EternaL SunShine oF the SpotLess MinD 25 Nov 2007
Bu Dvd’yi dün geceyarısı izledim ve ağlamaktan gözlerim şişti. Aslında öyle ağlanacak türden bir film değil ama ben başından sonuna kadar burnumu silip durdum.. İnanılmaz dokundu bana. Nedenini sormayın çünkü gerçekten bildiğimi söyleyemem. Daha doğrusu birçok neden sayabilirim ve hangisi doğru olur bilemiyorum. Bakın! İşte gördünüz ne hissettiğimi bile anlatamıyorum! Asıl müziği ise filmin muhteşem! ”Everybody’s got to learn sometime” şarkısını Beck’ten mutlaka dinleyin. Demedi de demeyin! (:
O zaman en iyisi özet geçmek.. D&R‘dan konu özetini çalıyorum.. :) Veee şimdiden iyi seyirler diliyorum.
Joel Barish (Jim Carrey), eski kız arkadaşı Clementine’in (Kate Winslet) ilişkilerine dair tüm anılarını sildirmek için gizem dolu tıbbi bir müdahaleye başvurduğunu öğrenir. Bu durum karşısında hayal kırıklığına uğrayan ve Clementine’i unutmak için aynı prosedürü kendi üstünde uygulatmaya karar veren Joel, sıkı kurallar ve tam gizlilik ilkesiyle çalışan deneysel tıp merkezi Lacuna Laboratuarı’nın yolunu tutar.
Dr Mierzwiak’ın gözetiminde hatıralarını sildirmek için derin bir uykuya yatan Joel gözyaşı ve kızgınlık dolu anılarının altında sevgilisine karşı duyduğu büyük bir aşk olduğunu ve onu kaybetmek istemediğini fark eder. Joel, Clementine’i tamamen unutmadan önce anılarını silme işlemini durdurmanın bir yolunu bulmalıdır.
‘Sil Baştan’ konusunu anlatarak ifade edilemeyecek kadar derin anlamlar içeren bir film. Clementine’in Joel’i zihninden sildirmesiyle Joel de aynı uygulamayı yaptırmaya karar verir ve silme sırasında yaşanılan ilişkiye, daha da önemlisi anılardan kopmanın zorluğuna şahit oluruz. Bu sürecin bu kadar acı verici olması insanın kendi anılarına kıyamaması mı yoksa sevgilisini hala seviyor olması mıdır? Anıları silerken tam da aşık olunan şeylerin ilişki içinde nefret edilen şeyler haline dönüşmüş olduğunu fark edip pişman olmak mıdır yoksa? Aynı ilişki sil baştan başladığında yine aynı noktada nihayete ereceğini bile bile sıfırdan başlanır mı? Aşk ilişkisinin doğası üzerine düşündüren filmde, sözcüklere boğulmuş bir iletişimsizlik kendine has bir incelikte yansıtılmış. İlişki anında insanların nasıl da iletişimsiz kalabileceğini, aslında sadece dile getirerek bir çok sorunun çözülebileceğini de öğütlüyor alttan alta. Karşımızdakine zaten öyle bir insan olduğu için aşık olduğumuzu unutarak ilişkileri bir iktidar çatışmasına dönüştürüp hayatlarımızı yok yere zehir ettiğimizi anlatıyor film.
Selamlar;
Gerçekten çok özel bir filmdir.İnsanın duyguları delik deşik eden cinsten…Her görselliğiyle hem müziğiyle hem de senaryosuyla başarılı bir film.Bir daha izlemek istiyorum:)
Güzel bir şarkı, öneri için çok sağol
İsteyen youtube da izleyebilir.
bilmeme mutlaka ,zlemeye çalısırım yada sarkıyı dinlerim (ama doğrusu bişi anlamadım)
Bu filmi bende eşimle birlikte izledim, ve gariptir ki kendimizi bulduk bu filmde. Herkes izlemeli…
Neden ağladığını da çok iyi anlıyorum. ;)
Can, blogunda ”hakkımda” kısmını okudum. Nişan tarihiniz (17 eylül) bizimde sevgilimle tanışma günümüz ve ilk heyecanımız :) Yıl olarak uymasa da tabi :) Allah sizi mutlu etsin. Filme gelince, bu kadar büyük bir aşka sahip bir erkek olarak bende beni anlamanı anlıyorum! :)
daha dün gece izledik ((:
Cansulogy, bende bir daha izlemek istiyorummm :)
bugün bu filmi aldım yarısını izledim gerçekten güzel
Herkes çok beğenmiş ama ben bu filmi hiç sevmedim :)Hiç çekemiorum böyle aşk filmlerini.. Yarısını bile zor izledim :)Bu yazıyı gördükten sora dinledim müziğini güzelmiş sahiden :)
Bide bunamı takıldın diceksinz ama kzın saçları renkten renge giriodu tamam çok sveimli ama kaşları nie kapkara duruyodu acaba :D:D