2008 January | KokoSh

KokoSh

BiR KokoSh’un GünLüğü…

 

Kitap Cenneti 20 Jan 2008

Filed under: GünLük, KokoSh'un küTüphaNeSi — kokosh @ 15:45

icimegirsigaranisondurme_cz_r_uezub.jpg   Bugün annemle kitap fuarındaydık.. İnanılmaz bir kalabalık vardı. Kalabalık, kitaplar ve bazı yazarlar.. Çok keyifle gezdim kalabalığı sevmememe rağmen ve birkaç kitap aldım. Biraz daha tenha olabilseydi fuar tüm günümü orda geçirebilir ve servetimi harcayabilirdim rahatlıkla ama mümkün olmadı.

Aldığım kitapları yazim hemen sizlere; Nihat Dağlı’dan Çıkar Sokak, Cezmi Ersöz’den Kırk Yılda Bir Gibisin, Henry A. Giroux‘dan Eleştirel Pedagoji ve Neoliberalizm, Agatha Christie‘den Cinayetler Kulübü, Nikos Kazancakis’ten Zorba ve Marc Levy‘den Sizi Tekrar Görmek..

Cezmi Ersöz‘ün resimde gördüğünüz kitabı ”İçime Gir Ama Sigaranı Söndürme” geçen gün D&R’dan alıp sizlere söylemediğim romanlar arasında. Aynı şekilde yine Cezmi Ersöz’ün ”Şizofren Aşka Mektup” adlı kitabı da sizden gizlediğim alışverişlerimden biriydi :)

Fuarda aldığım romanlardan ikisini yazarlarına imzalatma şansına eriştim. Birini Nihat Dağlı ”Buluşmamızın anısına dostlukla” diye imzalarken, Cezmi Ersöz ”Güzelliğin tutuyor acımasızlığın kapılarını.. Hep geniş zamanlı sevgimle..” diyerek imzasını attı. Tabi bu atıfların başında ismimde mevcut ama siz o kısmını Kokosh diye düşünebilirsiniz :))

Yazarların okuyucularıyla buluşmasını çok anlamlı bulan insanlardanım ben. Olay o kişinin imzasının kitabın üzerinde olması değil, beğendiğiniz yazarla kitabını tartışabilmeniz, tebrik edebilmeniz ve sorular yöneltebilmeniz..

Lütfen herkes bol bol kitap okusun. Bugün gerçekten çocukları kitapların önünde harçlıklarını harcarken, ailelerinden kitap isterken gördükçe çok ama çok mutlu oldum. Annem dayanamayıp aferin size diye hepsini mıncıkladı :)) Vizyonu geniş insanlar olabilmek için okumak şart…

 
 

BoLeyn KızLarının Savaşı

Filed under: KokoSh'un küTüphaNeSi — kokosh @ 11:50

978-9944-485-40-1.jpg   Sizlerinde yorumlardan sık sık gördüğünüz arkadaşım Fakeangel’ın bana doğumgünü armağanı işte bu güzel kitap.. Philippa Gregory’den Boleyn Kızı. Kitaba henüz dün gece başladım ve diğer 2 romanımın üzerine tüm ağırlıyla yerleşti :) Ağırlık demişken 800 küsür sayfasıyla korkutucu bir görünüme sahip olsa da çok ilginç bir hikaye ve insanı içine alıyor. Sanırım ben bu sene aynı anda 3 kitap okumaktan kurtulamıcam!

Fakeangel kendine de aldığı bu kitaba başladığı gece nerdeyse 200 sayfa bitirmiş. Ben gecenin 3′ünde başladığımdan o mertebelere erişemedim ama merakımı fazlasıyla uyandırdığı kesin. 1500′lü yıllar inanılmaz farklı.. Romanı sıkıcı bir tarih romanı olarak asla düşünmeyin. Konu bir kralın aşkı için birbirine savaş açan iki kız kardeşin öyküsünü anlatıyor ve aşk, seks, ihtiras ve intikam masalı olarak nitelendiriliyor.

Bu arada D&R’dan sık sık alışveriş yapan birisi olarak söylemeliyim ki hiçbir kitabın altında bu kadar çok sayıda olumlu yorum görmedim. Kendinizde bakmak isterseniz D&R‘a tıklamanız yeterli.

İyi okumalar diliyorum..

 
 

Agent Provocateur 15 Jan 2008

Filed under: KokoSh'un SanDıĞı — kokosh @ 21:37

7c5e1f97.jpg   A&P‘den iç çamaşırı almak için Kanyon’a gitmeniz şart değil.. İlginç, seksi, sayıları az da olsa şirin, hatta bazılarımıza göre sapıtık diyebileceğimiz koleksiyonları olan Agent Provocateur‘un ürünlerine websitelerinden de ulaşabilirsiniz. Türkiye’ye kargo ücreti $12, yani gayet uygun markaya göre. Yakında evlenecekler için özellikle çok şık pijamalar ve iç çamaşırları var. Hamileler de unutulmamış tabi..

Ürünlere göz gezdirecekler için söylüyorum, benim favorim Classics koleksiyonundan Matinee isimli Fransız dantellli kimono. Siyah saten kuşağıyla çok güzel gerçekten. Ama fiyatı $630!!! Dolayısıyla sadece beğenmekle yetiniyorum. Şimdilik.. :Pp

 
 

EtkiLeyici Bir Roman ArayanLara.. 14 Jan 2008

Filed under: KokoSh'un küTüphaNeSi — kokosh @ 22:56

grib.jpg   Resimde gördüğünüz Gri Ruhlar isimli romanı okuyorum Philippe Claudel’den. Öykü 1910′lu yıllarda Kuzey Fransa’da küçük bir kasabada geçiyor. Henüz bitirmedim romanı ama sanırım aldığı övgüleri hakediyor bu roman çünkü elimden bırakmak istemiyorum ama malumunuz bırakmak zorundayım.. (Finaller, finaller, finaller..)

Sizin için Doğan Kitap‘tan konuyu çaldım :)

Yıl 1917…
Kuzey Fransa’nın küçük bir kasabası…
Kasabanın uzağındaki siperlerde savaş hâlâ devam etmekte, mermi ve top sesleri gökyüzünde yankılanmaktadır… Ve korkunç bir cinayet işlenir…
Dondurucu kuzey rüzgârlarının estiği bir sabah, hancının 10 yaşındaki güzel kızı öldürülmüş olarak bulunur. Tüm şüpheler kasabanın yakınlarında yakalanan iki asker kaçağı üzerinde toplanır. Kasaba halkının hıncı büyüktür. Hızlı ve acımasız bir yargılama gerçekleşir.

Ve yirmi yıl sonra…
Kasabanın polis memuru olayı tekrar araştırmaya ve kayıp parçaları bir araya getirmeye başlar. Adaletin yerini bulmadığına ve delillerin yetersiz olduğuna inanmaktadır. Araştırma derinleştikçe, küçük kızın öldürülmesinin o hafta işlenen tek cinayet olmadığı ortaya çıkar…

“Bireysel ve toplumsal suçun şaşırtıcı boyutlarını gözler önüne seren
tam bir başyapıt!”
Daily Mail

“En küçük ayrıntıların, en önemsiz gözüken karakterlerin bile keskin bir etki bıraktığı, mücevher gibi bir roman… Ancak bu lanetli bir mücevher; öyle ki savaşın insanlarda yarattığı tahribat ve toplu ruh hali yüzümüze tokat gibi iniyor…”
The Independent

 
 

Çoooook anLamLı! 11 Jan 2008

Filed under: GünLük, VazGeçiLmeZ ŞarkıLaRım — kokosh @ 21:38

imperiaflex_0_0_0.jpg Erkek sorar: ”Ne o!? Yoksa evlenmek mi istiyorsun?”

Kız cevaplar: ”Yoo, hayır.”

Tekrar erkek: ”Ben de istemiyorum, o zaman sorun yok.”

İşte tam kızın cevapladığı noktada devreye 8mm’den Liar şarkısı giriyor, ve ben tabi ki yine sizlerle paylaşmadan edemiyorum bu muhteşem şarkıyı.. Grey’s Anatomy izlemeyenler = Hayattan çok şey kaybedenler!!! Annem bile hastası oldu 2 sezonun ortasına geldi walla, gerisini siz düşünün yani..

Not: Dünya kadar insan şarkıları indiriyor ama teşrif edip eleştiride bulunan yok. Mp3 download sitesi değilim ben, paylaşımcı bir kişiliğim! :)

 
 

SürekLi AğLamak.. 08 Jan 2008

Filed under: GünLük, VazGeçiLmeZ ŞarkıLaRım — kokosh @ 19:31

Grey’s Anatomy’nin 3. sezonunu da bitirdim. Ve öyle bir ağladım ki bitiminde anlatamam.. Final muhteşemdi. Finalde ki trajik olaya eşlik eden şarkı ise en az final kadar süperdi. Ingrid Michaelson‘dan Keep Breathing hayatınızda unutamayacağınız şarkılardan biri olabilir.. Tabi benim bu kadar etkilenmemin altında dizinin eşlik eden sahneleri de olabilir ama şarkı gerçekten inanılmaz güzel.. Bu arada saçımın rengini merak edenler için söylüyorum, Ingrid’in websitesine girince onun saçlarında görebileceksiniz kızılımın tonunu :)

Sürekli ağlama isteği uyandırdığı halde dinlemeden yapamadığım şarkıyı sizde dinleyin lütfennnnn! Sizin için yükledim bile!

The storm is coming but I don’t mind.

People are dying, I close my blinds.

All that i know is I’m breathing now.

I want to change the world…instead I sleep.
I want to believe in more than you and me.

But all that I know is I’m breathing.
All i can do is keep breathing.
All we can do is keep breathing now.

All that I know is I’m breathing.
All I can do is keep breathing.
All we can do is keep breathing now.

All we can do is keep breathing
All we can do is keep breathing
All we can do is keep breathing
All we can do is keep breathing.
All we can do is keep breathing now.

 


MusicPlaylist