Çok Yorgunum.. 24 Feb 2008
Bugün günü birlik şehir dışına gitmem gerekti. Daha yeni döndüm ve araba sürmekten gına geldi. Sadece şehirlerarası değil orda da durmadım, habire bir yerlere gittim, birilerini gezdirdim bıraktım cart curt.. Kuzenim doğum yapmıştı bebeğini gördüm, çooook şeker ve komik bir tip.. Masmavi gözleri var ve harika bir iştahla meme emiyor. Kuzenimin kocası da karısının açık memesine bakıp ”Ah be oğlum, ne hallere düşürdün karımı!” diye şakayla karışık sitem ediyor bebeğine.. Ona ne hissediyorsun dediğimde anlatacak bir kelime var mı bilmiyorum ama mucize gibi dedi.. Bence de insanın kendi çocuğuna sahip olması bir mucize.
Diğer kuzenimin aşık olduğum kızı da tüm gün kucağımdaydı ve doya doya kokladım, göbeğini ısırdım, sevdim, yanaklarına ham yaptım, yerlerde kucağıma alıp havalara attım, kahkahalardan kıpkırmızı olan dünyalar güzeli yüzünü öptüm de öptüm saatlerce.. Bugün ağzının içinde bana 2 kere tejyzye (teyze) dedi. Delirdiğimi söyleyebilirim. Kuzenimle anlaşmamız var. Onun da benim de kızkardeşim olmadığı için kızı bana teyze dicekti. Çünkü ben teyze olamamaktan, o da kızının bir teyzesi bile olmamasından şikayetçi.. Neyse bugün ilk yarım yamalak sıfatımı duydum ve uçtum. Birkaç kere kafası karışıp anneanne ve anne demiş olsa da o kısımlarını saymıyorum :) Hııı bir de kendine hayvanları sevsin diye alınmış olan japon balığına bakıp sürekli ”mmmm mama” diye koşmasından karnıma ağrılar girdi, gül gül öldüm. 10 kere söylediysekte dinletemedik, bebekliğinden beri balık yedirilen bebiş için balığın tek bir anlamı var o da yemek! :)) Balığa ne mi oldu? Can güvenliği için yüksek bir yere konulması kararı alındı.
Netice olarak yol yorgunuyum ama kuzenlerimin bebeklerinin kokusuyla doluyum ve çocuk kadar güzel birşey yok bu hayatta bir kez daha anladım. Dün gece canım çok sıkkın olduğu için gerçekten hiç uyumadım diyebilirim, hatta bir ara kalp krizi geçiriyorum sandım. Öyle bir nefesim daralıyordu, kalbim şiddetle atıyordu ki pencereyi açtım derin derin havayı soludum , kolumda ki ağrı göğsüme yayıldıkça öksürdüm de öksürdüm korkudan. (Kalp krizini önleyebiliyormuş ya!) Sabaha karşı 4′te nefesim normale yaklaştıkça üzüntüden ve ağlamaktan uyuyamıyorum diye bu sefer yastığımı lavanta yağına boğdum, gerçekten kokusu sakinleştirdi beni.. Sonuç olarak aralardakini toplarsam maksimum 2,5 saat uyumuşumdur, o da belki.. Dolayısıyla gözlerimin şişliğini tahmin edersiniz. Türk kahveleri sağolsun hala ayaktayım ama!..
Şimdi ödevlere dönmem gerek, bana şans dileyin çünkü sadece yapmakla bitmiyorlar!!!




