KokoSh

KokoSh

BiR KokoSh’un GünLüğü…

 

Hangi Cehennemdeydim (im) İşte Yanıtı 27 Jun 2011

Filed under: GünLük — kokosh @ 21:35

Size en son yazdığımdan beri ne artist olabildim ne birşey! :) Hala köle gibi özel sektörde koşturan, sabah 8 akşam 6 çalışan garibanın tekiyim :) Şimdi ben LA’ye gittim ordan NY’a gittim, döndüm baktım işler ben yokken çığrından çıkmış bir koşuşturmacanın içine girdim sonra yine bir haltlar çıktı işe Paris’e gittim orda dilim dışarı çıkana dek çalıştım (evet itiraf ediyorum akşamları ise gezip tozup tadını çıkardım) ve İstanbul’a döndüm. Sonra trafiğe dayanamadığım için şehrin (veya dağın da diyebiliriz) tepesine taşıdığım evimde 1 yıl işe 15 dakikada gidip dönme keyfini yaşamışken ofisin 5 yıllık binasından ayrılası tuttu ve şimdi ofis şehre indi ben dağda kaldım! Evet bugün tekrar trafikle tanışmanın ilk günüydü! Hayatıma hoşgeldin iğrenç E5 demek istiyorum izninizle.. Bu arada hayatınız benim kadar yoğunsa size de bir Digiturk Plus şart, zira sevgilimin bana aldığı en güzel hediye olabilir kendisi :) Manyak gibi program, dizi, film kaydediyor sonra canımın çektiği gibi açıp izliyorum, eyvah kaçırdım dertleri de sonra eriyor, her eve lazım..

Neyse, utanmasak tuvalete giderken kart okutacağımız şaşalı bir binaya geçiş yaptık ama ben kocaman bahçesinde at koşturduğumuz tipsiz koca binamızı özlüyorum. Artık bildiğiniz korkunç iş kadınlarından oldum ben, kendimi tanıyamıyorum. Elimden blackberry, direksiyon ve bilgisayar, kulağımdan kulaklık düşmez oldu. Bazen bu yazdıklarımdan ikisini aynanda kullandığımda oluyor. (Bakınız; sevgilinize email atarken patronunuzla yaptığınız gergin konuşmayı çok öpüyorum diye kapatmak, evet bunu yaptım!) Baktım ortam ve hayatım çok kasıntı hemen ofisten aşağı inip masama çiçekler, ayna, çerçeve, puantiyeli bir kutu gibi birtakım süslü püslü şeyler alıp ortalığı kendimce şenlendirdim :) Baktım herkes masama üşüştü aman da aman ne güzel ne zevklisin bıdı bıdı diye hemen kafam büyüklüğünde bir nazar boncuğunu diktim masanın ortasına!

Bu esnada bir arkadaşım daha evlendi tüm bu koşuşturmaca içinde bu tanık olduğum en hızlı evliliğin düğününe gittim memleketimize kaşla göz arasında, kızımızı verip oh dedikten sonra da döndüm dengesiz İstanbul’uma. Şimdi car car konuşur gibi yazıyorum malum suçluyum ve yine bir itiraf da bulunmak istiyorum. Bana yine LA ve NY yolu gözüktü, anlayacağınız yine Paşa’mı anneme THY Kargo yapacağım ve evladımdan ayrı kalacağım. Kedime sürekli söylediğim 3 şarkı var;

1) Seni anan benin için doğurmuş canım hamurunu benim için yoğurmuş (bunu söylerken yoğuruyorum)

2) Annesinin birtanesini hor görmesinlergiller

3) Anasının kuzusu ciğerimin köşesi, Paşa bu neyin cakası bıdı bıdı

Bu gereksiz bilgiyi de sizle paylaşmak istedim nedense.

Özetle blogumu çok özlemişim, bu yazı bana da iyi geldi ne yalan söyleyim..

 
 

Kim Gitsin? :) 12 Jun 2011

Filed under: GünLük — kokosh @ 01:55

 
 

Artiz Olcam Ben! Yersen.. 03 Mar 2011

Filed under: GünLük — kokosh @ 14:01

Çok gıcığım biliyorum. güya Kolombiya’dan yazacaktım, döneli 1 ay oldu :) Ama ben nasıl yaşadığımı biliyor muyum sanki!? Haftaiçi günde min. 11 saat işle ilgili geçerken max 7 saat uyku ve kalan o kısacık sürede de ev işi, kendi özel işlerim, alışverişim, yemek yapmam, sosyal hayatım (ki kendisi çok sınırlı) falan filan derken geçip gidiyor günler, aylar.

Öncelikle Medellin’e bayıldım, muhteşem bir şehir bence.  Havanın her daim ilkbahar olmasının yanında heryer yemyeşil. Evler hep apartman ama neredeyse tamamının rengi aynı, görüntü kirliliği sıfır.  Şehir dağlık ve tertemiz bir havası var. Havaalanından şehrin göbeğine 2000 metre kadar aşağı iniyorsunuz sadece 20 dk uzaklıkta. Restoranlar, oteller çok şık ve çok güzel, yemekler muhteşem, insanlar kibar&güleryüzlü, Kolombiya markalarına bayıldım muhteşem takılar, kıyafetler var vs vs.. Özetle çok sevdim ve kesinlikle yine gitmek istiyorum.

Siyah Kuğu filminde (mutlaka gidin) performansına hayran kaldığım Natalie Portman’ın elinden oscarını almaya gidiyorum Hollywood’a :Pp Şaka bir yana iş için Los Angeles’a gidiyorum pazar sabah, THY sağolsun yarın direkt uçuşlarına başlıyor LA’e ve ben de aktarmadan sıyırmış oluyorum böylece. Üstelik comfort class da var değmeyin keyfime :P Ben gerçi 15 saat kendimden geçmek için uyku ilacına vurucam kendimi bir faydasını göremeyebilirim comfort olayının. Ordan da NY’a geçeceğim, haftaya döneceğim İstanbul’a. Aslını isterseniz bir yandan midem çok fena ağrıyor, dünya devi markalarla toplantılarım var tam 17 tane ve sürekli eksik birşeyler var elimde gibi hissediyorum. Fena streslerdeyim. Bazılarıyla Paris’te fuarda tanışmıştım ama bazılarıyla ilk kez tanışacağım için heyecanlıyım da.. Bana nolur şans dileyin, iyi yolculukları da unutmayın zira fobik oluyorum uçaklarda.

Bir bakarsınız keşfedilirim oralarda dönmem bir daha ;)

Beni özleyin, zaten alıştınız artık..

 
 

Evimi istiyorum, bir de kedimi mümkünse.. 21 Jan 2011

Filed under: GünLük — kokosh @ 18:47

Son günlerde o kadar gerginim ki kelimelere dökemeyeceğim. Salı günü doğumgünümdü, sevgilimle güzel bir yemek yedik ama o gün bile içimde bir huzursuzluk geziniyordu.. Evet, 26 oldum. E nolmuş yani?!

Daha önce bahsedemedim ama pazar sabah New York’a gidiyorum ben, pazartesi sabah da iş için Medellin’e, Kolombiya’ya yani.. Uyuşturucu ticaretinin top kenti, dünyanın en çok cinayet işlenen şehrine ayak basacağım, çok heyecanlı!!! Şaka bir yana bu 90′lardaymış, neyseki bayağı bir düzelmiş şimdilerde.

Neyse malumunuz uçak beni geriyor. Şimdi upuzun yolculuklar, otellerde beklenen geceler ve dönüşte yine NY’da otellerde geçirilecek saatler beklemekte beni. Ve ben sadece THY Kargo ile anneme göndermek durumunda olduğum oğlum kucağımda mis gibi evimde mırmır gırgır Private Practice izlemek falan istiyorum. Kısacası uzun yol beni çok geriyor ve tabi bilmediğim yerlerde sevdiğim birinin yanında olmaması da öyle.

Hava değişimi mevzusu da bir ayrı garip. Önce İstanbul’dan çık sonra -15 NY’a var sonra bir bakmışsın hop +28 derecedesin Kolombiya’da falan. Bir anda 43 derece hava değişimine vücudum ne tepki verecek bilemiyorum :)

Özetle 1 hafta kadar başka bir kıtada olacağım, sizlere oradan da yazmaya çalışırım. Hem kimbilir belki kendimi biraz daha az yalnız hissedebilirim…

 
 

Crazy 17 Jan 2011

Filed under: VazGeçiLmeZ ŞarkıLaRım — kokosh @ 20:56

I remember when, I remember
I remember when I lost my mind
There was something so pleasant about that place
Even your emotions have an echo in so much space

And when you’re out there without care
Yeah, I was out of touch
But it wasn’t because I didn’t know enough
I just knew too much

Does that make me crazy?
Does that make me crazy?
Does that make me crazy?
Possibly

And I hope that you are
Having the time of your life
But think twice
That’s my only advice

Come on now, who do you
Who do you, who do you, who do you think you are?
Ha ha ha, bless your soul
You really think you’re in control?

Well, I think you’re crazy
I think you’re crazy
I think you’re crazy
Just like me

My heroes had the heart
To lose their lives out on a limb
And all I remember
Is thinking, I want to be like them

Ever since I was little
Ever since I was little
It looked like fun
And it’s no coincidence I’ve come
And I can die when I’m done

But maybe I’m crazy
Maybe you’re crazy
Maybe we’re crazy
Probably…

 
 

Let’s Make Up! 04 Jan 2011

Filed under: GüzeLLik SeanSı — kokosh @ 22:59

Kızlar, sizinle bugün kendi makyaj çantamın vazgeçilmezlerini paylaşacağım. Yazdığım renk numaraları tamamen benim kendi zevkime ve ten rengime hitap ettiğinden siz de naturel makyaj düşkünü ve sarışın/kızıl&beyaz tenliyseniz aynı renkleri deneyebilirsiniz.

1) Dior- DiorSkin AirFlash Spray Foundation: 02 Light Beige (Sprey şeklinde bu fondoten resmen kendi sürülüyor zahmetsiz ve çok doğal&hafif. Benim gibi fondoten sevmeyenlere ama cildinde zaman zaman tek renk bir görüntüye ihtiyaç duyanlara uygun)

2) Pout Toz Pudra (Tek renk, yalnız bu ürün Türkiye’de bulunmayabilir)

3) Lancome – Hypnose Drama Rimel: Brown

4) Yves Saint Laurent – Touch Eclat : 01 (Göz altlarını, burun ve dudak çevresini aydınlatmak için)

5) Clarins – Instant Light Natural Lip Perfector : 01 (2 rengi var ben pembeyi kullanıyorum diğeri daha koyu ve hafif turuncu)

6) MAC – Pigment Colour Powder Göz Farı : Fairylite (Normalde göz farı kullanmam ama kullandığımda bu ten rengi hafif ışıltılı ürün tercihim. Uygulamak için MAC 222 no’lu fırçayı tavsiye ederim.)

7) Estee Lauder – Artist’s Eye Pencil : Ink Writer (Antrasite kaçan koyu lacivert karışık bir göz kalemi)

8) Pout – Allık : Pearly Queen (Şeker pembesi bu allığı Türkiye’de bulamayabilirsiniz ama zaten allık için çok geniş seçeneklerimiz var, ben de değiştireceğim :) )

9) H&M – Oje : Miss Stone Heart (Harika bir gri oje, bu seneki favorim. Evet, bayan taş kalpliyim! :P )

Bunlar temel malzemelerim, bunlar dışında maalesef kullanmadığım bir ton makyaj malzemem var zamanında yaptığım düşüncesiz alışverişlerimden kalma..

Siz siz olun makyajınız için bütçenizin kaldırabileceği ölçüde kaliteli malzemeler kullanın ve mutlaka sabah akşam (hiç makyaj yapmasanız dahi) cildinizi temizleyip nemlendirmeyi unutmayın. Yoksa hiçbir makyaj malzemesi altından da olsa cildinizdeki kusurları kapatamaz. Ayrıca az ve öz malzemeniz olsun, bittikçe yenileyin. Örneğin, aynı anda birkaç rimeli açmak çöpe gitmelerine yol açacaktır.

Hepinize ışıl ışıl günler diliyorum.. (:

 
 

Umarım HoşgeLmişsindir.. 02 Jan 2011

Filed under: GünLük — kokosh @ 23:30

2010 benim açımdan çok kolay bir yıl olmadı.. Ciddi aile problemleri, sağlık sorunları, ruhsal yorgunluklar, zaman zaman çöküntüler, cesaret isteyen ve aynı anda korku veren kararlarla doluydu. Herşeye rağmen ayakta kalmayı başardığım için 2010′u kötülemeyeceğim, beni öldürmeyen güçlendirir şeklinde ele alıp bir sınav yılı olarak hatırlamayı tercih ediyorum.

2011′de ise herkes gibi ben de hayal kurmaya devam edeceğim. Herşeyin daha öncekinden de güzel olacağına inanmak istiyorum ben de.. Sağlık, huzur, mutluluk, bol kahkaha, bol aşk, sevgi, para diliyorum yeni yılımızdan.. Bunlar sadece kendim için değil yeryüzündeki iyi kalpli tüm insanlar için istiyorum hatta kötüler için bile, böylelikle hepimiz daha kaliteli bir toplumda yaşıyor olabileceğiz.

Yeni yılda manasız hedefler belirlemekten, kararlar vermekten vazgeçtim ben. Bu insanın sadece kendini kandırması ile sınırlı kalıyor genellikle. Ben daha pozitif bir hayat yaşamak istediğimi biliyorum ve buna göre davranıyorum, davranmayı sürdüreceğim.

Özetle; ne kadar ağlatmış olsan da beni sen güle güle git 2010 ve umarım hayatıma hoşgelmişsindir 2011.

 
 

En Büyük Fantezim 29 Nov 2010

Filed under: GünLük — kokosh @ 00:09

Bavulumu hiç kaldırmadım boşaltınca, evet tembelim biraz ve yorgunum da.. Bayramdan 1 hafta evvel iş için memleketimdeydim, bayramla da birleştirince tam 2 hafta annem ve anneannemin kucağında mutlu bir süreç geçirdiğimi söyleyebilirim. Tabi ki oğlum da benimleydi, annem Paşa’ya doyarken ben de aileme doymaya çalıştım. Tatil dönüş sendromuyla geçirdiğim şu iş haftamdan bahsetmek dahi istemiyorum. Zaten bu hafta işte olmayacağım ama işi için Paris’te olacağım. Bavulu tepelere kaldırmama sebebim de buydu tabi tembellik dışında.

Paris’te bugün kar yağışı başlamış, tüm hafta sürecek. Dolayısıyla yüne alerjik zavallı bünyeme ne giydireceğimi bilmiyorum. Bavul hazırlamaktan nefret ediyorum ve hayattaki en büyük fantezim gittiğim her seyahate tüm yatak odamın ışınlanması.. Kıyafetlerim, ayakkabılarım, takılarım, tokalarım, ilaçlarım, ipodum, kitaplarım vs vs..

Salı sabah erkenden gidiyorum ama iş sadece çarşamba ve perşembe günü. Bir de cuma sabah 08.30′a konulan 2 saatlik berbat toplantı da var tabi. Neyseki toplantıdaki şahıslar 10.30′da gitmek zorunda çünkü uçakları var, uzama riski yok yani. Cuma, cumartesi ve pazar günümü ise özgürce Paris’te geçireceğim. Herkes dönüyor ama ben kalıyorum çünkü birisi beni yalnız bırakmayacak ve yanıma gelecek.. :)

Bu sefer oğlumu götüremiyorum tabi ama annem torununa bakıyor olacak çünkü o İstanbul’a geliyor :) Yani bebeğim veterinerde kafese kapatılmakta kurtuldu ve anneannesiyle aşk yaşayacak. Bense ikisine cici hediyeler alacağım yokluğumda yapacakları güzellikler için. Buna döndüğümde dolapta beni karşılayacak annemin yemekleri de dahil tabi..

Otel çok güzel ve Şanzelize’de, dolayısıyla iş dışında gezmekten vakit bulursam yazmaya çalışacağım. Beni özleyin..

 
 

KapıLdık Gidiyoruz.. 01 Oct 2010

Filed under: ALışveriŞ SePeTim, GünLük — kokosh @ 21:04

Kendime inanamadım. Ağustos’tan beri yazmadığımı görünce yani.. Zaman gerçekten çok çabuk geçiyor. Neyse hemen arayı kapatırım ben çenem açılır birazdan :)

Bayram tatilinde arife günü öncesi 2,5 günümü iznimden kullandım ve böylelikle kendime 10 güne yakın bir tatil yaratmış oldum. 1 ay evvelden bayram dolayısıyla çok yoğun olan New York uçuşlarında yedekte beklediğimizden artık ümidimiz iyice kırılmıştı ve Alaçatı’ya mı gitsek Bodrum’a mı diye plan yapıp duruyorduk ki Alaçatı’ya bu yaz resmen bayıldım ben. Evet, yakalandım! :) Size söylemeden rüzgar sörfü bile yapmış bir KokoSh var karşınızda :) Neyse konumuza dönelim, artık Alaçatı’ya gittik, Bodrum olsun bari diye uçak biletlerini alacakken haber geldi ve biz paldır küldür New York’a gittik..

Hayatımın en güzel tatillerinden birini geçirdiğimi itiraf etmeliyim. Hem şehre bayıldım hem de yaşadığım her anına. Mağazalar (en muhteşemi Marc by Marc Jacobs ve Victoria’s Secret kısmıydı, 2 favorime kavuştum), cıvıl cıvıl kalabalık, Sex&The City turu, malum gezilmesi şart olmuş tarihi binalar, müzeler, harika minik cafeler, Central Park vs vs derken 6 gün nasıl geçti anlamadık. New York’u o kadar benimsedim ki bir geceyarısı medyuma bile gidip menüdeki en ucuz falı olan el falımı bile baktırdım :))

Bizim niye her yeşil alanımız otoparka çevriliyor diye dertlendim resmen, ben de İstanbul’a bir Central Park diliyorum artık her ne kadar imkansız gözükse de.. New York sonrasında annem ve Paşa efendi beni karşıladılar evimde. Çok güzeldi herşey annem gidene dek. Ta ki annem gitti, yine rutin hayatıma döndüm.

Şimdi hayatımı ojelerle renklendirme dönemim. Ofisteki şekerpare arkadaşım sağolsun, kızcağız ne oje alırsa deniyoruz deli gibi, geçende gri mor, bugün koyu yeşil denedik. Şimdi beni alacaklarım listesinde cırt koyu mor ve lacivert var mesela :) İyice çıldırdım biliyorum ama çok hoşuma gidiyor..

Üniversitedeki en yakın arkadaşlarımdan biri evlendi Eylül’de ve şimdi çocukluk arkadaşım da evleniyor ciddi ciddi ilkbaharda. Sanki evliliğin şakası oluyor da saçmaladım. O kadar garip geliyor ki onun nişanına gidecek olmak, radikal düğünü için fikirler üretmek.. Biz ne zaman bu kadar büyüdük diyorum ve aynaya bakınca ‘hımmm biraz olmuş sanırsam’ diyerek gülüyorum kendime.

Herşey hepimiz için çok güzel olsun istiyorum, cıvıl cıvıl olsun, huzurlu olsun diye diliyorum. En çok sevdiklerime uzun ve sağlıklı bir ömür istiyorum Tanrı’dan çünkü onlarsız biliyorum hayatımda hiçbirşeyin tadı aynı olamaz.

Not: Jay Z ve Alicia Keys’ten Empire States of Mind’ı bulun dinleyin, zira ben NY seyahatim boyunca söyledim durdum :)

”New York!!!!
Concrete jungle where dreams are made of,
There’s nothing you can’t do,
Now you’re in New York!!!
These streets will make you feel brand new,
The lights will inspire you,
Let’s hear it for New York, New York, New York
..”