunç mutsuz bir hamilelik geçiriyor ve arkadaşım bu mutsuz hamileliğin 9 ay boyunca salgıladığı her türlü olumsuzluktan etkilenerek dünyaya geliyor. Hikaye oldukça farklı olsa da benim durumumla aynı. Herneyse şimdi maddi ve manevi durumları çok iyi. Çalışarak herşeyi başarmışlar ama o korkunç hamileliğin ve zor hayatlarının etkisi olsa gerek anne ve baba bir daha çocuk sahibi olmamış. Arkadaşım tek kardeş kalmış.. Mutlu bir ilişkisi varken içinde hep huzursuz ve saldırgan bir tarafı olduğunu keşfettiğinde ise soluğu psikologunda alıyor ve bu tedavi süreci kadar okuduğu kitabın da hayatını değiştirdiğini söyledi bana. Biliyorum, biliyorsunuz, istemek birşeylerin değişmesi için en büyük etken.. Arkadaşımın terapisi yaklaşık 1 yıl önce sona erdi. İlişkisi artık onun gel gitleri ile yıpranmıyor.. Çok mutlular ve haziranda nişanlanıyorlar.
Tekrar kitaba dönecek olursak çok doğru bir seçim yaptığımı gördüm. Kitap içimizdeki çocuk ve içimizdeki ana-baba ilişkisini gözler önüne seriyor. Bireyin davranışlarını ve duygularını yöneten varlıkların bunlar olduğunu ve bu ikisi arasında sağlıklı bir bağ kuramamış kişilerin maalesef ruh halinin de bozulabildiğini anlatıyor. Kitap sağlıklı bir ortamda yetişmenin önemini vurgularken bu ortamdan dönem dönem de olsa eksik kalmış kişilerin eksikliklerini kapaması için yol gösteriyor. Kitabın yazarı psikolog Doğan Cüceloğlu da çocukluğunu gerçek anlamıyla yaşamamış ama içindeki çocuğu içindeki ana-babasıyla barıştırmış ve dengeyi sağlamış.
Anlayacağınız kitabı henüz okuyorum ama içinde birşeylerin huzursuz olduğunu düşünen kişilerin okumasını tavsiye edecek kadar tanıdım sayfalarını.. ”Kitap en iyi dosttur” diyen ilk kimse kendisiyle gurur duyuyordur muhtemelen.


mimarlık okumama rağmen psikolojiye de aşırı ilgi duyarım. doğan cüceloğlu’nun tüm kitaplarını tekrar tekrar okudum.
insan kendi kendinin psikoloğu olmalı bence. herkese tavsiye ederim.