KokoSh » 2007 » August

KokoSh

BiR KokoSh’un GünLüğü…

 

Scary Movie!!! 11 Aug 2007

Filed under: GünLük — kokosh @ 00:23

hexen005.gif    Evde yalnız kalmayı çok severim.. Kafa dinlerim, mekanı bir spa merkezine çevirir abuk subuk şekilde tüm krem tüpleriyle oynarım oyuncak misali.. Hiçbirşey yapmadan tv izlerim, ya da internette gezinirim.. Bazen öğleden sonra uykusuna yatarım çıt çıkmayacağını bilmenin mutluluğuyla, bazen de bağırarak şarkı söylerim.. Kitap okurum saatlerce.. Yemek yapmayıda çok severim yalnızken.. Sonra afiyetle mideye indiririm genellikle sevdiğim bir program karşısında.. ER ameliyat sahnelerini izlerken mesela cumartesi/pazar ise :)

Bütün bu saydıklarım karanlık çökene kadar olanlar.. Gün akşama döndükten sonra başlarım kendi kendimi korkutmaya.. Önce gereksiz ışıklar yakılır evin farklı bölümlerinde, sonra kendi scary movie’mi yaratmaya başlarım istemeden.. Perde gölgelerinden hırsızlar, çarpan pencerelerden katiller, en ufak tıkırtıdan korkunç şeyler üretirim.. Boşu boşuna.. Hiçbir işe yaradıklarını görmedim bu senaryolarımın zamanımı stres altında geçirmeme neden olmak dışında.(!)

Yalnız olmak üzücü gelir bana bazen.. Şimdiki gibi yani.. Özellikle başkalarının yalnız olmadığını bildiğinizde, başka evlerde birden fazla gölgenin yürüdüğünü izlediğinizde, ya da biriyle telefonda konuştuğunuzda arkasından birçok insan sesi geldiğinde (birde kahkahaysa vay halinize) mesela yalnızlık depresif bir hal alıyor..

Bu yazıyı neden mi yazdım?

Yalnızım.

Ve Depresif.

 
 

Tek Taş Nerden Çıktı? 10 Aug 2007

Filed under: KokoSh'un SanDıĞı — kokosh @ 20:56

hochzeit002.gif    Romantik bir evlilik teklifinin, söz gecelerinin vazgeçilmezi tek taş yeni moda olmamış aslında.. Tek taşında yüzlerce çeşidi var.. Taşının değerinden, pırlantanın cinsine, yüzüğün geri kalan arka fonunun şekli şemaline derken ohoooooo.. Damat adaylarını zor günler bekliyor yüzük seçerken. Bir de parmağa uyma durumu var ki %90 ölçü tutturulamaz ama o an gelin adayının umrunda bile değildir bu, zira ertesi gün koşa koşa ölçüsüne uygun hale getirecektir :=)

Bir sürü kuyumcu, altın markası var günümüzde ama ben en çok Gilan‘ın vitrini önünde büyüleniyorum. Gerçekten çok şık şeyler var.. Tavsiye ederim.. Tıkladığınızda nerelerde bulabileceğiniz mevcut.
Tek taşın hikayesine gelince bende bugün öğrendim.. 1477 yılında Avusturya Arşidük’ü Maximillian, nişanlısına olan sevgisinin ve bağlılığının göstergesi olarak ona bir tek taş yaptırıyor. Ve bu zamanla tüm çiftler için aşkın sembolü olarak kabul ediliyor.. Eeee insanlar benimsemekte pek haksız sayılmazlar.. Neticede çok zarif bir görünümü var. Öyle değil mi?

Tek taşını kendi alanlara saygı duyuyorum ama romantizmi yok etmemek adına daha süslü mücevherler alsınlar bence kendilerine :=) Ayrıca boşu boşuna kısmetlerini kapamasınlar, belki bir gün onlara da bir tek taş alan çıkar..

 
 

AstroLoji MeseLesi 09 Aug 2007

Filed under: GünLük — kokosh @ 10:25

Burçlarla kafayı bozmuş bir tip değilim ama astrolojiye inanıyorum.. Hayatımdaki insanlar gerçektende burçlarının özelliğini taşıdığından astrolojiye inanmamam ilginç olurdu zaten. Ben bir oğlak kızıyım ve iyisiyle kötüsüyle oğlak burcunun tüm özelliklerini taşıyorum :) Yükselen burcumu bilmiyorum çünkü ailecek herkes kafasına göre bir saat uydurduğundan emin olmam mümkün değil. Hemde 1-2 saat farkla söylemiyorlar. Birine göre akşamüzeri gezme dönüşü, öbürüne göre geceyarısını geçince aniden, bir diğerine göre ise ”ay sabahtı canım!” :=) Dolayısıyla yükselenimden emin olmak için doğduğum hastanenin kayıtlarını incelemem gerek :)

İşte Oğlak Kadını!

Oğlak kadınları

Tipik bir oğlak kızı diye bir şey yoktur. O bir müze müdürü de olabilir, eğlence için tel takıp dans eden bir dansöz de olabilir. Ama ne yaparsa yapsın, ne giyerse giysin, Satürn onun bütün hareketlerine ve gizli amaçlarına hükmedecektir.

Hangi kişiliğine bürünürse bürünsün, o kadınca hilelerinin veya pratik makul davranışlarının altında hep aynı amaç vardır. Önemli bir kişi olacak, koltuklarını kabartacak ve çocuklarına iyi bir baba olacak erkeği elde etme yolundaki çelik gibi bir azim.

Öyle çok Oğlak kızları meslek sahibidir ki, sanki aşk ve evlilik onların ikinci tercihiymiş gibi görünebilir size. Aşk konusunda haklı olabilirsiniz. Evlilik konusunda, hayır. Anlamanız gereken şey şudur ki, Oğlağın amaçları güven, otorite, saygı ve mevkidir. Öyle ya da böyle Oğlak kadını üne kavuşacaktır. Bazıları bunu kitap yazarak, konferans vererek, resim yaparak veya müzik besteleyerek sağlayabilir. Her iki cinsten oğlakların içinde şaşılacak kadar çok olağanüstü sanat yeteneğine sahip olanlar vardır. . Belki bu içlerindeki denge ve uyum duygusundan neyin hoşa gideceğini, neyin doğru, neyin yanlış olduğunu bilmelerinden kaynaklanmaktadır.

Evliliği için asla mesleğinden fedakarlık yapmayacağı gibi bir düşünceye kapılarak sakın yanılgıya düşmeyin. Bu kıza bir sosyal lider ve aynı zamanda iyi idare edilen bir evin hanımı olmak için yarı yarıya şans tanıyın, işine duyduğu ilgiyi ne çabuk kaybedeceğini göreceksiniz. Eğer başarı dağına tırmanmanıza yardım etmek için çalışması gerekiyorsa, hiç üşenmeden memnuniyetle işine devam edecektir. Bunun dışında kendisine evde iyi bir mevki verilmişse ve yeterli mali güvenliği varsa, sizin eşiniz olarak elde ettiği mevki onu daha çok mutlu edecektir. Bu kadının en tipik ve hoş taraflarından biri de, yaratılıştan sahip olduğu doğal terbiye ve davranışlarındaki zarafettir.

Romantik durumlarda rahat olmakta güçlük çeker. Soğuk Oğlak yüzeyinin altında çok kimsenin kuşku duyamayacağı kadar çok fiziksel arzu vardır ve bu arzu hiçbir zaman öyle gelişi güzel tatmin edilemez. Gelecek hala güven altına alınmadan, sallantıda kaldıkça, nefes kesici kucaklaşmalar ve ateşli öpüşmelerle zaman harcamak kesinlikle onun hobisi değildir. Öte yandan, eğer sizin uygun kişi olduğunuza bir kere karar verdiyse ve mali durum güvenli, sizin yükselme hırsınız da yeterliyse, Oğlak kızı aşk gemisinin onları nereye götürdüğünü ve güvenli sularda seyrettiğini bilmek ister. Ondaki sahiden faydalı olan ve çirkin şeyleri bile güzel gösteren dünyevi bir çeşit güzelliktir. İyi bir müzik onu derinden etkiler ve o hemen hemen her sanat çeşidinin büyülenmiş hamisidir. Galiba sihire inanması için onu görmesi veya ona dokunması gerekiyor. Cinin biri ortaya çıkıp da peri masallarından söz edeceğine, doğrudan altın kesesinin nerede saklı olduğunu söylese belki daha iyi anlaşırlar.

Çocuklarına muhtemelen hem tutumlu olmayı, hem de iyi kaliteye saygı duymayı telkin edecektir. Onlara, “sonuna kadar ye, eskiyinceye kadar giy” prensibini öğretecektir. Ama gene de, çocuklarına etin en iyi parçalarını verecek, ayakkabıların en kalitelisini alacaktır. Yapışkan öpücüklere pek iltifat etmez ama çocuklarına dişi keçiden daha bağlı anne az bulunur. Çocukları saygıyla dinleyen bir kulağa sahip olacaklar. Oğlak anne çocuklarının gittikçe artan sıkıntılarına karşı belki biraz sert ve acımasız, ama onların başarılarına karşı da büyülenmiş bir dinleyici olacaktır. Çocuklar buluğ çağına geldikleri zaman, Satürn muhafazakarlığı gençliğin liberalizmiyle çatıştığından, ortaya bazı engeller çıkabilir. İşte o anda Oğlak anne çocuklarının heves ve heyecan dolu rüyalarını anlayabilmek için biraz yardıma ihtiyaç duyabilir. Çocuklarına, kuracakları arkadaşlıkları ve bu arkadaşlıkların “makul kişilerle” sınırlı olmasını dikte edemeyeceğini öğrenmek zorunda kalabilir. Ama o, kaybının kazancından daha çok olacağını görünce, boynuzlarını geri çekerek duruma intibak etmeyi bilecek kadar da zekidir.

Oğlak hanımlarının çoğunun cildi hassas olduğundan fazla makyaj yapmazlar. Zaten pek çoğunun makyaja alerjisi vardır. Ancak doğa onları makyaja gerek kalmayacak kadar tabii güzellikle donatmıştır. Onlar bu güzelliği, başka kadınların yanaklarındaki güller solduktan sonraki yıllara kadar koruyacaklardır.

 
 

Çok Sevdiğim Bir Yazı..

Filed under: GünLük — kokosh @ 10:15

My e-books klasörümü kurcalıyordum şimdi ve çok beğendiğim bir yazıyı sakladığımı farkettim.. Size okutmadan olmaz tabi :) Yazı sanırım Can Dündar’ın.. Yanlışım varsa düzeltin lütfen..

Yazıdan ders almak pek kolay değil, özellikle de benim gibi programlı yaşamaktan hoşlanıyorsanız. Ama ben bu yazıyı aklıma getirerek davranışlarımı değiştirmeye çabalıyorum zaman zaman :) Tavsiye ederim.

Çok zaman önceydi. O kadar zaman önceydi ki zaman diye bir şey
yoktu. İnsanlar güneş doğup batıncaya kadar yaşıyorlardı hayatı. Bir daha
hiç olmayacakmış gibi dolu ve anlamlı. Derken zaman diye üç parçalı
bir şey icat etti insan. Bir parçasına dün dedi, diğer parçasına
bugün, öteki parçasına da yarın. Sonra fesat karıştı zamana ve insan bugünü
unuttu. Dünü düşünüp pişman oldu, yarını düşünüp telaşlandı; ama
işin ilginç tarafı tüm telaş ve pişmanlıkları güneş doğup batıncaya
kadar yaşadı. Farkında olmadan rezil etti bu gününü.

Oysa yarın, bugüne dün diyor, dünde bu gün için yarın diyordu. Bir
türlü beceremedi. Bir eliyle yarına, diğer eliyle düne yapıştı.
Bugünü eline yüzüne bulaştırdı…Mutsuz oldu insan. Ve ne gariptir ki yarının
telaşını da, dünün pişmanlığını da hep bugün yaşadı; ama bugünü hiç
yaşayamadı.

Ne yarın ne de dün!

 
 

Konsere düşük not! 07 Aug 2007

Filed under: GünLük — kokosh @ 23:35

ajdatur1980.jpg     Konseri sevdim desem yalan olur.. O güzelim nostaljik şarkıları R&B yapmak şart değildi bence.. Konserde yok yoktu aslında.. En güzel kısmı Levent Yüksel’in misafir olarak şarkı söylediği andı.. O ”yeter ki onursuz olmasın aşk” derken gerçekten konserde olduğumu hissettim.. Dj’ler, hiphopçılar hatta en sonunda çıplak erkekler bile vardı konserde :) Çok renkli görünmesine rağmen aslında oldukça vasat bir konserdi.. Yalnız Ajda Pekkan’ın hakkını yemicem.. Sesi ve kendisi çok güzel bir kadın gerçekten.. Bildiğim kadarıyla 60′larının sonunda olan bu bayan 37-42 yaş aralığında gözüken bir fıstıktı sahnede!  Ben bacakları kadar olabilirim mesela :)  Elbiseleriyse muhteşemdi.. Gerçekten süper, sahneye yakışan ışıltılı  ve çok seksi elbiseler giydi.. Kıyafet tasarımı zaten  tarzını beğendiğim Ece Sükan’a aitmiş. Bu da ek bilgi olsun :)

Not: ”Dert Bende” demedi Ajda Pekkan.. Bende bağırmadım.

 
 

KokoSh Kim Oyunu? (Ajda yazısına dönüştü :)) 06 Aug 2007

Filed under: GünLük, VazGeçiLmeZ ŞarkıLaRım — kokosh @ 14:46

Yarım saat içinde evden çıkıyoruz annemle, Ortaköy’e.. Temiz hava, salaş salaş gezinme ve tekne turu günü bugün..Beni hep merak edenler Ortaköy’e gelip, annesiyle gezen kızlardan hangisi KokoSh oyunu oynayabilir :) İpucum sadece bununla bitmiyor..Akşamda Ajda Pekkan konserindeyim, Harbiye’de beni bulmak biraz zor tabi ama :PpP Kızıl saçlı, çilli, makyajsız, durduğu yerde şarkı söyleyen bir tip görürseniz KokoSh’u buldunuz demektir :Pp
Lütfen lütfen lütfen Ajda ”Dert Bende”yi söylesin… Söylemezse valla çok bozulurum.. Hatta sessizlik anında ”Dert Bende” diye çığlık bile atabilirim hatırlatmak için hanımefendiye :=) Şarkı benim şarkım.. Bayılıyorum ya.. Canım sevgilime söylüyorum ben resmen.. Ben yazmış olmalıydım sözlerini :=) Biri benden önce davranmış.. :) Değil mi aşkiş? Sadece sözlerden yetinmeyenlere hediyem burda :) Ajda Pekkan ”Dert Bende”

Dert bende derman sende
Aşk bende ferman sende
Öldüren güldüren
Her gün ağlatan kalp sende
Mevsimler gelip geçse de
Aşk beni benden etse de
Dünyada hayat bitse de
Yine ölümsüz aşk bende

İstemem ayrılık boynumu büksün
İstemem aşkıma leke sürülsün
Ben rüyamda bile yalnız seni sevdim
İstemem baharda yaprak dökülsün

Aşkın alevse hasretin bir kor
Senin yokluğunu kalbime sor
Dünya seninle gelmiş gibiyim
Sensiz yaşamayı düşünmek çok zor
Sev demem sevme demem
Sen de benim gibi sev diyemem
Ömrümün neşesini seninle buldum kaybedemem
Nerelerdeydin sevgilim
Seni kader mi sakladı
Yıllardır beklenen huzur
Şimdi beni kucakladı

 
 

MuTLu AkşaMım.. 04 Aug 2007

Filed under: GünLük — kokosh @ 01:18

Başlığa aldanıp hemen nazar değirmeyin, abartı bir durum yok kıskanılacak :Pp Sadece huzurlu ve mutlu bir akşam geçirdim..Önce mummy sevgilimi yemeğe çağırdı ve birtanecik aşkım enfes pastasıyla kapıda belirdi. (Düşünceli bir erkek sevgilim) Mutlu mutlu sohbet ederken küçülmüş midelerimizi enfes mamalarla genişlettik bol bol..Sonrası için baby tutturdu sinema diye. Önce itiraz ettim ama bugünün cuma olduğunu anlayınca yeni filmler coşkusu benide sardı :) Hemen baktık ve Disturbia (Şüphe) filminde karar kıldık. Gerçektende yanılmamışız..Çok hoş bir gerilim filmiydi. Gerilimin hoşu olur mu demeyin oluyor işte! Mide bulandıran sahneleri olmayan, rahatsız olmadan izleyebileceğiniz ama yeterince heyecanlı, zaman zaman komik ve trajik bir öyküyü anlatıyor film..Herkese tavsiye ederim..

Bu arada sevgilimin babası sihirbaz :)) Gerçek mesleği değil ama hobisi.. İnsanları sihirbazlıklarıyla şaşırtmayı çok seviyor, o yüzden sevgilim ona sihirbazlık eşyaları satan mekandan yeni birşeyler aldı bugün sinemaya girmeden.. Sihirbazcının sloganı ”Herkes sihirbaz olabilir!” Fakat fiyatlar tersini savunuyor..Çünkü kaybolan kurdele ve yarısı yok olan kibrit kutuları 45 Ytl’ye maloldu. Yüzünede söyledim sihirbazımızın..Tutamam ya ben kendimi.. Burdan yine söylüyorum, ya sloganı değiştir ya fiyatları indir..

     Not: Bu sihirbazla fazla uğraşmıcam çünkü kendisinde tuhaf bir gizem sezdim..Sinsi bir tavrı var ve önceki hayatında büyücüymüş gibi geliyor bana :) Ruhu aynı, beden değiştiren, yüzyıllardır varolan yeşil gözlü kara büyücü :) Korktum ondan..Deli demeyin bana ayıp! Senaryolarıma kendimi inandırma yeteneğim var sadece ;)

 
 

zzzzzzzzz… 01 Aug 2007

Filed under: GünLük — kokosh @ 23:57

Uykum geldi..

 
 

SıkıLaşırken PeeLing Etkisi!

Filed under: GüzeLLik SeanSı — kokosh @ 17:05

lg_sikilastirici_peeling_sa.jpg   Yanda gördüğünüz sabun, The Body Shop markasının bu sene çıkardığı inceltici serisi Body Focus’a ait. Bu sabunu geçen haftadan beri kullanıyorum ve inanılmaz memnunum..Sabun nemlendirme özelliğiyle bilinen shea yağı içeriyor. Öğütülmüş limon kabukları ve kayısı çekirdekleri ise siz tırtıklı bölümüyle kan dolaşımınızı hızlandırırken cildinize peeling yapıyor. İlk kullanımlarda kayısı çekirdekleri cildinizi çizebilir. Tamamen doğal oldukları için sertlikleri malum. Bu nedenle nazik olmanızı öneriyorum. Özellikle inceltmek istediğiniz ve selülit sorunu olan bölgelerinize nemliyken bu sabunla dairesel hareketlerle masaj uygulayın. Sonuç pürüzsüz bir cilt, hiç şüpheniz olmasın :)

Gerçekten sonuç almak için hergün duşta düzenli olarak kullanmayı unutmayın. Sabun oldukça büyük (150 gr.) fakat tutması şekli dolayısıyla oldukça kolay ve masaj esnasında elinizden kayıp sizi delirtmiyor. Ben şahsen sadece sıkılaştırmak istediğim bölgelere uyguluyorum. İnanılmaz uzun süre dayanacak olan bu sabunun fiyatı 19.50 Ytl diye hatırlıyorum..Kesin birşey diyerek sizleri kandırmak istemem :)  Şimdiden iyi günlerde kullanın…

Not: The Body Shop Body Focus serisi hakkında bilgi için tıklayın