GeLinLer Her zaman GaLip.. 25 Mar 2008
Her ay olduğu gibi bu ayda da galip gelen ’search’lerim evlilik mevzusu üzerine.. Bu siteye gelenlerin çoğu gelinlik nedeniyle buradalar. Bunu kantitatif yöntemlere dayanarak söylüyorum, benim uydurduğum birşey değil yani.. Bu inanılmaz bir evlilik furyası, öyle ki beni bu konu üzerinde düşünmeye itiyor. Neden insanlar çılgınlar gibi evleniyor? İstediğimiz yerde düğün yapabilmemiz için aylar önceden tarih belirlememiz gerekliliğinin asıl sebebi ne? Ekonomik özgürlüğümüzü elde etmeden ev kurma, aile sahibi olma cesaretini nasıl bulabiliyoruz? Kimsenin evinde yemek yok mu ki binlerce ytl fark ödeyerek yemekli bir düğün yapıyoruz? Ya da aslında hiç sevmediğimiz bazı akrabalarımızın en mutlu günümüzde etrafımızda dolaşması adetten mi? Peki, en önemlisi, kim gerçekten aşık olduğu için evleniyor?…
Evlilik kimilerine göre; çaba göstermeye gerek bırakmayacak bir ekonomik güvence sistemi, soyunu devam ettirmek için yapmak zorunda olunan bir iş, toplumda statü sağlayan bir medeni durum hali, yasal olarak sevişmeye izin veren bir kurum, aile baskısından kaçmanın en kolay yolu, yeni ev-yeni eşya, lay lay lom hayat, vs vs vs..
Evlilik bunların hiçbirisinin uzun vadeli yanıtı değil.. Ben hiç evlenmedim. 2 yıl bile sürmeyen kötü evliliklerine 2 çocuk sığdırmayı başarmış başarısız bir ailenin parçalanması nedeniyle, yıllardır arada anlatmakla anlaşılmaz sorunlar yaşayan o 2 çocuktan biri benim. Ruhumu teslim ede ede insanları idare etmeyi öğrendim, öğreniyorum.. Hayır, yaşadığım problemler beni evlilik düşmanı yapmadı ama bir nevi bu konuda gençlerin birçoğunun düşünmediklerini düşünebiliyor olma yetisini kazandırdı. Evlilikten korkmuyorum, asla korkmadım. Aksine bir yuva kurduğumda onu bir kale gibi koruyacağım gücü kendimde görüyorum. Benim günü geldiğinde neden evleneceğim belli.. Peki sizin gerçekten neden evlendiğinizi ya da evlenmek istediğinizi kendinize sorma cesaretiniz var mı?
Mantık çerçevesinin dışında gelişmiş bir aşkla evlenmeliyiz dediğimi sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Aşk, sevgi ve saygı bir evliliğinin olmazsa olmaz 3 unsuru ama bunu mantığınızın almayacağı ve size uygun olmayan biriyle gerçekleştirirseniz kısa zaman sonra ben ne yaptım deme ihtimaliniz oldukça yüksek. Evlilik sırf mantıkla başarılı olmayacak bir kurum olduğu gibi sadece tutkuyla da asla yürümez.
Öncelikle ayaklarının üstünde durabilen biriyle evlenmeliyiz. Ama bu tek taraflı olmamalı. Cinsiyetimiz ne olursa olsun biz de müstakbel eşimiz gibi her koşulda kendimize yetebildiğimizi ispat etmeliyiz. Çok para kazanmak mühim değil ama elinden gelenin en iyisini yapan, çalışkan birisi sizi asla hayal kırıklığına uğratmaz. Evlenirken, ev kurarken herkese ailesi destek olur ama ya sonrası?..
Bu konuda düşününce rahatına inanılmaz düşkün olan bir şahsiyet, sevgilim geliyor aklıma. Allah daha çok versin, maddi sıkıntısı olmayan bir ailenin oğlu olmasına rağmen daha üniversitede okurken gecesini gündüzüne katıp kafa patlatarak kendi işini kurdu. Maddi ve manevi bir çabalar bütünü gösterdiği yorgunlukla geçen bir seneden uzun bir sürenin sonucunda mezun olduğunda kendi işinin sahibiydi. Hala da çok şükür ki en çok büyümeye yüz tutan, geleceği parlak sektörlerden birinde başarıyla işini sürdürüyor. Bu kadar keyfine düşkün bir insanın böylesine sorumluluk sahibi olması ve genç yaşta başarıyla hedeflerine doğru yürümesi bende inanılmaz bir gurur duygusu uyandırıyor. Mezun olduğumda ondan geri kalmamak için, kendim için, bizim için, ben de elimden gelenin en iyisini yapmak istiyorum.
Evlilikte roller konusunda gelenekçiyimdir, istediğiniz kadar kızabilirsiniz. Kadın çalışıyor olsa bile mutlaka evinin tertip düzeninden sorumlu olmalı ve iyi bir ev hanımında bulunması gereken tüm özelliklere sahip olmalıdır. Yemek yapmayı bilmeli, tüm ailesini hazır gıdalara boğmamalı, titiz olmalıdır..
Çocuk konusuna gelince asla evlenir evlenmez çocuk planları yapan insanları anlamıyorum. Özellikle genç evlendilerse neden hayatlarını yaşamadan böylesine büyük bir sorumluluğun altında girdiklerini anlamak imkansız. Ben birkaç sene eşimle hayatımızın tadını çıkarmadan birbirimizin sorumluluğu dışında bir sorumluluk almayı istemiyorum, bu dünyanın -iddia edildiğine göre- en güzel duygusu olsa dahi..
Evlilik, şimdikinden daha mutlu olacağınız bir düzeniniz, hayatınız olacağına inandığınız zaman güzel ve anlamlıdır. Umarım bu yazı çılgınlar gibi gelinlik arayan okurlarımın hayatları üzerinde durup bir düşünmesine yardımcı olur. Ama biliyorum ki ben ne dersem deyim, akıl almaz sebeplerle evlenenlerin sayısı hiçbir zaman azalmayacak.
Gelinler her zaman galip, ve galip kalacaklar…
kokosh o kadar uzun yazmışsın ki okumak istemedim ilk önce daha sonra hadi bi ilk paragrafına gözgezdireyim derken 2 dk içinde sonuna kadar gelmişim gerçekten çok güzel yazmışsın anlatmak istediklerini ifade ederken kullandığın kelimelerle oluşturduğun cümlelere hayran kalıyorum resmen. Ayrıca bu konu hakkındaki görüşlerinede katılıyorum hem de bi kardeşin olduğu için seni ve kardeşi olan herkesi kıskanıyorum
kokosh gerçekten yazdıkların adına sana çok teşekkür ediyorum ve birde tebrik ediyorumm..ben 22 yaşındayım ve 3.5 senedir bir erkek arkadaşım var şuanda nişanlıyız haziranda evleniyorum allahın izniyle ben kendime hiç needen evleniyorum die bir soru sormadım çünkü yaşadıkça herşey eğer sağlamsa o kadar güzel gelişiokii bu mutlulugu tanımlaması sorgulaması bile olmuyo..benim içinde sevgi,saygı ve sorumluluk çok önemli biz bunu başardık etrafımda birbirine saygısını yitirmiş ilişki yaşayan bir kaç dostum var ve ben onların ilişkilerini sürdürmelerine anlam veremiyorum ve her fırsatta sölüyorum at gözlüğü takıp yürümeyin lütfeNNN…
selam kokosh cum
uzun zamandır sitene giremiyordum.gerçekten yine çok güzel ve anlamlı şeyler yazmışsın. özellikle de bu yazını çok beğendim ve düşüncelerine sonuna kadar katılıyorum.benimde uzun süredir devam eden bir ilişkim var ve nedemek istediğini çok iyi anlıyorum.sevgi,aşk çok önemli ama bir okadar önemli olanda semek kadar onu saymak.bunları bir arada barındırdığı için bizim ilişkimiz çok sağlam.
sevgilinle gurur duymakta haklısın :)
benim sevgilim son sınıfta ve oda benim gibi mimarlık okuyor :) en büyük idealim onunla birlikte çalışmak, ortak projelerde bulunmak… okulu bitirmek için daha önümde uzun yıllar olsada :)…
cok güzel yazmissiniz ama bence yazmadan önce, madem gelinlik arayan bu kadar insanin oldugunu biliyorsunuz, biraz daha düsünmeliydiniz. Cünkü bir insan evlenmeye karar verdiyse sizin bu yazinizi okuduktan sonra en ufak bir sorun üzerinde bile ciddi sekilde, kafayi yiyecek kadar düsünebilir. Ve bu da bence cok hos olmaz. Olan olmustur zaten. Gelinlik arayan birinin bu yaziyi okup (hele de kendine güveni olmayan biriyse)kafasinin karismasi ihtimali o kadar yüksek ki. Bu yüzden bu kadar samimi düsüncelerinizi (cok güzel olsa bile) “gelinlik arayan insanlarin” okuyacagindan emin oldugunuz bir yazida onlari vazgecirirmiscesine yazmamaliydiniz. Bu yorum yayinlanir mi bilmiyorum ama sadece 2.5 senedir ayni kisiyle birlikte olan biri olarak, su an aramizda evlenmenin bahsi gecmemesine ragmen beni bile “acaba bir gün evlenecek kadar seviyoruz muyuz birbirimizi?” diyecek kadar düsündürdü desem yeridir. Oysa ki biz evlilik hazirligi bile yapmiyoruz su an icin. Siz bir de evlenecek olanlarin psikolojisini düsünün…
Not: herkes icin öyle olmayabilir. Ben blog yazarlarinin yazdiklarini deger vererek okudugum icin düsündürdü belki de beni. Bilemem…
zehra aslında bir bakıma haklılık payın var bence. ama eğer karşındaki doğru kişiyse ve en ufak bir şüphe barındırmıyorsa ilişkiniz zaten taşlar yerine oturuyor ve hiç şüphe olmuyor aklında. tabi ben bunu kendim için daha doğrusu genel olarak söyledim. zehraya kişisel olarak değil :)
Enjicom, çok sevindim beğenmene.. Kardeş olayına gelince kıskanma, yalnızlığın da kendine özgü güzellikleri var, tadını çıkar hükümdarlığının :))
Sinyorita’cım kesinlikle katlıyorum. Saygısızlık seviyesinde bir ilişkiyi hala neden yürütürler anlamam.. O insanların kendilerine de saygısı yok bence. Sana yine, her zamanki gibi mutluluklar diliyorum canım :))
Deniz’cim yorumlarını dikkatle okudum, çok haklısın. Umarım beraber harika işlere imza atarsınız bu arada.. Hem onun daha önce mezun olması bir artı :) Tecrübelerinden bolca faydalanırsın ne güzel!
Zehra’cım, tabiki yayınladım yorumunu. Sen böyle kibarca eleştirmişsin neden yayınlanmasın.. Öncelikle söylemek istediğim kimseyi vazgeçirmek gibi bir amacım yok. Ama benim mentaliteme göre eğer birisi bu yazıyı okuduğunda evliliğiyle ilgili bir şüpheye düşüyorsa bazı şeyler yerine tam oturmamış demektir. O zamanda bin kere düşünmesi büyük bir hata yapmasından iyidir diye düşünüyorum :) Ufak sorunlar beraberliklerde fedakarlık ister. İnsanlar birbirini idare etmeli.. Kimseyi mutsuz etmek için yazmadım, sadece bilinçsizce ortaya evlenmek üzere atılanlar biraz durup düşünsün istedim.
ben de çok beğendim yazdıklarını…sana katılıyorum kokoş son yorumuna yani.hani zehra kendine güvensiz biri falan demiş ya,bence zaten asıl o kişilerin okuması gerekli…kendi işine,kendi kendine yetebileceği bir hayata,ayakta durabilecek gücü kendinde bulabildiğinde zaten o kişinin güveni tam olur..ya da en azından tama yaklaşır.ki kokoş da bu tip yaşantıya sahip olunduğunda evliliklerin daha güvenli olduğundan bahsetmiş ki haklı da bence…benim sizin gibi çook uzun sürmüş birlikteliğim yok ama bu yaşlardaki aşklarımla evlenmeyi hayal etiiğimiz oluyoo=) yani 1den fazla sevgilim yok yanlış anlamayın:D:D çoğusuyla olmuştu demek istedim=) ama çok sevimli oluyo yaa,hatta internetten bebek fotoğrafları indiriyorum sevgilimle benim karışımım olan bebeklerden=)=)
ben evlenmek istiyorum işte :)) sevgilimle aynı evde olmak ne guzel biseydir ya. uyandigim yanı basımda ahh ne guzel :))
bence de çok güzel uyumadan önce de yanıbaşında ayrıcaa=):D
karemelakız :))) ehuhuheuh hic gulecegim yoktu valla:))))))) mucuk
:D evlenin hepiniz. Eglencelidir. Sevgilimin ablasi evlendi. Aylarca msninin kisisel ileti bölümünde “evlenmek eglenmektir” yazmisti:D Ne tür bir eglenceyse artik (göz kirpan smiley) :D
evlilik..
bana en cok kendi evinden ayrilip, baska bir adamla, hele ki ortalama olarak hayatinin ilk 20 yilinda falan hic tanimadigin bir adamla pat diye ayni evde yasamak, onunla birseyler paylasmak, kendi anne ve babani kendi o coook rahat ettigin evini, alistigin bir duzeni birakip annenin onune sundugu o guuzel yemeklerden vazgecip de kendi yapmaya calistigin yemeklere razi oldugun bir hayata adim atmak gibi gelirdi..
aman, deli miyim.. ne evlencem. kendi parami kazanirim, kendi ayaklarim uzerinde dururum, gerekiyorsa tek yasarim ama nie 2. bir insanin, elin adaminin kahrini da cekim, onun icin de evi temizleyim, yemek hazirlayim derdim..
ailemden ayri hic yasamadim.. en fazla orta okulda gittigim kampta 2 hafta ailemin dizinin dibi disinda bir yerde yasadim ve bu halimden de cok memnundum..
sonra, 3 yil once onunla tanistim..
iste.. yillardir direndigim, bu evlilik, yabanci adam, coluk, cocuk olaylarinin hepsine birden bakis acimi 180 derece degistirmem de bununla basladi..
hala evlenmeye cok deli olan bir insan degilim.. hatta hala kokosh hanimla kavga ediyoruz, konusu acildiginda ben her seferinde “ben kacip evlencem gizlice, hic ogle dugun mugun yapip milletin eglencesi icin kahir cekemem, gelinlik bile istemiorum ay o ne rahatsiz bir giysidir oyle” nidalari atiyorum amaaaa..
gercekten de sevdigin adamla ayni evi paylasmak, onunla ortak birseyler yapmak, birlikte bir hayat kurmak ve birseyler icin cabalamak artik bana uzak gelmek bir yana dursun, yanip tutustugum bir olay..
kokosha cok katiliyorum.. benim de anne-babamin cok tutkulu olmakla beraber huzurdan cooook uzak bir evliligi var ve benim kucukken buyudugum ev, evden cok bir savas alani gibiydi cogu zaman :) o yuzden onu anliyor ve onun gibi dusunuyorum..
son olarak da, askla mantigin bir arada olmadigi, askin gozunun kor oldugu fln goruslerine de hic katilmiyorum arkadaslar.. gercek ask aksine insani hem mantikli olmayi, hem de gercekleri sadece gormekle kalmayip onlarin karsisinda dimdik ayakta durabilmeyi sagliyor..
umarim bu yorumu sonuna kadar okuyabilenleriniz olur :)
kokosh okumazsa yarin onun saclarini cekerim ztn :p