KokoSh » 2008 » May

KokoSh

BiR KokoSh’un GünLüğü…

 

İfLas Zamanı(!) 29 May 2008

Filed under: GünLük — kokosh @ 12:41

Filas.. Yani iflas.. Yorgunluktan yazamıyorum bile işte kanıtı :( İflas etti bünyem demeye çalışmıştım kendimce.. Finallerimin yoğunluğu yetmedi bir de arabanın muayenesi çıktı başıma, neyse hallettik annemle.. Eve geldim ama soluklanmak ne mümkün. Tek iflas bünyemde değil, yarın icra&iflas sınavım var ve maalesef ben hiç ama hiç hazır değilim.. Çok çalışmam lazım, bana çok enerji lazım.

Ama tek istediğim soğuk bir havuzun kenarında güneşleniyor olmak şimdi, elimde mümkünse diet colam da olsun bol buzlu ve limonlu.. Ama cam şişede cola olmalı, tenekelerin tadı çirkin.. Yanında club sandwich de olabilir ama yedikten sonra kalorileri vücuda karışmayan cinsinden :)

Evet saçmalıyorum.

Olabilir, ne var yani!!!

Etiketler:
 
 

Bir Küçük MoLa 28 May 2008

Filed under: GünLük, KokoSh'un küTüphaNeSi — kokosh @ 00:05

Hep kendimi kasıyordum.. ‘Roman okuyamazsın anlasana! Okuman gereken tek şey ders kitabı seni küçük tembel cadaloz!’ diyerek (evet biraz acımasızım kendime karşı) kızıp duruyordum kendime. Ama bugün kötü geçen bir sınav sonrası eve bitkin vaziyette geldiğimde içimdeki korkunç sesi bir kenara ittim ve son 50 sayfası kalmış olan romanımı mutlulukla bitirdim hem de gerine gerine yattığım yerde, üstüne utanmadan 2 saat uykumu da uyumuşum mis gibi..

Anladım, insanoğlunun bazen sorumluluk seslerini susturmaya ihtiyacı varmış.. Bazen kütüphaneye bitmiş bir romanı yerleştirmek bile inanılmaz bir keyif verebiliyormuş insana.. Herkese tavsiye, günde mutlaka en azından 30 dakikanızı çok sevdiğiniz birşeyleri yapmaya ayırın. Canlanacaksınız!

Ee bu yazının sonuna bir kitap tavsiye etmeden duramam ben.. Yazarların İstanbul’u.. 12 yazarın kaleminden tek bir İstanbul, yoksa farklı İstanbullar mı demeliydim.. :)

 
 

Makyaj GüzeLLeri 25 May 2008

Filed under: GünLük, GüzeLLik SeanSı — kokosh @ 15:58

Evet KokoSh severler, işte size makyaj mucizesinin kanıtı! Birçok erkeğin rüyasını süsleyen Eva Langoria’yı ben çok beğenmiyorum. Açıkçası benim için bir kadının güzelliği vücudundan önce yüz güzelliği olduğu için yüzü güzel olmayan kadınlar isterse hoş vücutlu olsun beğenmem. Eva’nın yüzü ise benim pek tarzım değil. Daha önce de söylediğim gibi ben biraz Aslı Tandoğan tarzı saf ve çocuksu yüzleri daha çekici buluyorum. Vücuduna ise diyecek sözüm yok kısacık boyuna rağmen gayet hoş. Neyse gelelim konumuza! Konumuz makyaj güzelleri! Size sayısız örneğin olduğu bir adres veriyorum aşağıda. Bu 2 resmi örnek olarak koydum ve Eva’yı seçmemin nedeni Tony Parker ile yaptığı evlilik ve Desperate Housewives dizisindeki oyunculuğu sebebiyle bu aralar çok gündemde olması.

”Ay bu kadınlar ne kadar güzel, ben neden böyle değilim?!” deyip kendinizi paralamanızdan ötürü üzüldüğüm için ünlülerin iç yüzünü sizlerle paylaşmak istedim. Özellikle yüzünü çok beğendiğim Cameron Diaz ve Kate Moss’un hali içler acısı. (gerçek yüzlerini gördüm ya bir daha düşünücem..) Onlarla uyanan erkeklere acıyorum :)

Demi, Lindsay, Julia, Jessicalar’ın (Alba ve Simpson) ve daha birçoklarının iç yüzünü görmek isterseniz buyrun! Makyaj nelere kadirmiş demeniz için tıklamanız yeterli..

Hürriyet Gazetesi-Sokakta Görsek Tanımayız!

 
 

SeLüLitine Eyvah DiyenLere

Filed under: GünLük, GüzeLLik SeanSı — kokosh @ 02:44

Ey ahali, selülitlerinizden şikayet edip duruyorsunuz, işte size moral olsun! (niye moral oluyorsa zavallı kızın hali bize, o da ayrı bir tartışma konusu..) Güzeller güzeli Mischa Barton da selülitliler kervanında! Ay cidden o ne selülittir yani, bende olsa böyle kesin bunalıma girerim. Sizde de durum bu fotoğraftaki kadar vahimse hemen spor, bol su ve önerilerime başlayın.

Neyse umarım Mischa bu görüntü kirliliğini temizler, sizler de bu kadar kötü hale gelmeden önlem alırsınız. Ama unutmayalım selülit bir cilt rahatsızlığıdır ve maalesef inanılmaz sık görülüyor kadınlarda. Yani kendinizi mahvetmenize gerek yok. Herkes aynı dertten müzdarip..

Not: Çekinmeyin fotoğrafın üzerine tıklayın kocaman kocaman seyredin durumun vahimliğini böylece ibret olur belki size de. Bana oldu şahsen..

 
 

Sevginiz Nerde Övündüğünüz?

Filed under: GünLük, VazGeçiLmeZ ŞarkıLaRım — kokosh @ 00:58

Eurovision’a bu sene katıldığımız şarkıyı bugüne kadar en çok sevdiğim eurovision şarkımız ilan ediyorum. Ben zaten bir Mor ve Ötesi sever kişiliğim. Eee siz de normalde sevmesenizde bu sene sevmek zorundasınız artık ”Deli” yüzünden.. :))

Bu muhteşem şarkıyı buradan da indirebilirsiniz. Benim gibi bağıra bağıra söylemek şartıyla tabi!!!

Aranıyor sahibi ruhumun
Tam yerine mi düştüm
Direniyor faili tutkunun
Kızmış ve küçülmüş

Aranıyor sahibi ruhumun
Tam yerine mi düştüm
Direniyor direniyor direniyor

Beni büyütün, ağlatmayın
Sevginiz nerde övündüğünüz
Beni büyütün, ağlatmayın
Sahte düşlerle oyalamayın

Bir akıllı bir yarım deli
Dört yanım akıllı bir yanım deli
Herkes akıllı bir ben deli
Bir ben deli bir ben deli

Beni büyütün, ağlatmayın
Sevginiz nerde övündüğünüz
Beni büyütün, ağlatmayın
Sahte düşlerle oyalamayın

 
 

İLetiŞim ve YoRum FarKı 22 May 2008

Filed under: GünLük — kokosh @ 18:18

Şu İletişim bölümümle yorum bölümüm hakkında bir not düşmek istedim. Bilmeyenler için söylüyorum, iletişim bölümü yorum yazmak, soru sormak gibi amaçlarla kullanılmıyor. Oradan gönderdiğiniz yorumlar sadece email adresime geliyor ve buradan yayınlamam ya da cevap vermem mümkün olmuyor. İletişim bölümü ciddi amaçlarla bana ulaşmak isteyenler için koyuldu arkadaşlar.. Yorum bölümünden yazdıklarınıza ise elimden geldiğince cevap vermeye çalışıyorum. GünLük kategorimi okuyanlar bilir, hayatım çok yoğun :)

Bu yazıyı yazdım çünkü iletişim bölümünden çok güzel ve anlamlı yorumlar geliyor ama ne yayınlayabiliyorum ne de cevap verebiliyorum. Dolayısıyla KokoShunuz olarak bu duruma çok üzülüyorum.. :(

Üzmeyin beni tamam mı?

Etiketler:, ,
 
 

AngeL Her Zaman Fake DeğiL 21 May 2008

Filed under: GünLük — kokosh @ 23:47

Ders çalışmam gerekiyordu her zaman olduğu gibi ama çalışamıyordum. İçimden normalde gece gece yapmayacağım her türlü saçmalığı yapmak geliyordu (dolapları boşaltıp düzeltmek gibi) sırf ders çalışacak zaman kalmasın diye ama tutmalıydım kendimi. Ben de telefona sarıldım ve sabahın 8′inde (hala nasıl kandım bu saate bilmiyorum) beraber yürüyüşe çıkmaya karar verdiğim biricik Fakeangel’ımı aradım biraz destek bulmak için.

Telefon çaldı, çaldı ve çaldı. Sonra açıldı. Hain! Uyuyordu işte yine! Üstelik ‘ne var az uyusan, sabahın 7 bucuğunda buluşalım’ bile demişti yürüyüş için. Ama kendisi fosur fosur uyuyordu. Üstelik hainliğini gizlemeye bile gerek duymamış, mırıl mırıl bir kedi gibi konuşuyordu telefonda. Önce bozuldum tabi ama sonra hiç istifimi bozmadım, onun uyuması benim de uyuyabileceğim anlamına gelmiyordu ya! ‘Bana ders çalışmam için birşeyler söyle çabuk!’ dedim gururlu ama uyuyor diye de kıskandığımı belli eden haset sesimle. Sadece hain değil bir de ukalaydı üstelik, ‘ders çalıııııııış’ dedi en cilveli ve uykulu sesiyle bu soğuk espriyi yaparken. Sinirlendim ama terslemedim onu, naparsa yapsın ihtiyacım vardı ona o anda, soğukkanlılığımı korumalıydım. ”Yaaaa çok kötüsün” dedim ona cilvede ondan aşağı kalmayan en şuh sesimle. Cazibeme dayanamadı, boğazını temizledi, ‘bu gece dişini sıkacaksın, sabah uykusuz kalacaksın ama yazını rahatlıkla ve mutlulukla geçirirken bu geceyi hatırlayıp gülümseyeceksin hem de kocaman bir gülümsemeyle’ dedi bana. İşte gaza gelmem için gereken muhteşem bir cümle! Hemen ’süpersin’ dedim ve kapadım telefonu. Sonra derse değil buraya koştum, şimdi farkettim telefonu kapatır kapatmaz mesaj çekmiş bana uykusunun ortasında; ‘iyi çalışmalar benim güzel arkadaşım‘ yazmış. Cevap atıcam ona şimdi, hain ve ukala olsa da kıyamam ona ben :))

Bu gece anladım bir kez daha, melekler her zaman sahte değilmiş.

Etiketler:,
 
 

Moda KurbanLarı

Filed under: GünLük — kokosh @ 14:01

Artık bu iki ürünü ve benzerlerini heryerde görmekten midem bulanıyor. Moda diye önümüze sunulan herşeyi kullanmak zorundamıyız bu gerçekten önemli bir konu. Evet resimde gördüğünüz üzere gladyatör ayakkabılar ve poşulardan söz ediyorum.

Poşu modası gerçekten tüm dünyayı kasıp kavuruyor hatta öyle bir hal ki bu herkesin boynundalar. Herkesin üzerinde gördüğünüz birşeyi takmak sizi rahatsız etmiyor mu? Ben yemeni, eşarp, şal türü ürünleri çok severim ama poşu biraz farklı. Özellikle resimde gördüğünüz renklerdeki poşular bana Filistin, Irak ve Urfa’yı hatırlatıyor ve bazı başka toplulukları da.. Öncelikle poşunun nereden çıktığını ve hangi kişilerin veya grupların sempatizanlığının bir göstergesi olduğunu iyice öğrenelim ondan sonra hala istiyorsak kullanalım derim ben. Modern kıyafetli şehir kadınlarının boynunda oldukça komik bir görüntü sergiliyor poşular. Ve ben artık görmek istemiyorum. Fotokopi makinası gibisiniz.

Gladyatör ayakkabılara ise diyecek pek birşey bulamıyorum. Tek kelimeyle iğrençler! Heryerdeler ve en şık mağazaları süslüyorlar ama bende korkunç bir duygu uyandırıyorlar. Sevgilimle Harvey Nichols’ı gezerken göstermiştim o saçma ayakkabılardan birini, ”Bu ne be?!” demişti dehşete kapılıp. Sonra da fiyatını göstermiştim ”2000!” Sevgilimin yadırgayan bakışlarını siz düşünün. Size yemin ediyorum üstüne para verseler çıplak ayakla dolaşmayı tercih ederim. Bence bunu ilk çıkaran kadınlardan nefret eden bir erkek modacı. Kadınları ”Giy bak ayağında harika oluyor, inanılmaz seksi ve çok moda!” diyerek kandırıp bu salgını dünyaya yaydıktan sonra oturduğu yerden pranga ayaklı kadınlara bakıp kıs kıs gülüyor kanaatimce. Bunların her çeşidi piyasada şimdi.. Topuksuzu, topuklusu, dize kadar olanı, kısası.. Ve hepsi kaba ötesi duruyor. Özellikle davetlerde zarif elbiselerin altına giyildikleri zaman ben de kafamı duvarlara vurma isteği uyandırıyor.

Demek istediğim şu, moda kurbanı olmayın! Kendinize ait bir tarzınız olsun ama moda diye herşeyi alıp takıp takıştırmayın artık ey kadın milleti!

 
 

GeLiŞim ZamaNı 20 May 2008

Filed under: GünLük, KokoSh'un küTüphaNeSi — kokosh @ 17:10

Hayatın her alanında acımasız seviyede bir rekabet ortamı mevcut. Bu konu özellikle iş hayatında had safhaya ulaşıyor. Siz de rakiplerinizden geri kalmamak veya iddialı olursak onları geride bırakmak için kişisel gelişiminizi ve iş kültür&becerilerinizi arttırmaya yönelik eserlerden bol bol faydalanmalısınız. Şahsen ben şu son finallerimden (lütfen lütfen lütfen son olsun!) kurtulur kurtulmaz ilgilendiğim alanlarda var olan kitapları rahatlıkla okuyacağım için çok seviniyorum.

Sizlere tavsiyem özellikle Mediacat kitaplarına bir gözatmanız, hatta gözatmakla kalmayıp satın almanız, ve hatta süs gibi durmalarına fırsat vermeden oları bir solukta okumanız! :))

Medicat’in kişisel gelişim, halkla ilişkiler, pazarlama, yönetim vb. gibi birçok konuda kitapları mevcut. Kitapları satın almak için yerinizden kalkmanıza gerek yok! (Millet olarak yağlarımız eriye eriye öldük ya sanki!) Alışverişiniz için Kapital Market‘ten faydalanabilirsiniz.

Her zaman olduğu gibi benden söylemesi…