
Artık bu iki ürünü ve benzerlerini heryerde görmekten midem bulanıyor. Moda diye önümüze sunulan herşeyi kullanmak zorundamıyız bu gerçekten önemli bir konu. Evet resimde gördüğünüz üzere gladyatör ayakkabılar ve poşulardan söz ediyorum.
Poşu modası gerçekten tüm dünyayı kasıp kavuruyor hatta öyle bir hal ki bu herkesin boynundalar. Herkesin üzerinde gördüğünüz birşeyi takmak sizi rahatsız etmiyor mu? Ben yemeni, eşarp, şal türü ürünleri çok severim ama poşu biraz farklı. Özellikle resimde gördüğünüz renklerdeki poşular bana Filistin, Irak ve Urfa’yı hatırlatıyor ve bazı başka toplulukları da.. Öncelikle poşunun nereden çıktığını ve hangi kişilerin veya grupların sempatizanlığının bir göstergesi olduğunu iyice öğrenelim ondan sonra hala istiyorsak kullanalım derim ben. Modern kıyafetli şehir kadınlarının boynunda oldukça komik bir görüntü sergiliyor poşular. Ve ben artık görmek istemiyorum. Fotokopi makinası gibisiniz.
Gladyatör ayakkabılara ise diyecek pek birşey bulamıyorum. Tek kelimeyle iğrençler! Heryerdeler ve en şık mağazaları süslüyorlar ama bende korkunç bir duygu uyandırıyorlar. Sevgilimle Harvey Nichols’ı gezerken göstermiştim o saçma ayakkabılardan birini, ”Bu ne be?!” demişti dehşete kapılıp. Sonra da fiyatını göstermiştim ”2000!” Sevgilimin yadırgayan bakışlarını siz düşünün. Size yemin ediyorum üstüne para verseler çıplak ayakla dolaşmayı tercih ederim. Bence bunu ilk çıkaran kadınlardan nefret eden bir erkek modacı. Kadınları ”Giy bak ayağında harika oluyor, inanılmaz seksi ve çok moda!” diyerek kandırıp bu salgını dünyaya yaydıktan sonra oturduğu yerden pranga ayaklı kadınlara bakıp kıs kıs gülüyor kanaatimce. Bunların her çeşidi piyasada şimdi.. Topuksuzu, topuklusu, dize kadar olanı, kısası.. Ve hepsi kaba ötesi duruyor. Özellikle davetlerde zarif elbiselerin altına giyildikleri zaman ben de kafamı duvarlara vurma isteği uyandırıyor.
Demek istediğim şu, moda kurbanı olmayın! Kendinize ait bir tarzınız olsun ama moda diye herşeyi alıp takıp takıştırmayın artık ey kadın milleti!