Her ay olduğu gibi bu ayda da galip gelen ’search’lerim evlilik mevzusu üzerine.. Bu siteye gelenlerin çoğu gelinlik nedeniyle buradalar. Bunu kantitatif yöntemlere dayanarak söylüyorum, benim uydurduğum birşey değil yani.. Bu inanılmaz bir evlilik furyası, öyle ki beni bu konu üzerinde düşünmeye itiyor. Neden insanlar çılgınlar gibi evleniyor? İstediğimiz yerde düğün yapabilmemiz için aylar önceden tarih belirlememiz gerekliliğinin asıl sebebi ne? Ekonomik özgürlüğümüzü elde etmeden ev kurma, aile sahibi olma cesaretini nasıl bulabiliyoruz? Kimsenin evinde yemek yok mu ki binlerce ytl fark ödeyerek yemekli bir düğün yapıyoruz? Ya da aslında hiç sevmediğimiz bazı akrabalarımızın en mutlu günümüzde etrafımızda dolaşması adetten mi? Peki, en önemlisi, kim gerçekten aşık olduğu için evleniyor?…
Evlilik kimilerine göre; çaba göstermeye gerek bırakmayacak bir ekonomik güvence sistemi, soyunu devam ettirmek için yapmak zorunda olunan bir iş, toplumda statü sağlayan bir medeni durum hali, yasal olarak sevişmeye izin veren bir kurum, aile baskısından kaçmanın en kolay yolu, yeni ev-yeni eşya, lay lay lom hayat, vs vs vs..
Evlilik bunların hiçbirisinin uzun vadeli yanıtı değil.. Ben hiç evlenmedim. 2 yıl bile sürmeyen kötü evliliklerine 2 çocuk sığdırmayı başarmış başarısız bir ailenin parçalanması nedeniyle, yıllardır arada anlatmakla anlaşılmaz sorunlar yaşayan o 2 çocuktan biri benim. Ruhumu teslim ede ede insanları idare etmeyi öğrendim, öğreniyorum.. Hayır, yaşadığım problemler beni evlilik düşmanı yapmadı ama bir nevi bu konuda gençlerin birçoğunun düşünmediklerini düşünebiliyor olma yetisini kazandırdı. Evlilikten korkmuyorum, asla korkmadım. Aksine bir yuva kurduğumda onu bir kale gibi koruyacağım gücü kendimde görüyorum. Benim günü geldiğinde neden evleneceğim belli.. Peki sizin gerçekten neden evlendiğinizi ya da evlenmek istediğinizi kendinize sorma cesaretiniz var mı?
Mantık çerçevesinin dışında gelişmiş bir aşkla evlenmeliyiz dediğimi sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Aşk, sevgi ve saygı bir evliliğinin olmazsa olmaz 3 unsuru ama bunu mantığınızın almayacağı ve size uygun olmayan biriyle gerçekleştirirseniz kısa zaman sonra ben ne yaptım deme ihtimaliniz oldukça yüksek. Evlilik sırf mantıkla başarılı olmayacak bir kurum olduğu gibi sadece tutkuyla da asla yürümez.
Öncelikle ayaklarının üstünde durabilen biriyle evlenmeliyiz. Ama bu tek taraflı olmamalı. Cinsiyetimiz ne olursa olsun biz de müstakbel eşimiz gibi her koşulda kendimize yetebildiğimizi ispat etmeliyiz. Çok para kazanmak mühim değil ama elinden gelenin en iyisini yapan, çalışkan birisi sizi asla hayal kırıklığına uğratmaz. Evlenirken, ev kurarken herkese ailesi destek olur ama ya sonrası?..
Bu konuda düşününce rahatına inanılmaz düşkün olan bir şahsiyet, sevgilim geliyor aklıma. Allah daha çok versin, maddi sıkıntısı olmayan bir ailenin oğlu olmasına rağmen daha üniversitede okurken gecesini gündüzüne katıp kafa patlatarak kendi işini kurdu. Maddi ve manevi bir çabalar bütünü gösterdiği yorgunlukla geçen bir seneden uzun bir sürenin sonucunda mezun olduğunda kendi işinin sahibiydi. Hala da çok şükür ki en çok büyümeye yüz tutan, geleceği parlak sektörlerden birinde başarıyla işini sürdürüyor. Bu kadar keyfine düşkün bir insanın böylesine sorumluluk sahibi olması ve genç yaşta başarıyla hedeflerine doğru yürümesi bende inanılmaz bir gurur duygusu uyandırıyor. Mezun olduğumda ondan geri kalmamak için, kendim için, bizim için, ben de elimden gelenin en iyisini yapmak istiyorum.
Evlilikte roller konusunda gelenekçiyimdir, istediğiniz kadar kızabilirsiniz. Kadın çalışıyor olsa bile mutlaka evinin tertip düzeninden sorumlu olmalı ve iyi bir ev hanımında bulunması gereken tüm özelliklere sahip olmalıdır. Yemek yapmayı bilmeli, tüm ailesini hazır gıdalara boğmamalı, titiz olmalıdır..
Çocuk konusuna gelince asla evlenir evlenmez çocuk planları yapan insanları anlamıyorum. Özellikle genç evlendilerse neden hayatlarını yaşamadan böylesine büyük bir sorumluluğun altında girdiklerini anlamak imkansız. Ben birkaç sene eşimle hayatımızın tadını çıkarmadan birbirimizin sorumluluğu dışında bir sorumluluk almayı istemiyorum, bu dünyanın -iddia edildiğine göre- en güzel duygusu olsa dahi..
Evlilik, şimdikinden daha mutlu olacağınız bir düzeniniz, hayatınız olacağına inandığınız zaman güzel ve anlamlıdır. Umarım bu yazı çılgınlar gibi gelinlik arayan okurlarımın hayatları üzerinde durup bir düşünmesine yardımcı olur. Ama biliyorum ki ben ne dersem deyim, akıl almaz sebeplerle evlenenlerin sayısı hiçbir zaman azalmayacak.
Gelinler her zaman galip, ve galip kalacaklar…